Alevi Haber Ajansi

Hasan Gülüm: Devletin Alevisi olmayacağız demek yetmez; ortak mücadele hattı kurulmalı-VİDEO

PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkan Yardımcısı Hasan Gülüm, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi toplumunun yıllardır sürdürdüğü festival ve anma etkinliklerine müdahale etmesini eleştirerek, Alevilerin 30 yıllık mücadelesiyle elde ettiği kazanımların kalıcı haklara dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.

Alevi kurumları, federasyonlar ve yöre dernekleri tarafından uzun yıllardır düzenlenen festival ve anma etkinlikleri, Alevi toplumunun inançsal ve kültürel hafızasını canlı tutan önemli buluşmalar olarak görülüyor. Ancak son yıllarda bu etkinliklere yönelik müdahaleler, Alevi kurumlarının tepkisini çekiyor.

Son olarak Cogi Baba Festivali’ne yönelik girişimler üzerinden tartışmalar yeniden gündeme gelirken, PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Hasan Gülüm, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın etkinliklere yönelik müdahalelerinin artık daha görünür hale geldiğini söyledi.

Gülüm, daha önce Abdal Musa, Hacı Bektaş Veli ve Dersim’de düzenlenen etkinliklerde de benzer girişimlerin yaşandığını hatırlattı.

“MÜDAHALEYİ MEŞRULAŞTIRACAK HUKUKİ ZEMİN OLUŞTURULUYOR”

Devletin uzun yıllardır “kendi Alevisini yaratma” yönünde politikalar izlediğini savunan Gülüm, bu yaklaşımın son dönemde daha açık biçimde ortaya çıktığını belirtti.

Adıyaman’daki Ape Aziz etkinlikleri, Cogi Baba Festivali ve ağustos ayında yapılacak Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri’ne yönelik fiili müdahalelerin yaşanabileceğini öne süren Gülüm, şunları söyledi:

“İstedikleri biçimde bir etkinlik ya da anma yapılmasını öngören açık bir müdahale söz konusu. Bugüne kadar baskı olarak ifade edilen uygulamalar, bu kez doğrudan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı eliyle yürütülüyor. Böylece müdahaleler meşrulaştırılmak isteniyor. Önümüzdeki dönemde bunun hukuki bir zemine oturtulması hedefleniyor.”

“ALEVİ KURUMLARI ORTAK İLKELERDE BULUŞMALI”

Hasan Gülüm, Alevi kurumlarının devletle ve yerel yönetimlerle ilişkilerini belirleyen ortak kurallar oluşturması gerektiğini belirterek, bu konuda yazılı bir metin hazırlanmasının önemine dikkat çekti.

Yıllardır “Devletin Alevisi olmayacağız” söyleminin dile getirildiğini ancak bunun ötesine geçilmesi gerektiğini ifade eden Gülüm, yeni bir mücadele hattına ihtiyaç olduğunu söyledi.

“Bizim talep ettiklerimizi, elde ettiğimiz kazanımları ve eksik kalan yönleri yeni talepler olarak tanımlayan ortak bir metne ihtiyacımız var. Alevi kurumlarının devletle ve yerel yönetimlerle ilişkilerinde nasıl davranacağı, ne talep edeceği ve hangi yöntemleri izleyeceği konusunda ortaklaşması gerekiyor” dedi.

“KAZANIMLARIMIZI HAKKA DÖNÜŞTÜRMEYE İHTİYACIMIZ VAR”

Alevi kurumlarının elde ettiği bazı kazanımların hala devlet tarafından bir “yardım” olarak sunulduğunu belirten Gülüm, bunun eşit yurttaşlık mücadelesinin önünde engel oluşturduğunu ifade etti.

“Bugün elde edilen bazı kazanımlar bile hala bir hak olarak tanımlanmıyor. Yardım mantığıyla ele alındığı için devletin istediği zaman verip istediği zaman geri çekebileceği uygulamalar olarak görülüyor. Bu nedenle kazanımlarımızı kalıcı ve hukuki güvencelere sahip haklara dönüştürmeye ihtiyacımız var” diye konuştu.

Elektrik giderleri konusundaki tartışmaları örnek gösteren Gülüm, “Devlet ‘elektrik faturalarını karşılayacağız’ diyor ve Alevi kurumları bunun hangi kurum üzerinden yapılacağını tartışıyor. Oysa mesele yardımın kim tarafından verileceği değil, bunun bir hak olarak tanınmasıdır” ifadelerini kullandı.

Alevilerin yaklaşık 30 yıllık mücadelesinin önemli kazanımlar yarattığını belirten Gülüm, Alevi kurumları, dernekler ve diğer toplumsal yapıların ortak bir metin etrafında buluşarak yeni bir mücadele yöntemi geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

Semra ACAR / İZMİR

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.