PİRHA- Türkiye Alevi Federasyonu Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Alevi örgütlenmesinde yeni bir modele ihtiyaç olduğunu belirterek, kamu tüzel kişiliğine sahip ancak özerk bir yapı önerdiklerini söyledi. Alevilerin kendi temsilcilerini tabandan seçmesi gerektiğini vurgulayan Koç, “Yönetmek, o inancı ifade etmek ancak o inanca mensup insanların verebileceği bir karardır” dedi.
16-18 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilen Hacı Bektaş Veli’yi Anma etkinlikleri kapsamında “Alevi Örgütlülüğünün Geleceği” başlıklı panel düzenlendi. Mustafa Özcivan’ın moderatörlüğünü yaptığı panele ABF Genel Başkanı Mustafa Arslan, PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, AKD Genel Başkanı Seher Şengül Yılmaz, HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez ve Türkiye Alevi Federasyonu Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç katıldı.
Panelde Alevi örgütlerinin geleceği, kurumların ortak bir çatı altında buluşması ve yeni bir örgütlenme modeline duyulan ihtiyaç tartışıldı. PİRHA’ya konuşan Türkiye Alevi Federasyonu Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Alevi kurumlarının yeni bir yapılanmaya hazır olduğunu belirterek, önerdikleri modelin esaslarını anlattı.
“ALEVİLERİN BİNLERCE YILLIK BİR ÖRGÜTLENME GELENEĞİ VAR”
Alevilikte dede-talip ilişkisinin binlerce yıllık bir geçmişe dayandığını belirten Koç, geleneksel Alevi örgütlenmesinin yalnızca inanç hizmetleriyle sınırlı olmadığını söyledi.
Koç, “Türkiye’deki Alevi örgütlülüğünün binlerce yıllık geçmişi var. Dede-talip ilişkisiyle çok ciddi bir örgütlenme modeli vardı binlerce yıldır bu örgütlenme modeli içerisinde sadece inanç yok. Nikâh kıymaktan tutun, mevcut arazilerin bölünmesinden, bir köyün içerisindeki kavgaların barıştırılmasına kadar birçok işlem yapılmış” dedi.
Alevi örgütlerinin kamusal alandaki örgütlenme deneyiminin ise daha yakın bir geçmişe dayandığını ifade eden Koç, şöyle devam etti:
“Bugün dünya üzerindeki semavi dinlerden Yahudiliğin dört bin yıllık, Hristiyanlığın iki bin yıllık, Sünniliğin veya İslam’ın bin dört yüz yıllık bir devlet yönetme kültürü var. Alevilerin ise böyle bir kültürü yok. Alevi örgütlerinin kamunun içerisinde yer alması yaklaşık 30-35 yıllık bir geçmiş.”
“ALEVİLİĞİN TEPEDEN TALİMATLA YÖNETİLME ŞANSI YOK”
Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kendi taleplerine karşılık gelmediğini belirten Koç, yaklaşık 15 yıldır farklı bir örgütlenme modelini savunduklarını söyledi.
Önerdikleri yapıyı Türkiye Barolar Birliği modeline benzeten Koç, “Türkiye’de Barolar Birliği var, özerk ama tüzel kişiliği var. Alevilerin veya diğer inançların da bizim açımızdan bu şekilde yönetilmesi en doğru olur. Bu kamu tüzel kişiliğinde alttan başlayan bir modelle yukarısı inşa ediliyor. Doğal olarak o inancın mensupları kendi kendilerini yönetiyor” diye konuştu.
Aleviliğin devlet tarafından belirlenen kişiler ya da yukarıdan verilen talimatlarla yönetilemeyeceğini vurgulayan Koç, şunları kaydetti:
“Alevilik inancının bunun dışında yukarıdan, tepeden bir talimatla veya devletin herhangi bir kadrosunun belirlediği bir kişiyle yönetilme şansı yok. Zaten olamaz da. Bunun adı Türkiye Alevi Birliği veya değişik bir isim olabilir ama sistemin bu şekilde olmasının daha sağlıklı olacağını düşünüyoruz. Tabii ki yeni kurulacak bir anlayış olacağı için deneme yanılma yöntemi muhakkak olacaktır.”
“ALEVİ KURUMLARI YENİ BİR YAPILANMAYA HAZIR”
AKD Genel Başkanı Seher Şengül Yılmaz’ın panelde gündeme getirdiği “Alevi kurumları konfederasyona hazır mı?” sorusunu da değerlendiren Koç, Alevi örgütlerinin ortak bir yapılanmaya hazır olduğunu ifade etti.
Alevi örgütlerinin yalnızca dernek ve vakıflardan ibaret görülmemesi gerektiğini söyleyen Koç, “Bugün Türkiye üzerinde üç bine yakın cemevi, Türkiye’nin dışında eski dergâhlarla beraber dört yüzün üzerinde Alevi örgütlenmesi var. Bu kadar ciddi bir yapıdan bahsediyoruz. Bizler hazırlıklıyız” dedi.
Koç, asıl sorunun Alevi kurumlarının hazırlığından ziyade önerilerin hayata geçirilmesinde yaşandığını belirterek, “Yılda en az 30-35 toplantıda akademisyenlerle, siyasetçilerle Alevilerin daha sağlıklı bir şekilde hayatlarına nasıl devam etmesi gerektiğine dair birçok fikir, proje üretiliyor. Tek sorun uygulamanın yol ve yöntemleri. Çünkü mevcut iktidarlar sizin nasıl bir yol istediğinize bakmıyorlar, kendi istediklerini size dayatıyorlar” ifadelerini kullandı.
“KAMU TÜZEL KİŞİLİĞİ OLSUN AMA ÖZERK BİR YAPISI BULUNSUN”
Türkiye Alevi Federasyonu’nun önerdiği modeli anlatan Koç, oluşturulacak yapının yasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini söyledi.
Koç, “Türkiye’deki Barolar Birliği gibi bir sistem kurulsun, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçsin. Kamu tüzel kişiliği olsun ama özerk bir yapısı olsun” dedi.
Devletin denetim yetkisine karşı olmadıklarını ancak inancın yönetiminin Alevilere bırakılması gerektiğini vurgulayan Koç, “Denetlemek mevcut iktidarların, devletin görevidir. Biz her zaman bundan yanayız. Gerekirse denetleme süreleri kısaltılsın. Ancak yönetmek, o inancı ifade etmek ancak o inanca mensup insanların verebileceği bir karardır” diye konuştu.
“TEMSİLCİLER TABANDAN SEÇİLMELİ”
Önerdikleri yapının tabandan başlayan bir seçim sistemi üzerine kurulması gerektiğini belirten Koç, Alevi inancını temsil edecek kişilerin de doğrudan Aleviler tarafından belirlenmesini istedi.
Koç, “Bizim çizdiğimiz bu modelde bu inancın temsilcilerinin dışında kimse görev alamaz. Bu inancın temsilcileri, halkın tabandan seçerek yukarıya kadar getirdikleri bir modeldir bizim talep ettiğimiz model” dedi.
Kendi önerilerinin tartışmaya açık olduğunu da belirten Koç, “Daha iyi bir model önerisi gelirse, tartışılırsa tabii ki biz buna hayır demeyiz” ifadelerini kullandı.
“ALEVİ SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN ALEVİLER MUHATAP ALINMALI”
Kürt sorununun demokratik çözümüne yönelik yürütülen sürece de değinen Koç, Alevilerin taleplerinin de çözüm gündemine alınması gerektiğini söyledi.
Koç, “Türkiye’de barış adıyla Kürt sorununun çözümüne yönelik çok ciddi çalışmalar yapılıyor. Alevi sorunu da ortada durduğu yerde duruyor. Alevi sorununun da bir an önce çözümü için bu görüşmelerin içerisinde muhakkak Alevilerin yer alması gerekiyor” dedi.
“DOĞRU SORUN DOĞRU MUHATAPLARLA ÇÖZÜLÜR”
Alevi federasyonlarının çözüm için muhatap olmaya hazır olduğunu belirten Koç, Hacıbektaş’taki konuşmasında yaptığı çağrıyı hatırlatarak sözlerini şöyle tamamladı:
“Hacıbektaş’taki konuşmamda da söyledim; beş başkan yan yana oturuyoruz. Muhataplar burada, federasyonlar. Doğru sorun doğru muhataplarla çözülür. Bir çözüm isteniliyorsa arkadan, yandan, sağdan, soldan dolanmaya gerek yoktur. Biz sorunun çözümünden yanayız ve bu çözüm için Türkiye’deki ve Avrupa’daki bütün federasyonlar üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”
Fırat ALTINTAŞ/PİRHA
Yoruma kapalı.