PİRHA- AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Kürtler ve Aleviler arasında son dönemde gündeme gelen ayrışma tartışmalarını değerlendirerek, Alevilerin Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde doğrudan kendi iradeleriyle temsil edilmesi gerektiğini söyledi. “Biz bağımsız bir Alevi hareketiyiz” diyen Mat, “Aleviler direkt o masalarda yer alsın” çağrısında bulundu.
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat Kürtler ve Aleviler arasında son dönemde tartışma konusu olan ayrışma iddialarını, toplumsal barış sürecinde Alevilerin talep ettiği temsiliyeti ve Alevi örgütlenmesinin geleceğine dair PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.
Mat, Cumhuriyet’in birinci yüzyılında Aleviler, Kürtler ve diğer toplumsal kesimlerin ağır bedeller ödediğini hatırlatarak ikinci yüzyılda aynı hataların tekrarlanmaması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Cumhuriyetin birinci yüzyılında yaşadığımız o katliamlar, antidemokratik uygulamalar, işte dışlanma ne derseniz deyin, Aleviler, Kürtler, Ezidiler, Süryaniler, Ermeniler; Türk İslam sentezi dışında kalan bütün toplumsal kesimler cumhuriyetin birinci yüzyılında çok ağır bedel ödediler. Biliyoruz ki cumhuriyetin ikinci yüzyılına girdik. İkinci yüzyılda da aynen birinci yüzyılda olduğu gibi aynı acıları yaşamayalım, aynı bedeli ödemeyelim.”
Alevilerin toplumsal barış sürecine dair kaygılarını dile getiren Mat, “Biz şunu açık söylüyoruz: Biz siyasal İslamın ipiyle kuyuya inmeyiz. Biz bir İslam şemsiyesinde bir Türkiye’yi doğru bulmuyoruz. Devlet çıkıp dese ki ‘ya ben Aleviliği çok benimsedim, ülkenin inancı Alevilik olacaktır’, biz ona da itiraz ederiz. Çünkü önemli olan dinler, kimlikler değil, adalet, özgürlük ve eşitliktir. İnsanları bir arada tutacak unsurlar, öğeler bunlardır” dedi.
Sadece Kürt sorununun çözümüyle Türkiye’nin demokratikleşemeyeceğini savunan Mat, “Bunu Kürt Özgürlük Hareketi de ifade ediyor. Hatta Kürt özgürlük hareketinin son dönemde yaptığı açıklamalar var, son derece önemli. Diyor ki: Bugün başlatılan süreç sadece devlet ve Kürt Özgürlük Hareketi arasında yürütülecek bir süreç değildir, olamaz, diğer toplumsal kesimler de bu işin içerisine girmek ve ortak olmak zorundadır” ifadelerini kullandı.
“ALEVİLER KENDİLERİ OLARAK O MASALARDA YER ALSIN”
Süreçte kurulacak komisyon ve alt masalara Alevilerin doğrudan katılımını talep eden Mat, temsil meselesine dair şunları söyledi:
“Hem devlet kanadından hem DEM Parti kanadından yapılan açıklamalar var, komisyonlar kurulacak, alt masalar oluşturulacak, çok önemli, çok değerli. Biz de diyoruz ki o masada biz de olalım, Aleviler de kendi iradeleriyle orada olsun, başka bir temsilci aracı falan değil. Aleviler direkt o masalarda yer alsın, oluşturulacak komisyonlarda yer alsın ve kendisini ifade etsin, tartışsın, taleplerini dile getirsin.”
“Alevi Aydınlar Bildirgesi” ve sonrasındaki tartışmalara da değinen Mat,”İnsanlar imza atabilirler, görüşlerini bildirebilirler, insanlar tepkilerini ifade edebilirler, bu çok doğaldır. Buna karşı tepki vermek doğru değil. Ama bu tür yapılan imza kampanyaları, kime hizmet eder, kimin işine gelir, yani bu sonuca nasıl etki edebilir? Aslında bizim tartışmamız gereken konu biraz burası” dedi.
“BİZ BAĞIMSIZ BİR ALEVİ HAREKETİYİZ”
Mat, Alevi hareketinin herhangi bir partinin uzantısı olarak görülmesine itiraz ederek “Biz Aleviler olarak şunu da söylüyoruz: Biz bağımsız bir Alevi hareketiyiz, herhangi bir partinin arka bahçesi değiliz, herhangi bir etnik kimliğin arkasından yürümüyoruz. Doğal olarak bizim de taleplerimiz var, Alevilerin de yüz yıldır bu ülkede yaşadığı sorunlar var, bunun aşılabilmesi için Alevilerin kendi beklentileri var” diye belirtti.
Alevi örgütlenmesinin geleceğini de değerlendiren Mat, devletin kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı eleştirdi:
“Otuz yedi yıldır mücadele veriyoruz, bir bakıyoruz karşımıza Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı getirip kurdular. Aslında onun altında yatan temel neden örgütlü Alevilere bir müdahaledir”
Devletin Alevi örgütlenmesine karşı geliştirdiği paralel yapılara dikkat çeken Mat, sözlerini şöyle sürdürdü:
” Devlet çakma dernekler kurdu, çakma federasyonlar kurdu, enstitüler, akademiler kurdu, sürekli bir karşı hamle yapmakla uğraşıyor. Onlar da kendine göre hesaplarını hayata geçirmeye çalışıyorlar. Devlet sadece buradaki hangi Aleviliği, hangi kurumu değil, Alevilerin anayasal hangi haklarıyla ilgilenmeli ve onu karşılayabilecek çözümler üretmeli konusuna odaklanmalı.”
“İÇİMİZDE BİR UMUT VAR, ONU ÖLDÜRMEMEK LAZIM”
Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin geleceğine dair umutlu olduğunu söyleyen Mat, on yıl önceki başarısız sürece rağmen mücadeleden vazgeçmediklerini hatırlattı:
“Ha süreç başarılı olmasa ne olur? İşte on yıl önce de başladı, bitti. Biz ne yaptık? Teslim mi olduk? Hayır. Kalktık yerimizden, mücadeleye devam ettik. Bugün yine olumsuzluk olsa ne yapacağız? Kalkıp yolumuza devam edeceğiz. İçimizde bir umut var, onu öldürmemek lazım. Küçücük bir umut bile umutsuzluktan çok daha iyidir.”
Fırat ALTINTAŞ/PİRHA
Yoruma kapalı.