PİRHA – Adıyaman’da 60’ıncısı düzenlenen Apaziz (Aziz Dede) anmasında yaşanan tartışmanın ardından konuşan PSAKD Adıyaman Şube Başkanı Ali Sekman, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın etkinlikte yer almasını kabul etmediklerini belirtti. Sekman, Alevi toplumunun inanç alanlarına yönelik müdahalelere karşı mücadeleyi sürdüreceklerini ve “iktidarın Alevi’si olmayacağız” mesajını yineledi.
Alevi inancında önemli yol önderlerinden biri olarak kabul edilen Apaziz (Aziz Dede) anısına her yıl düzenlenen anma etkinlikleri, bu yıl Adıyaman’da tartışmaların gölgesinde gerçekleştirildi. Anma programına Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı temsilcilerinin katılması, Alevi kurumları ile başkanlık arasında uzun süredir devam eden görüş ayrılığını yeniden gündeme taşıdı. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Adıyaman Şubesi, başkanlığın etkinlikte yer almasına tepki göstererek programı terk ederken, organizasyon komitesi ise tüm kesimlere açık bir anlayışla hareket ettiklerini ve hiçbir federasyona bağlı olmadıklarını savundu.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Adıyaman Şube Başkanı Ali Sekman, Adıyaman’da düzenlenen ve bu yıl 60’ıncısı gerçekleştirilen Apaziz anma etkinliğinde yaşananları şu sözlerle anlattı:
“Bildiğiniz üzere her yıl Adıyaman’da Apaziz anma etkinlikleri yapılıyor. Bu yılda 60. yıl etkinliği düzenlendi. Etkinliğin düzenlenmesinde emek veren Apaziz (Aziz Dede) Türbesi Koruma, Güzelleştirme Derneği’nin organize ettiği bir etkinlik. Ne yazık ki son süreçlerde Türkiye’de Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurulmasıyla Alevi toplumunun inanç önderleriyle ilişkilerinin yoğunlaşmasıyla beraber, Adıyaman’da da Ağuçan Ocağı’ndan olan Apaziz anma etkinliklerine de el atmaya başladılar.”
GEÇEN YIL KATILMAMA KARARININ GEREKÇESİ
Sekman, geçen yıl düzenlenen 59. yıl anma etkinliklerinde yaşananları hatırlatarak sözlerine şöyle devam etti:
“59. yıl anma etkinliklerinde organizasyonla ilişki kurduklarından dolayı Pir Sultan örgütlülüğü ve demokratik Alevi dernekleriyle beraber ortaklaşa karar alarak anma etkinliğine katılmadık. Ancak kitleyi engellemedik, çünkü inanç değerimizdir, inancımız gereği böyle bir hakka sahip değiliz. Ancak yıllardır toplumun dişinden tırnağından aktarıp oraya emek veren canların emeğinin üzerine, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Apaziz anma etkinlikleriyle ilişkilendirilmesini, oranın son aşamada tadilat amacıyla belirli katkılar verilerek oraya girmesini biz kabul etmiyoruz.”
“AFİŞTE BAŞKANLIĞIN LOGOSU YOKTU, BU NEDENLE KATILDIK”
Sekman, bu yılki anma programına katılma kararını, kendilerine gönderilen davet afişine dayandırdıklarını söyledi. Etkinlik öncesinde kendilerine iletilen afişte yalnızca organizasyonu düzenleyen kurumun logolarının yer aldığını belirten Sekman, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile herhangi bir ortaklık kurulmadığını düşündüklerini ifade etti. Bu nedenle anmanın kendi özünde gerçekleştirileceği kanaatiyle programa katılma kararı aldıklarını belirten Sekman, etkinlikten bir gece önce de üyeleriyle birlikte alana giderek hazırlık çalışmalarına destek verdiklerini söyledi.
“PROTOKOLDE ESMA ERSİN OLDUĞU SONRADAN ANLAŞILDI”
Etkinlik sırasında yaşanan gelişmeyi aktaran Sekman, şunları söyledi:
“Tam etkinliğin ortasında protokolde bir kadın arkadaşın olduğunu gördük. Temsilen kimlerin orada olduğunu biliyorduk ama protokole ilerleyince Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin’in orada olduğunu anladık. Böyle bir durumu kabul etmeyeceğimizi belirttik, devamında korumaları gelerek Esma Ersin’in orada konuşma yapacağını belirtti. Biz bunu kabul etmeyeceğimizi belirttik ama kitlemizi Alevi inanç ve değerlerine uygun olmayan herhangi bir harekete karşı sağduyulu davranarak kontrol altında tuttuk.”
“İNANÇ-DEĞER ALANLARIMIZA GİRMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”
Ali Sekman, etkinlik öncesinde Apaziz Dede Türbesi Koruma, Güzelleştirme Derneği temsilcisi Zeki Akdağ ile bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirterek, bu görüşmede Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın inanç alanlarında yer almasını kabul etmeyeceklerini açıkça ifade ettiklerini söyledi. Başkanlıkla iş birliğinin sürdürülmesi halinde alternatif bir anma programı düzenleyebileceklerini de ilettiklerini aktaran Sekman, Alevi toplumunun kendi inançsal değerlerine sahip çıkmak adına farklı bir etkinlik organize etme iradesine sahip olduğunu dile getirdiklerini kaydetti.
“ALEVİ YOL VE ERKANINA UYGUN ŞEKİLDE ALANDAN AYRILDIK”
Alandan ayrılış anını aktaran Sekman, şu bilgileri verdi:
“Biz oradaki halkımızı rahatsız etmeden, kendi ahlakımıza uygun bir şekilde oradan sessizce ayrıldık. Biz ayrılırken Garip Bozkurt Dede de bizle birlikte ayrılmak istedi, ancak onun orada Alevi toplumunun bir değeri olarak oradaki hizmetlerinden dolayı kalması gerektiği konusunda uzlaştık ve bizler alandan ayrıldık.”
“BU ŞEKİLDE TEPKİ VERMEMİZDEN MEMNUN OLDULAR”
Programdan ayrılmalarının ardından Alevi kurumları ve inanç önderleriyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Ali Sekman, gösterdikleri tutumun birçok kesim tarafından desteklendiğini söyledi. Sekman, bazı kurum ve inanç önderlerinin de benzer bir duruş sergilemek istediklerini kendilerine ilettiğini ifade ederek, Pir Sultan Abdal örgütlülüğü olarak bu doğrultudaki çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.
Sekman, Alevi toplumunun temel hak talepleri karşılanıncaya kadar mücadelelerini sürdüreceklerini vurgulayarak, eşit yurttaşlık hakkının anayasal güvence altına alınması, cemevlerine yasal statü tanınması ve 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 kişinin anısına Madımak Oteli’nin “Utanç Müzesi”ne dönüştürülmesi taleplerinden vazgeçmeyeceklerini ifade etti. “Bu duruşumuzdan kesinlikle vazgeçmeyeceğiz” diyen Sekman, mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi.
“4 MAYIS’TA 136 DEDEYLE BULUŞMALARINI KABUL ETMİYORUZ”
Ali Sekman, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın samimiyetini de sorgulayarak, kurumun bugüne kadar Türkiye’de Alevilere yönelik katliamlara karşı nasıl bir tutum aldığını açıklaması gerektiğini söyledi. Başkanlığın, 4 Mayıs’ta Dersim Tertelesi’nin yıl dönümünde 136 dede ile bir araya gelmesini eleştiren Sekman, bu buluşmanın kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) bileşenleri olarak bu politikaya karşı tutumlarının net olduğunu belirten Sekman, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı samimi bulmadıklarını dile getirdi. Samimi bir yaklaşımın, toplumun tüm kesimlerinin taleplerini gözeten, Alevilerin haklarını anayasal güvence altına alan ve toplumsal barışı esas alan düzenlemelerle mümkün olacağını savunan Sekman, başkanlığın kaldırılması ve Alevi toplumunun eşit yurttaşlık ile inanç özgürlüğüne ilişkin taleplerinin anayasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini söyledi. Sekman, iktidarın Alevi toplumunu asimilasyon politikalarıyla yeniden şekillendirme girişimlerine karşı mücadelelerini sürdüreceklerini de vurguladı.
“BİR SONRAKİ ADIM ATAMA YAPMAKTIR”
Sekman, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Biz yolumuza, erkanımıza uygun bir şekilde Apaziz’de tepkimizi belirttik. Bu yıl mali desteklerle oraya katılan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın bir sonraki adımı oraya bir atama yapmaktır. Biz bunu kabul etmiyoruz. Alevi kurumları olarak toplumumuzun inancına, özüne uygun yaşaması için mücadele etmeye devam edeceğiz.”
Yeşim Uzun/ADIYAMAN

Yoruma kapalı.