PİRHA- Sivas Katliamı’nda 2 kuzenini kaybeden Hüsniye Çınar, Sivas davasına toplumun sahip çıktığını ancak devletin hiçbir zaman yüzleşmediğini söyledi. Çınar, “Yani devlet baka baka yaktı, baka baka da bulmadı” diyerek tepki gösterdi. Çınar, 2 Temmuz anmalarına “Unutmadık, unutturmayacağız” diyerek herkesi davet etti.
Sivas Katliamı’nın bütün dünyayı derinden etkileyen bir süreç olduğunu belirten halk ozanı Hüsniye Çınar, katliamda yaşamını yitiren 33 kişiden üçünün yakın köylüsü, ikisinin ise kuzeni Handan Metin ve Gülsüm Karababa olduğunu belirterek, ailece zor günler yaşadıklarını anlattı.
Dinmeyen bir acı yaşadıklarını ifade eden Çınar, Almanya’nın Solingen kentinde yaşanan ve 5 kişinin yaşamını yitirdiği saldırının ardından Alman hükümetinin olayı kınadığını ve saldırının yaşandığı yeri müzeye dönüştürdüğünü hatırlattı. Çınar, “Bizim devletimiz bunu dahi kınamadı. Madımak ateşi hala dinmedi içimizde çünkü bir utanç müzesi istedik orada ama yapmadılar” diyerek tepki gösterdi.
Sivas’ta katledilen aydınları, yazarları ve şairleri unutmanın mümkün olmadığını söyleyen Çınar, “Yani ben bir Behçet abiyi nasıl unutabilirim?” diyerek yaşananların büyük bir acı olduğunu dile getirdi.
“DEVLET BAKA BAKA YAKTI, BAKA BAKA BULAMADI”
Sivas davasına Alevi, Sünni, Kürt, Laz ve Çerkez olmak üzere tüm halkların sahip çıktığını vurgulayan Çınar, devletin ise hiçbir zaman Sivas Katliamı’yla yüzleşmediğini söyledi.
Sanıkların avukatlığını yapan kişilerin daha sonra bakan ve milletvekili yapıldığını ifade eden Çınar, sanıklardan birinin ise karakola 100 metre uzaklıkta oturmasına rağmen 18 yıl boyunca bulunamadığını hatırlattı.
“Yani devlet baka baka yaktı, baka baka da bulmadı” diyerek tepkisini dile getiren Çınar, toplumun davasına sahip çıktığını ve katliamın 33. yılında da sahip çıkmaya devam edeceğini vurguladı.
Devletin Sivas dosyasının AİHM’e taşınmasına izin vermediğini kaydeden Çınar, dava sürecine sahip çıkan çok sayıda kişinin ve aile yakınının yaşamını yitirdiğini söyledi. O süreçte davadan yana tavır alan hakim ve savcıların görev yerlerinin değiştirildiğini ileri süren Çınar, davadaki başarısızlığın devlet eliyle yaratıldığını belirtti.
“BİZ ÖLMEYE DEVAM ETSEK DE MÜCADELEMİZ SÜRECEK”
Sivas Katliamı’nın insanlığa karşı suç olarak değerlendirilmemesine tepki gösteren Çınar, “Çünkü insanlığa düşmanlar bunlar, insana düşman, canlıya düşman, üreten, düşünen, aydın, laik, cumhuriyetçi, Atatürkçü, devrimci insana karşı bunlar” diyerek faşizan bir baskıyla egemenlik kurmaya çalıştıklarını söyledi.
Sivas’ı unutturmayacaklarını ve mücadeleyi sürdüreceklerini ifade eden Çınar, Gazi olayları sırasında Gülsüm Karababa’nın babası halk ozanı Mehmet Ali Karababa’nın, “Yine yavrularımızı mı yakacaklar, yine mi yakacaklar?” diyerek kalp krizi geçirip yaşamını yitirdiğini hatırlattı. Çınar, “Yani biz ölmeye devam etsek de mücadelemiz sürecektir” dedi.
“DAVAMIZA SAHİP ÇIKALIM, UNUTMUYORUZ DİYELİM”
Her yıl 2 Temmuz Sivas anmalarına katıldığını belirten Çınar, şu çağrıyı yaptı:
“Aydınlara, bütün devrimcilere seslenmek istiyorum. Dili, dini, rengi ne olursa olsun bir olursak, diri olursak bizi yıkmaya güçler yetmez. Sivas’ta yitirdiğimiz Muhlis Akarsu’nun bir sözüdür; ‘Bir olsaydık yer oynardı yerinden.’ O yüzden herkesi bir olmaya, birlik olmaya çağırıyorum. Davamıza sahip çıkmaya devam edelim dostlar. Biz bunu ülkemizin birçok yerinde yaşadık; Dersim’de yaşadık, Çorum’da yaşadık, Sivas’ta yaşadık, Ortaca’da yaşadık, Gazi’de yaşadık. Yaşadık, hem de çok yaşadık. Bugün sana, yarın bana. Hakikaten bir olmamız gerekiyor. Siyasi görüşümüz ne olursa olsun, dilimiz, dinimiz, ırkımız, cinsiyetimiz ne olursa olsun bir olmalıyız. Davamıza sahip çıkalım, bağıralım, diyelim ki susmuyoruz, unutmuyoruz.”
Semra ACAR / İZMİR
Yoruma kapalı.