Alevi Haber Ajansi

Ozan Dertli Divani’den ‘Dedeler Zirvesi’ tepkisi: Yoldan sapanlar ihanet içindedir-VİDEO

PİRHA- Tunceli Valiliği ve Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın ortaklaşa düzenlediği ‘Dedeler Zirvesi’ne tepki gösteren Ozan Dertli Divani, kurulan yapının Alevileri asimile etmeyi amaçladığını belirtti. Toplantıya katılan dedeleri sert bir dille eleştiren Divani, “Yol rıza yoludur. Gidenler toplum üzerinde etkisi olmayan zavallı kişiliklerdir” dedi.

Alevi toplumunun “Alevi Diyaneti” olarak tarif ettiği Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Dersim Tertelesi’nin yıldönümünde Tunceli Valiliği ile birlikte 130 dedenin katılımıyla ‘Dedeler Zirvesi’ gerçekleştirdi. Yapılan bu tartışmalı toplantıya ilişkin PİRHA’ya açıklamalarda bulunan Ozan Dertli Divani, iktidarın asimilasyon politikalarını ve zirveye katılanların durumunu sert sözlerle değerlendirdi.

“KESMEKLE BİTİREMEDİLER ŞİMDİ ÖZÜNDEN KOPARMAYA ÇALIŞIYORLAR”

Tarih boyunca Alevilere yönelik asimilasyon politikalarının kesintisiz bir şekilde devam ettiğini vurgulayan Ozan Dertli Divani, sistemin yöntem değiştirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Bir dönem bu öğretinin üstatlarını, ulularını, pirlerini asarak zindanlara kapatarak sürgünlere göndererek bir dönem toplumu birbirine düşürerek bugün de baktılar ki bu Aleviler ya da sistemden rahatsız olan diğer kesimler öyle kesmekle biçmekle bitecek gibi değil. Bu toplulukların inandığı değerleri nasıl özünden koparırız? Neler yaparız diye bunun üzerine epey bir kafa yormuşlar. Bu çok belli.”

“SİSTEM OCAKLARI VE DERGAHLARI KENDİ SAFINA ÇEKMEK İSTİYOR”

Tarihte Alevi toplumunun içinden çıkıp güçlüden yana saf tutanların toplum üzerinde hiçbir etkisi olmadığını ve “zavallı” olarak nitelendirilmeleri gerektiğini belirten Divani, mevcut planın tehlikesine şu sözlerle işaret etti:

“Sistem toplumun genel manada saygı duyduğu ocakları, dergahları, dedeleri kendi safına çekerek bu işi kökten halletmeyi planlıyorlar.”

“BU YAPILANDIRMANIN ADI EMEVİ VE MUAVİYE SİYASETİDİR”

Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı eliyle yürütülen bu planın tarihsel kökenlerine değinen Ozan Dertli Divani, uygulanan stratejiyi “Muaviye siyaseti” olarak tanımladı:

“Muaviye siyaseti nedir? Bu sosyal medyada epey paylaşıldı. Körü körüne inanan ya da güce tapan toplulukları gerçek dışı bazı olaylara baskıyla, başka şeylerin gücüyle inandırmak için yapılan siyaset Muaviye siyasetidir.”

“ORAYA GİDENLER MÜRTETTİR, BÜYÜK BİR İHANET İÇİNDEDİRLER”

Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı adıyla kurulan teşkilatın doğrudan Alevileri asimile etmeye yönelik kurulan bir yapı olduğunu belirten Divani, yoldan sapanlara yönelik şu ifadeleri kullandı:

“Eğer kişiler orayı tercih ederse işi gücü rast gelsin. Yol rıza yolu ama yoldan sapanların, yolun dışına çıkanların ne olduğunu yolun içerisinde olan, öğretiyi bilen herkes bilir. Yola aykırı duruş sergileyen, öğretiye uygun olmayan işler yapan kişiler yolun dışındadır. Buna düşkünlük deniliyor ama düşkünlük o kadar basit bir şey değil. Yolda olanların yola dahil olanlar yoldan çıkarsa düşkündür. Yolda olmayanlar zaten yolun dışındadır. Onlar mürtettir kısacası. Yolun tamamen dışındadır. Oraya gidenler tercihini öyle yapmışlar. Çok yazık. Büyük bir ihanet. Bu konuda herhalde fazla bir şey söylemeye gerek yok.”

“KALEMİ KIRANLAR YOK OLDU DENİZLER GÖNÜLLERDE YAŞIYOR”

Tarih boyunca her dönemde gücün ve egemenin safında yer almayı tercih eden figürlerin ortaya çıktığını ve bugünkü siyasi arenada da bunun örneklerinin görüldüğünü ifade eden Divani, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam yıldönümüne de atıfta bulunarak şöyle devam etti:

“Zavallılık, basitlik… 6 Mayıs Denizlerin, Hüseyinlerin idamının yıldönümüydü. O kalemi kıranlar mecliste idam edilsin diye oy verenler tarihin derinliklerinde yok olup gittiler. Ama o değerler, o fidanlar tarihe asılıp kaldılar. Gönüller de yaşamaya devam edecekler. Keşke böyle olaylar olmasa.”

“TÜM DÜNYA İNSANLARININ KARDEŞÇE YAŞAMASINI İSTİYORUZ”

Sanatçı Zülfü Livaneli’nin seslendirdiği şarkının dizelerini hatırlatan Ozan Divani, “Ne böyle zulüm olsun ne de böyle ayrılık” diyerek temennilerini şu sözlerle dile getirdi:

“Keşke bu arızalar bu imha politikaları olmasa da biz de bunların yerine tüm dünya insanlarının bir arada kardeşçe yaşamasına dair sözlerimizi söylesek.”

Yaşanan tüm toplumsal ve inançsal sorunların çözüm reçetesinin asırlardır aşıkların, sadıkların söylediği deyişlerde mevcut olduğunu vurgulayan Ozan Dertli Divani, konuşmasını şu  sözlerle tamamladı:

“Aşıkların, sadıkların söylediği bütün insanlardan arzumuz vardır, insan birliğine zor demesinler derken ırkları, renkleri, milliyetleri, inançları birbirinden farklı olan insanlar birbirini sever, sayar, farklılığını saygıda kusur etmezse evet, kardeşçe bir arada yaşayabilir. Tüm dünyada barış olsun, tüm dünya insanları kardeşçe bir arada yaşasın diye yüzyıllar boyu aşıklar, sadıklar, ozanlar, bilgeler, düşünürler bu doğrultuda en güzel sözleri söylemişler. Yapılması gerekenler çok açık, çok net. Tek tipleştirmek için yönetim erki ne yazık ki bu asimilasyon politikalarını bazen zor kullanarak, bazen keserek biçerek bazen de tatlı dilli kullanıyor. Kendini kaybedenlere zavallılar diyebilirim. Ne diyeyim ki başka?”

 

Cebrail ARSLAN/ANTALYA

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.