Alevi Haber Ajansi

Temel hizmetlerden yoksun bir belde: Yaylakonak (Balyan)

PİRHA- Adıyaman’ın Yaylakonak Beldesi pek çok temel hizmetten yoksun bir belde. Halkın oldukça yoksul olduğu, İller Bankası’ndan gelen ödenek dışında hiçbir geliri olmayan beldede artık temel insani yaşam şartlarının iyileştirilmesi isteniyor. 

Adıyaman’ın Yaylakonak Beldesi İller Bankası’ndan gelen ödenek dışında hiçbir geliri olmayan; 2153 nüfus ve toplam 12 bin 90 hektarlık bir alana sahip. Belde sınırları içerisinde yayla yolları ve komşu köyle ile bağlantılar dahil yaklaşık 250 km ve tamamı toprak yollar. Yollar hafif yağışlarda dahi bozuluyor.

Beldede hemen her yer çöplerle dolu. Halkın hiç bir ihtiyacı karşılanmıyor. Beldenin hane halkı gelir ortalaması aylık 2.000 TL’nin altında. Belde, İller Bankası dışında hiçbir geliri olmadığı için kalkınma projeleri ile ilgili gerekli girişimlerde bulunamıyor. Ayrıca beldede ambulans, çöp aracı, itfaiye aracı, çöp toplama aracı, greyder ve toplu taşıma aracı yok.

“BELDENİN ACİLEN BİR AMBULANSA İHTİYACI VAR”

Yaylakonak (Balyan) Beldesi’nin bu sıkıntılı durumuna dikkat çekmek için Hacı Bektaş Veli Dergahı’ndan Halil Karaçalı*, PİRHA‘ya açıklama gönderdi.

Karaçalı açıklamasına, “Yaşamın zor koşulları gündüzden habersiz, geceden bihaber Balyanlı’nın kalbine yazılır. Konar-göçer, gelir-geçer, yürür nefes alır, oturur nefes verir; döşeği Dünya olur, yorganı gece, yastığı kayalar; yönü bulutlar, rüzgar, yıldızlar olur; ve Balyan çalışırken yaşar, geriye bir tek ölüm kalır, onu da unutur. Çünkü ölümü düşünecek zamanı kalmamıştır” şeklinde başlıyor.

Karaçalı, “En basit haliyle sağlık ile ilgili acil bir ihtiyaç halinde Adıyaman merkezden gelip, Yaykonak’ın en uzak noktasında bir hastayı alması; geliş gidişi ile beraber 100 km yol demektir ve bu mesafe en iyi ihtimalle 1.5 saatte alınmaktadır. Fakat beldenin ambulansı olursa bu mesafe 45-50 km’ye düşer ve buna bağlı olarak zaman kaybı yarı yarıya azalır. Ki vatandaşın Adıyaman merkezden ambulans temin edebilmesi sorunun bir başka boyutu. Bu nedenle 2153 nüfuslu bir beldenin acilen bir ambulansa ihtiyacı bulunmaktadır” dedi.

“ÇÖP SORUNU HALA ÇÖZÜLMEMİŞ, HAYVANLAR ÇÖPLERİ YİYOR”

Yaylakonak’ta yaşanan sıkıntıları tek tek yazan Karaçalı şöyle devam etti:

“Belde sınırları içerisindeki 140 km’lik yol, ki komşu köyler ile bağlantılar dahil edildiğinde 250 km toprak yolu aşıyor; coğrafya eğiminden ötürü yağışların başlaması ile zarar görmektedir. Zarar gören bu yolların yılda ortalama 5-6 defa greyder ile temizlenmesi gerekiyor. Köprü ve menfezlerin çoğu sorunlu. Belde statüsünde olduğu için İl Özel İdaresi de hizmet vermiyor. Belediyenin greyderi olmadığı için imkansızlıklar içerinde olmasına rağmen zorunlu olarak greyder kiralayıp, yolları temizletiyor.
Beldenin çöp sorunu hala çözülmemiş. Çöpler Belde merkezinin etrafına dökülmekte; temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olduğu için hayvanlar ister istemez o çöpleri yiyor ve insanlar da zorunlu olarak aynı hayvanların süt ve süt ürünlerini tüketiyor. Bu sorun bir çöp toplama aracı ve 25 konteynır ile temelli çözülebilir. Bunlardan hiçbiri yok.

“CENAZE NAKİL ARACI DAHİ YOK”

401 haneli beldede evlerin %85’e yakını toprak ev dediğimiz yapılardan mevcut; bir deprem doğal afet durumunda çoğu ayakta kalamaz; yangın çıkması durumunda ise Adıyaman Merkez’den itfaiye aracının gelmesi ambulans koşulları ile aynı.
Beldenin basit bir kepçesi ve bir kamyonu bulunmaktadır. Kepçeye yakıtın ulaştırılması ise sağlık alanında fonksiyonel olmayan eski bir ambulans ile sağlanmaktadır. 21. Yüzyılın Türkiyesi! Coğrafya ve arazi koşulları dikkate alınarak bir pikap ile bu sorun temelli giderilebilir.
Diyelim ki bir kişi dünyasını değiştirdi, Hakka yürüdü, en azından mezarlığa yakın yere kadar kolaylık sağlayacak bir cenaze nakil aracı olması gerekir. Gerisi elbette ki toplumun gelenek ve göreneklerine kalmış. Cenaze nakil aracı dahi yok.

“HALK YOKSUL; İLLER BANKASI DIŞINDA HİÇ BİR GELİR YOK”

Beldenin hane halkı gelir ortalamasının aylık 2.000 TL’nin altında olduğunu, tarım ve hayvancılık dışında bir gelir kaynağı olmadığını belirten Karaçalı, “Hayvansal ürünler, tarıma bağlı mahsüller ve gelir! Ama üretime dönük sağlıklı bir çalışma ile organik gıda, güneş ve rüzgar enerjisi, meyve ve sebzecilik, arıcılık vb. birçok proje geliştirilebilir. Su, toprak, hava, ay ve güneş var! Doğa ve Tanrı’dan kaynaklı değil de kuldan kaynaklı yoksul kalmış bir belde. İller Bankası dışında hiçbir geliri olmadığı için bu tür kalkınma projeleri ile ilgili gerekli girişimlerde bulunamıyor” ifadelerini kullandı.

“YAYLAKONAK İÇİN TEMEL İNSANİ YAŞAM ŞARTLARI İYİLEŞTİRİLSİN”

Yaylakonak Beldesi’nin CHP’de olduğunu kaydeden Halil Karaçalı, “Aynı belde Adıyaman’da CHP’nin kalesidir. İklimler değişir oy davranışı kolay kolay değişmez. Asgari düzeyde, bu temel sorunlar Bakanlıkların desteği ya da CHP’li büyükşehir belediyeleri ve bütçesi güçlü olan birkaç ilçe belediyesi tarafından birer araç hibe etmesi ile çözüme kavuşturulması mümkündür. İbn-i Haldun’un deyişi ile ‘coğrafya kader olsa’ da Yaylakonak için temel insani yaşam şartlarının iyileştirilmesi adına da olsa bu yazgının mutlak suretle değiştirilmesi gerekiyor” çağrısında bulundu.

YAYLAKONAK’TA TARİH, COĞRAFYA, İNANÇ…

Yaylakonak’ın tarihi, beşeri ve fiziki coğrafyası yanı sıra, bir başka önemli nokta bölgedeki/ kült merkezlerini de bünyesinde barındırıyor olması. Bölge/yöre yüzyıllardan beri farklı toplulukların bir arada yaşadığı, farklı ayin ve dini biçimlerin kendini yeniden var ettiği özgün bir bünyeye sahip. Bölgede dağ, tepe, taş, kaya; göl, akarsu, dere, küçük su gözeleri; ağaç, koruluk, küçük orman alanları; dağların tepelerinde, dere boylarında, geçit yerlerinde bulunan baba, dede, sultan, er evliya türbeleri vb. mekânlar inanç ve itikadi bakımdan insanlar tarafından derin anlamlar yüklenerek dinsel bağlamda belli bir aidiyet bağı ile yorumlamışlardır. Balyan insanı kutsallık aidiyeti ile yeşeren umutların itikadıyla bazen bir evliya, türbeye, teberiğe ve ziyarete kurban ya da adak adamış, bazen bir yatıra, ağaca, dağa ve tepeye delil uyarma niyetine çerağlar uyarılmış, bazen de bir erene, sultana, babaya, pire, mürşide gülbeng okutmuştur. Yöre halkı maddi dünyaya dair geçim ekonomisi dışında hiçbir beklentisi bulunmamaktadır fakat manevi dünyası içinde, yer ve mekân ile vücut bulmuştur. (HABER MERKEZİ) 

*ODTÜ Sosyoloji, Felsefe1/2, Antropoloji, DPT, TÜBİTAK, Alevi Enstitüsü, TBMM, Hacı Bektaş Veli Dergahı ( ∞)

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak