PİRHA- Veli-Der Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, 2025-2026 eğitim öğretim yılına ilişkin hazırlanan değerlendirme raporunu açıkladı. Raporda çocuk yoksulluğundan eğitimde piyasalaşmaya, laik eğitimden okul güvenliğine kadar birçok başlıkta yaşanan sorunlara dikkat çekilerek, kamusal, parasız, laik ve bilimsel eğitim çağrısı yapıldı.
Veli-Der Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, 2025-2026 eğitim öğretim yılına ilişkin hazırlanan değerlendirme raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, eğitim sisteminde yıllardır biriken sorunların daha da ağırlaştığı belirtilirken, çocukların eğitim hakkının giderek piyasa ilişkilerine terk edildiği, kamusal eğitimin geriletildiği ve eğitimde fırsat eşitliğinin zayıflatıldığı ifade edildi. UNICEF verilerine göre Türkiye’de çocukların yüzde 38,9’unun yoksulluk, sosyal dışlanma ve temel haklara erişememe riski altında yaşadığı hatırlatılarak, eğitim politikalarının çocukların üstün yararından çok bütçe kısıtları ve ideolojik tercihler doğrultusunda şekillendirildiği vurgulandı.
“KAMUSAL EĞİTİM GERİLETİLİYOR”
Raporda, kamusal eğitimin sistemli biçimde tasfiye edildiği belirtilerek özel okul sayısındaki artışın bunun en önemli göstergelerinden biri olduğu kaydedildi. Türkiye’de yaklaşık 18 milyon öğrencinin 1 milyon 539 bininin özel okullarda eğitim gördüğü, 74 bin okulun yaklaşık 14 bin 700’ünün özel okul olduğu aktarıldı. Özellikle okul öncesi eğitimde resmi anaokullarındaki öğrenci sayısının azalırken Diyanet’e bağlı 4-6 yaş Kur’an kurslarının yaygınlaştığına dikkat çekildi. Ayrıca kamu okullarının şirketler, vakıflar ve çeşitli dini yapılarla yapılan protokoller aracılığıyla farklı aktörlere açıldığı, bunun da devletin eğitim alanındaki sorumluluğunu zayıflattığı ifade edildi.
“LAİK VE BİLİMSEL EĞİTİMDE AŞINMA SÜRÜYOR”
Raporda, laik ve bilimsel eğitim anlayışının her geçen yıl daha fazla aşındığı belirtildi. Köy okullarının kapatılması, taşımalı eğitimin daraltılması ve buna karşın dini içerikli alternatif eğitim modellerinin yaygınlaştırılmasının kamusal eğitim anlayışıyla bağdaşmadığı ifade edildi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın çeşitli vakıf ve derneklerle yürüttüğü faaliyetlerin kamu okullarını bu yapıların kullanımına açtığı belirtilirken, çocukların eğitim ortamlarının tarikat ve cemaat bağlantılı yapılara bırakılmasının laiklik ilkesine ve çocukların üstün yararına aykırı olduğu vurgulandı. Veli-Der, eğitim sisteminin dini referanslara değil, bilimin evrensel ilkelerine dayanması gerektiğini yineledi.
“ÇOCUKLAR EĞİTİMDEN KOPUYOR, ÇOCUK EMEĞİ YAYGINLAŞIYOR”
Raporda ekonomik kriz ve artan yaşam maliyetlerinin çocukları eğitim ile çalışma arasında tercih yapmaya zorladığı belirtildi. MESEM uygulamalarının çocukları erken yaşta işgücü piyasasına yönlendirdiği, eğitim hakkını zayıflattığı ve çocuk işçi ölümlerinin bu sistemin yarattığı sonuçları ortaya koyduğu ifade edildi. Yaklaşık 1,5 milyon çocuğun örgün eğitim dışında bulunduğu belirtilirken, devamsızlık ve okul terklerinin arttığı, eğitimden uzaklaşan çocukların çocuk işçiliği, erken yaşta evlilik ve çeşitli istismar riskleriyle karşı karşıya kaldığı kaydedildi.
ÜCRETSİZ OKUL YEMEĞİ VE TAŞIMALI EĞİTİM VURGUSU
Raporda, milyonlarca çocuğun yoksulluk nedeniyle yeterli beslenemediği belirtilerek ücretsiz okul yemeği uygulamasının hâlâ hayata geçirilmemesi eleştirildi. Sağlıklı beslenmenin eğitim hakkının ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanırken, okul yemeğinin sosyal yardım değil temel bir hak olduğu ifade edildi. Taşımalı eğitimde yapılan tasarruf uygulamalarının ise özellikle kırsal bölgelerde yaşayan öğrencilerin eğitime erişimini zorlaştırdığı, eğitim hakkının maliyet hesabına indirgenemeyeceği belirtildi.
OKULLARDA TEMİZLİK, GÜVENLİK VE ÖĞRETMEN AÇIĞI
Rapora göre 2025-2026 eğitim öğretim yılında okulların en önemli sorunlarından biri temizlik ve güvenlik hizmetlerindeki yetersizlik oldu. Geçici istihdam modellerinin okulların ihtiyaçlarını karşılamadığı, birçok okulda velilerin temizlik malzemesi ve bakım-onarım giderlerini üstlenmek zorunda kaldığı ifade edildi. Kalabalık sınıflar, fiziki altyapı eksiklikleri ve öğretmen açığının da eğitimin niteliğini olumsuz etkilediği belirtilerek, güvenceli öğretmen istihdamının nitelikli eğitimin ön koşulu olduğu kaydedildi.
VELİ-DER’DEN 10 MADDELİ TALEP
Raporun sonunda Veli-Der, kamusal, parasız, laik ve bilimsel eğitimin güvence altına alınmasını istedi. Zorunlu ve ücretsiz okul öncesi eğitim, MESEM uygulamalarının kaldırılması, tüm öğrenciler için ücretsiz okul yemeği, eğitim bütçesinin artırılması, okullara kadrolu temizlik ve güvenlik personeli atanması, öğretmen açığının giderilmesi, ücretli öğretmenlik uygulamasına son verilmesi ve tarikat ile cemaatlerin eğitim alanındaki faaliyetlerinin sona erdirilmesi talepleri sıralandı. Raporda, “Eğitim bir hak, devletin yerine getirmesi gereken kamusal bir sorumluluktur. Hiçbir çocuk yoksulluk nedeniyle eğitimden kopmamalı, hiçbir çocuk çalışmak zorunda bırakılmamalıdır” denildi.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.