PİRHA- Eski Avrupa Birliği Bakanı, hukukçu ve mülki idare amiri Ali Haydar Konca ile Varto ve Karlıova bölgesini tehdit eden JES projesini konuştuk. Konca, projenin deprem riskinden Alevi köylerinin hedef alınmasına, halktan gizlenen dosyalardan inanç merkezlerinin tahribatına kadar tüm detayları PİRHA’ya anlattı.
Muş’un Varto ve Bingöl’ün Karlıova ilçeleri arasındaki havzada, Amerikan menşeli bir firma eliyle hayata geçirilmek istenen Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı tepkiler çığ gibi büyüyor. Bölgenin deprem gerçeğini, meraların önemini ve hukuki usulsüzlükleri değerlendiren eski AB Bakanı Ali Haydar Konca, idareyi bu yanlıştan dönmeye çağırdı.
“VARTO FAY HATTININ MERKEZİDİR”
Varto’nun coğrafi ve stratejik önemine değinerek söze başlayan Ali Haydar Konca, bölgeyi şöyle tanımladı:
“Varto farklı bir coğrafya. Bitki çeşitliliği, dağları, ovaları, geniş mera ve yaylaklarıyla otantik yaşamın sürdüğü bir yer. Ancak bu doğa güzelliğinin bir de felaket yanı var: Varto, Doğu Anadolu Fay Hattı’nın merkezinde. Kuzey Anadolu Fay Hattı ile birleştiği Karlıova ile komşu. Aradaki mesafe bazı köylerimizde 3-5 kilometreye kadar düşüyor. Depremlerin hem yaygınlaşması hem şiddetinin artması bakımından burası çok kritik bir nokta.”
“KAR HIRSI MEZOPOTAMYA’NIN KÜLTÜREL YAPISINI HEDEF ALIYOR”
Konca, projenin sadece enerji üretimiyle sınırlı olmadığını, daha derin bir tahribat amacı taşıdığını belirtti:
“Varto’nun toplam alanı 134 bin dönüm civarında. Bu projenin uygulama alanı ise neredeyse bu yüzölçümün üçte birine yani yaklaşık 40 bin dönüme tekabül ediyor. Bu, hayvancılığın ve tarımın sona ermesi demektir. Kar hırsının her şeyin önüne geçtiği bu vahşi sistemde; doğanın, insanların ilişkilerinin, kültürün ve tarihin tahribatı söz konusu. Özellikle Mezopotamya’da kültürel yapıların yok edilmesi, sosyal yapının dağıtılması ve ibadet alanlarının tahrip edilmesi amaçlarının da bu projenin içerisinde olduğunu düşünüyorum.”
“HEDEF SEÇİLEN KÖYLERİN TAMAMI ALEVİ KÖYLERİ”
Projenin kapsadığı köylerin demografik yapısına dikkat çeken Konca, bunun tesadüf olmadığını vurguladı:
“Şu andaki uygulama alanı 4 köy ile sınırlı görünse de proje 16-17 köyü etkileyecek bir zincirin halkalarıdır ve bu köylerin 16’sı da Alevi köyüdür. Bunun bir tesadüf olduğunu zannetmiyorum. Kox Tepesi, (Xwarik), Hızır Çeşmesi, Boşkar Baba gibi inanç merkezlerimizin tahrip edilmesi bu projenin parçasıdır. Kürt bölgesinde, Doğu’da ve Güneydoğu’da yapılan hesapların hangi amaçlara yönelik olduğunu hepimiz az çok öngörebiliyoruz. Varto çok hassas bir yer. Geçmiş tarihlerden gelen o karanlık hallerin yeniden tetiklenmesini amaçlıyor olabilirler.”
“3 BİN METRE DERİNE İNECEKLER: BU BİR FELAKET SENARYOSUDUR”
Teknik risklere ve “ÇED Gerekmez” kararına sert tepki gösteren Konca, şunları söyledi:
“Proje kapsamında yerin 3 bin metre altına inecekler. Bu derinlikteki kazıların yer altı faylarını hareket ettirmemesini nasıl beklersiniz? Çıkan zehirli gazların ve suyun deşarjına dair hiçbir tedbir yok. Üstelik bu tehlikeli sürece ‘ÇED Gerekmez’ raporu verilmiş. Varto ile Karlıova arasındaki 48 kilometrenin neredeyse her 3-4 kilometresine bir kuyu kazıldığını düşünün. Bu tam bir felaket senaryosudur.”
“HALKTAN GİZLENEN 260 SAYFALIK DOSYA BİR MUHTARIN DİK DURUŞUYLA SIZDI”
Sürecin nasıl gizli yürütüldüğünü anlatan Konca, Çallıdere (Harik) Köyü Muhtarı Bahar İncesu’nun önemine değindi:
“2023’te başlayan bu süreçten kimsenin haberi yoktu. Olay, kadın muhtarımız Bahar İncesu’nun mera tahsisi için çağrıldığında ‘Ben buna seyirci kalamam, bu mera hayvancılığımız için gerekli’ diyerek karşı çıkmasıyla deşifre oldu. İnternete sızan 260 sayfalık dosyayı incelediğimizde gördük ki; ruhsat 30 Kasım 2023’te verilmiş ama halka hiçbir bilgilendirme yapılmamış. Plebisit (halk oylaması) yok, ilan yok, usul yok. Anayasa’nın 56. maddesi devlete çevreyi koruma görevi verirken, burada devlet eliyle bir tahribat dosyası hazırlanmış.”
“24 VE 25 NİSAN’DA VARTO VE KARLIOVA ELELE VERECEK”
Vartoluların bilinçli bir toplum olduğunu ve tepkinin dünya genelinden geldiğini belirten Konca, eylem takvimini şu sözlerle paylaştı:
“Vartolular sadece doğduğu yerde değil; İstanbul’da, Kocaeli’de, Avrupa’da etkin bir güçtür. Tepki dalga dalga yükseliyor. 24 Nisan’da Varto’da, 25 Nisan’da ise Karlıova’da mitingler yapılacak. İdarenin bu yanlış karardan dönmesi bir erdemdir. Ben kaymakamlık da yaptım, eski bir idareci ve hukukçu olarak söylüyorum: İdarenin asli görevi insanların huzurunu sağlamaktır. Eğer bu proje hukuk dışı bir işlemse, onu geri almak idarenin görevidir. Coğrafyamızı korumak için hukuk mücadelemiz sonuna kadar sürecek.”
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.