PİRHA- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, Beyoğlu Şişhane Meydanı’nda yaptığı basın açıklamasında Suriye’de yaşanan gelişmelere dikkat çekti. Sipan Hiznî’nin katledilmesi ve ardından Kobani Cezaevi’nde 9 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin şeffaf bir soruşturma çağrısı yapan grup, demokratik entegrasyon sürecinin diyalog ve eşitlik temelinde hızlandırılması gerektiğini vurguladı.
İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, Beyoğlu Şişhane Meydanı’nda bir araya gelerek Suriye’de yaşanan son gelişmelere ve Türkiye’deki Barış Sürecine ilişkin bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Eylemde “Suriye’de kalıcı barış için yürütülen demokratik entegrasyon sürecine provokatif müdahaleleri kabul etmiyoruz” yazılı pankart taşınırken, açıklamayı KESK İstanbul Dönem Sözcüsü Şahin Tanrıverdi okudu.
“ANADİLDE EĞİTİM HAKKININ GASPI İLE BAŞLAYAN SÜREÇ”
Açıklamada, Suriye’nin demokratik entegrasyon temelinde yeniden inşasında büyük bir yol kat edildiği bir dönemde, geçici hükümetin Kürtlerin ve Türkmenlerin anadilinde eğitim hakkını ellerinden almasıyla başlayan sürece dikkat çekildi. Tanrıverdi, bu adımı takiben Sipan Hiznî’nin “IŞİD barbarlığını hatırlatan yöntemlerle” katledildiğini belirterek, “Rojava halklarının demokratik haklarını kullanarak tepkisini ortaya koyması karşısında halka yönelik baskı politikaları uygulanması, Suriye’de yürütülen demokratik entegrasyon sürecinin provoke edilerek toplumsal gerilimin artırılmasına yönelik bir hamledir” dedi.
“YAŞANANLARIN ÜSTÜNÜ ÖRTMEYE YÖNELİK BİR HAMLE”
Yaşanan olayların yalnızca aşiretsel ya da bireysel bir mesele gibi sunulmasının, olayın siyasal ve toplumsal boyutunun üstünü örtmeye yönelik bir girişim olduğunu vurgulayan Tanrıverdi, “Halkları karşı karşıya getiren, çatışmayı ve güvensizliği büyüten politikalardan vazgeçilmesi; yaşananların tüm yönleriyle açığa çıkarılması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
KOBANÊ CEZAEVİ’NDEKİ YANGIN
Sipan Hiznî’nin katledilmesinin ardından Kobani’de demokratik tepkisini ortaya koyan halka yönelik müdahaleler ile Kobani Cezaevi’nde 9 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan yangına da değinen Tanrıverdi, “Bu yangın, bölgedeki gerilimin ne denli ağır sonuçlara yol açabileceğini bir kez daha göstermiştir” dedi. Tanrıverdi, cezaevinde yaşanan yangının tüm boyutlarıyla bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulması, yaşamını yitirenlerin ölümüne ilişkin gerçeklerin açığa çıkarılması ve sorumluların belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
“BU PROVOKASYONLAR SÜRECİ SABOTE ETMEKTEDİR”
Demokratik entegrasyon sürecinin hukuki ve kurumsal boyutlarıyla ilerletilmesi gereken bir dönemde gerçekleştirilen bu tür provokasyonların halkların iradesine ve demokratik haklara zarar verdiğini belirten Tanrıverdi, “Savaşın yarattığı tahribatın ekonomik boyutunun Suriye halklarına fatura edilmeye çalışılması da geçici hükümetin gerginliği tırmandıran hamlelerinden birisidir” diye konuştu.
“HALKLARIN İRADESİNİN YOK SAYILDIĞI ZEMİNDE KALICI BARIŞ MÜMKÜN DEĞİL”
Halkların iradesinin yok sayıldığı, demokratik hakların baskı altına alındığı ve güvenlikçi politikaların esas alındığı bir zeminde kalıcı barış ve demokratikleşmenin mümkün olmayacağını vurgulayan Tanrıverdi, “Suriye’de yaşayan tüm halkların eşit haklara sahip olması, kendi kimliklerini, dillerini ve kültürlerini özgürce yaşatabilmesi, ekonomik ve demokratik varlıklarını sürdürebilmesi demokratik bir toplumun temel koşuludur. Anadilde eğitim kalıcı ve yasal güvencelere kavuşturulmalıdır” dedi.
“ANADİLDE EĞİTİM YASAL GÜVENCEYE KAVUŞTURULMALI”
Demokratik entegrasyon sürecinin askeri müdahaleler, baskı ve güvenlikçi politikalarla değil; diyalog, müzakere, eşitlik, demokratik katılım ve halkların özgür iradesinin tanınmasıyla mümkün olabileceğinin altını çizen Tanrıverdi, geçici hükümeti demokratik entegrasyon sürecinin gereklerine uygun davranmaya, halka yönelik saldırılara, gözaltı ve tutuklamalara son vermeye, ekonomik, demokratik hak ve özgürlükleri güvence altına almaya çağırdı.
“TÜRKİYE’DE BARIŞ SÜRECİ BİR AN ÖNCE SONUÇLANDIRILMALI”
Açıklamanın son bölümünde Türkiye’deki Demokratik Toplum ve Barış Süreci’ne de değinen Tanrıverdi, Orta Doğu’nun bu denli karışık ve anlık değişimlere açık olduğu bir dönemde sürecin bir an evvel sonuca ulaştırılması gerektiğini vurguladı.
PİRHA/İSTANBUL
Yoruma kapalı.