Alevi Haber Ajansi

Demokratik Halklar Federasyonu: 93’te Sivas’ta yakan zihniyet, 2016 yılında da Cizre’de yakmıştır

PİRHA – 2 Temmuz 1993 yılında Pir Sultan Abdal Şenliklerine katılmak için Sivas’a giden aydın ve sanatçılardan 33’ü ve 2 otel çalışanı olmak üzre 35 insan kaldıkları otelin yakılması sonucu hayatını kaybetti. Demokratik Halklar Federasyonu yayınladığı basın metniyle, katliamda hayatını kaybedenleri anarak, herkesi katliamın 24. yılında alanlara çağırdı. 

Sivas Katliamı’nın 24. yılında Demokratik Halklar Federasyonu (DHF) basın metni yayınlayarak katliamcı zihniyeti kınadı.

“Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan TC’ye katliamlar tarihi üzerinden saldırılar artarak devam etmektedir” denilen açıklamada, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta 33 aydın, yazar ve Alevileri katleden anlayış bugün AKP ile iktidara taşınmış ve saldırılarını arttırarak devam ettiği vurgulandı.

“DEVLET HALEN ALEVİ KÖYLERİNE CAMİ YAPTIRIYOR”

Sivas Katliamı’nın bir gûruhun, ırkçı-dinci hezeyanları olarak ele alınmaması gerektiği vurgulanan açıklamada şunlar belirtildi:

“Sivas Katliamı, geçmişten günümüze devletin Alevilere yönelik kininin bir göstergesidir. Bu kin, geçmişte Koçgiri, Dersim, Maraş, Çorum, Malatya, Gazi-Ümraniye katliamları tarihte kanlı bir not olarak yerini almıştır. Devletin Alevilere yönelik öfkesi ve kini ise hala devam etmektedir. Alevi köyleri devlet tarafından yoksulluğa mahkum edilmekte, köylere zorla ve/veya tehditle camiler inşa edilmekte, zorunlu din dersi ile Alevi çocukları sistemli bir asimilasyona tabi tutularak, Aleviler hedef gösterilmektedir. Aleviler üzerindeki baskılar her geçen gün artmaktadır.”

“EMEKÇİLER HER ZAMAN BASKILARA KARŞI DURMUŞTUR”

Bu katliamlara karşı tek çözümün örgütlü mücadeleyle sağlanacağını belirtilen DHF, şunları ifade etti:

“Her dönem katliamlarla sınanan emekçiler ve ezilenler direniş geleneğiyle, faşist-gerici baskılara karşı durmuştur. Faşist zihniyet katliam politikaları ile kendisine karşı duran herkes üzerinde kendini göstermektedir. 93’te Sivas’ta diri diri yakan zihniyet, 2016 yılında da Cizre’de Kürtleri diri diri yakmıştır. 1938’de Elazığ Buğday Meydanı’nda Seyit Rıza’nın sesinde yankı bulan baş eğmezlik çağrıları, 2016’da Cizre’de Mehmet Tunç’un sesinde yankı bulmuştur. Birbirinden farklı dönemlerde yapılan bu çağrılar, emekçilerin ve ezilenlerin birleşik mücadele çağrısıdır. Ve bu çağrıya cevap olacak somut atılım ise örgütlü mücadeleyi yükseltmek, emekçileri-ezilenlerin ortak mücadelesini örmektir.”

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak