PİRHA- DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Gülistan Doku soruşturması için Adalet Bakanlığı’na sorulmak üzere soru önergesi verdi. Aynı zamanda Meclis bünyesinde ‘Araştırma Komisyonu’ kurulması için de Meclis Başkanlığı’na önerge sundu.
5 Ocak 2020’de kaybettirilen Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin soruşturmada son dönemde yaşanan gelişmeler, dosyanın başından itibaren ciddi usulsüzlükler ve delil karartma iddialarını yeniden gündeme taşıdı. Altı yılı aşkın süredir sonuçlanamayan soruşturma için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ve Adalet Bakanlığı’nın devreye girmesi istendi.
“GÜLİSTAN İÇİN MECLİSTE ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMALIDIR”
Dersim Milletvekili Ayten Kordu, TBMM Başkanlığı’na sunduğu önergeyle olayın cinayet boyutu, soruşturmanın yürütülüş biçimi ve kamu görevlilerinin olası sorumluluklarının araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını talep etti. Kordu, “Kadınlara karşı işlenen ve üstü kapatılmaya çalışılan suçların tekrar yaşanmaması için etkin soruşturma yürütülmeli” dedi.
Önerge gerekçesinde, olayın başından itibaren yanlış yönlendirmeler yapıldığı, soruşturmanın belirli bir senaryo doğrultusunda ilerlediği, delillerin sistematik şekilde karartıldığı vurgulandı. Kordu, TBMM’nin etkin bir şekilde devreye girmesinin hem Gülistan Doku dosyası hem de benzer kadın kayıplarının aydınlatılması açısından kritik olduğunu belirtti.
KORDU: USULSÜZLÜK VE DELİL KARARTMA OLAYLARI AÇIĞA ÇIKARILMALIDIR
Kordu, ayrıca Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin yürütülen soruşturmadaki usulsüzlük ve delil karartma iddialarını, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması üzerine yazılı soru önergesi verdi.
Kordu’nun hazırladığı önergede, soruşturmanın başından itibaren ciddi usulsüzlükler, delil karartma şüpheleri ve kamu görevlilerinin olası müdahalesi olduğuna dikkat çekildi. Özellikle dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de aralarında bulunduğu 13 kişinin gözaltına alınmasının, dosyanın “cinayet” şüphesine evrildiğini gösterdiği belirtildi.
Önergede, Gülistan Doku’ya ait telefonun SIM kartının adli mercilere teslim edilmesi gerekirken, önce dönemin valisine ardından Ankara’da bir siber çeteye verildiği; bu sırada bir polis memurunun sosyal medya hesaplarına girerek veri transferi yaptığı ve bazı arkadaşların silindiğinin tespit edildiği ifade edildi. Bu gelişmelerin, organize ve zincirleme bir delil karartma sürecine işaret ettiği vurgulandı.
Ayrıca HTS kayıtları ve banka hareketlerinde, dönemin valisi ile polis memuru arasında iletişim ve para transferi iddialarının bulunduğu; hastane kayıtları ve üniversiteye ait kamera görüntülerinin de üzerinde oynandığı öne sürüldü. Buna karşın dönemin Valisi, Başsavcısı, Emniyet Müdürü ve Munzur Üniversitesi yönetimi gibi üst düzey kamu görevlilerinin bugüne kadar soruşturma kapsamına alınmamış olması “ciddi bir eksiklik” olarak değerlendirildi.
Ayten Kordu, önergesinde şu soruların yanıtlanmasını talep etti:
- Gülistan Doku dosyasında dijital delillerin silindiği iddiaları hakkında hangi adli işlemler yapılmıştır?
- HTS ve banka kayıtlarında delil karartma karşılığı para transferi olup olmadığına dair hangi incelemeler yürütülmüştür?
- Hastane kayıtlarının silindiği iddiası doğru mudur, bu konuda herhangi bir kamu görevlisi hakkında işlem yapılmış mıdır?
- Munzur Üniversitesi kamera kayıtlarının değiştirildiği iddiası kapsamında hangi işlemler gerçekleştirilmiştir?
- Cinayetin yurtdışındaki bir şüpheli üzerine yıkılmaya çalışıldığı iddiaları doğrultusunda, soruşturmanın kasten yanlış yönlendirilip yönlendirilmediğine ilişkin bir inceleme başlatılmış mıdır?
- Tüm delil ve iddialara rağmen, dönemin Valisi Tuncay Sonel ve diğer üst düzey kamu görevlileri neden halen soruşturma kapsamında değildir?
PİRHA/ANKARA
Yoruma kapalı.