PİRHA- Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eş Genel Başkanı Mehmet Sıddık Akın, Suriye’de kadınların saç örgülerinin HTŞ ve IŞİD mensupları tarafından “ganimet” haline getirilmesini protesto etmek amacıyla saçını örerek sosyal medyada paylaşan sağlık emekçisi İkra Avcı’nın Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla mesleğinden ihraç edilmesine tepki gösterdi. Akın, “Kürt sorununun demokratik yollarla çözümüne yönelik tartışmaların ve yeni yasal düzenlemelerin olduğu bir süreçte İkra Avcı’nın mesleğinden ihraç edilmesi kabul edilebilir bir durum değil” dedi.
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eş Genel Başkanı Mehmet Sıddık Akın, 2026 yılı başında Suriye’de çatışmaların yeniden yoğunlaşmasıyla birlikte kadınların saç örgülerinin HTŞ ve IŞİD mensupları tarafından “ganimet” ve “hediye” aracı haline getirildiğini belirterek, bu duruma Türkiye’de ve dünyada kadınların tepki gösterdiğini söyledi.
Kadınların sosyal medyada saçlarını örerek başlattıkları protestoya Türkiye’den sağlık emekçilerinin de katıldığını ifade eden Akın, sağlık emekçisi İkra Avcı’nın da bu kapsamda yaptığı paylaşım nedeniyle gözaltına alındığını ve görevinden uzaklaştırıldığını hatırlattı.
“AVCI BERAAT ETTİ, İDARİ SORUŞTURMA İSE DEVAM ETTİ”
İkra Avcı’nın saçını örerek sosyal medyada paylaşmasının ardından yaşananlara değinen Akın, “Bu akıma sağlık emekçilerinden de katılanlar oldu. O dönem biliyorsunuz İkra Avcı hem gözaltına alındı hem de meslekten açığa alınmıştı. Fakat uzunca süren bir mahkeme süreci sonrası beraat etti. Aynı zamanda çalıştığı kurumda idari soruşturma kapsamında disiplin soruşturması yürüyordu” dedi.
“İHRAÇ EDİLMESİ KABUL EDİLEMEZ”
İkra Avcı’nın iki gün önce Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından mesleğinden ihraç edildiğini belirten Akın, SES’in sürecin başından itibaren Avcı ile dayanışma içerisinde olduğunu söyledi.
Akın, “SES olarak aslında ilk günden itibaren bizim bu olaya ilişkin yaklaşımımız ve tepkimiz çok sert oldu. Hem İkra Avcı ile dayanışmak hem de ezilen bütün kadınlarla dayanışmak adına sendikamız tarafından o dönemde saç örme eylemleri ve çeşitli basın açıklamaları gerçekleştirdik” diye konuştu.
İkra Avcı ile dayanışmak amacıyla yapılan eylem ve etkinlikler nedeniyle çok sayıda SES üyesi hakkında da soruşturma açıldığı bilgisini paylaşan Akın, “Elbette ki bu soruşturmalar karşısında hem üyelerimizin mahkemelerine müdahil olma hem hukuksal hem de demokratik mücadeleyi sürdürme anlamında elimizden geleni yapıyoruz” dedi.
“KÜRT SORUNUNUN DEMOKRATİK ÇÖZÜMÜNÜN TARTIŞILDIĞI BİR DÖNEMDE İHRAÇ KABUL EDİLEMEZ”
Kürt sorununun demokratik yollarla çözümüne yönelik tartışmaların yürütüldüğü ve yeni yasal düzenlemelerin gündemde olduğu bir süreçte Avcı’nın ihraç edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Akın, şöyle devam etti:
“Bundan bağımsız olarak da kadın bedenine yönelik bu çirkin yaklaşıma karşı bütün dünya kadınlarının ayağa kalktığı bir dönemde Türkiye’deki kadınların ayağa kalkmaması imkânsız bir şey. Bunu memurlukla ya da herhangi bir örgüte üyelikle ilişkilendirip arkadaşlara soruşturma açılması, baskı altına alınması kabul edebileceğimiz bir durum değil.”
AKIN’DAN SENDİKAL HAREKETE ELEŞTİRİ
Türkiye’deki sendikal hareketin konuya ilişkin tutumunun sorgulanması gerektiğini ifade eden Akın, dünyanın farklı ülkelerinde sendikaların savaşlara ve çatışmalara karşı eylemler yaptığını hatırlattı.
Akın, “İsrail savaşında da İspanya’daki sendikalar limanlarda grev yaptı. İngiltere’den tutalım dünyanın birçok ülkesindeki sendikalar eylem ve etkinlik yaptı. Ülkemizdeki birçok sendika da buna ilişkin eylemler yaptı. Ama ne hikmetse ülkemizde yaşanan çatışmalı ortama karşı barışı, demokrasiyi dillendirmeye yönelik Türkiye’de özellikle kamu sendikalarından herhangi bir hareket ya da açıklama gelmiyor. Belki de bu konuya ilişkin çalışma yürüten, hukuksal ve demokratik mücadeleyi sürdüren SES, konfederasyonumuz KESK ve KESK’e bağlı iş kollarıdır” ifadelerini kullandı.
“İKRA AVCI’YA KENDİ SENDİKASI SAHİP ÇIKMADI”
İkra Avcı’nın SES üyesi olmadığını belirten Akın, Avcı’nın üyesi olduğu sendikayla görüştüklerini ve birlikte çalışma önerisinde bulunduklarını söyledi.
Akın, “İkra için siz bir faaliyet yürütün, biz size destek verelim ya da birlikte bir şeyler yapalım önerisinde bulunduk. Hiçbir şekilde bu çalışmanın içine girmediler. Sadece İkra değil, Erzurum’dan İstanbul’a kadar farklı sendikalara üye çok sayıda insana yönelik bu kapsamda soruşturmalar açıldı. Sendikaları tek bir gün bile bunu gündem yapmadı” dedi.
Yaşananları gündeme taşıyan örgütlerden birinin SES olduğunu ifade eden Akın, 2016 yılındaki Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ihraçlarını da hatırlatarak şunları söyledi:
“Bunu özellikle 2016 yılı KHK döneminden de biliyoruz. Bir gece yarısı KHK’leriyle 150 bin civarında kamu emekçisi işten atılarak kapının önüne kondu. Bunların 4 bin 500’ü KESK üyesi, 796’sı ise SES üyesiydi. KHK’lerin çıktığı günden bugüne maddi ve manevi dayanışmanın yanında hukuksal ve demokratik mücadeleyi de yürüttük. O yüzden Türkiye’deki sendikal hareketin demokrasi mücadelesine ilişkin tutumu sorgulanmak zorundadır.”
“DEMOKRASİNİN OLMADIĞI YERDE EMEK MÜCADELESİ KAZANIMLA SONUÇLANMIYOR”
Demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işlemediği bir ülkede emek mücadelesi yürütmenin zor olduğunu vurgulayan SES Eş Genel Başkanı Mehmet Sıddık Akın, Avcı’nın ve benzer gerekçelerle mağduriyet yaşayan sağlık emekçilerinin üyesi oldukları sendikalara da çağrıda bulundu.
Akın, sözlerini şöyle tamamladı:
“Buradan SES Eş Genel Başkanı olarak hem İkra’nın hem de bu konu üzerinden mağduriyete uğramış diğer sağlık emekçilerinin üyesi olduğu sendikaları göreve davet ediyorum. Demokrasinin olmadığı yerde emek mücadelesi kazanımla hiçbir zaman sonuçlanmıyor. O yüzden demokrasi mücadelesi, barış mücadelesi, emek mücadelesi kadar elzemdir ve bir arada yürütülmesi gereken bir olgudur. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu konuda mağdur olanlarla dayanışma içerisinde olmaya devam edeceğiz.”
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.