PİRHA- 67 kitabın yazarı, 70 yılı aşkın süredir sürdürdüğü sohbet ve şiir geleneğiyle tanınan Adil Atalay (Aşık Vaktidolu), İslam tarihindeki ilk ayrılıkları, Gadir Hum olayını, Kerbela’ya uzanan süreci ve mahlasının hikâyesini anlattı. Atalay, “Sakife’de atılan temel sadece o dönemi değil, bugünü de etkiledi” dedi.
Alevi-Bektaşi geleneğinin isimlerinden, bugüne kadar 67 kitap yayımlayan Adil Atalay, bilinen adıyla Aşık Vaktidolu, İslam tarihindeki ayrışmaların kökenlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hz. Muhammed’in vefatının ardından yaşanan gelişmelerin sonraki yüzyılları etkilediğini belirten Atalay, Gadir Hum olayından Kerbela’ya uzanan sürecin bugün de toplumsal ve siyasal sonuçlar doğurduğunu savundu. Atalay ayrıca yıllardır kullandığı “Vaktidolu” mahlasının ortaya çıkış öyküsünü de paylaştı.
“İLK AYRILIK KARDEŞ KAVGASIYLA BAŞLADI”
İnsanlık tarihindeki ilk ayrışmanın Habil ile Kabil arasında yaşandığını ifade eden Atalay, iyilik ve kötülük, zalim ve mazlum mücadelesinin o günden bugüne sürdüğünü söyledi. İslam tarihindeki ayrılıkların da bu çizginin devamı olduğunu belirten Atalay, Haşimiler ile Emeviler arasındaki çekişmenin Hz. Muhammed’in peygamberliğini ilan etmesinden önceye uzandığını dile getirdi.
Atalay’a göre, Mekke’nin ekonomik ve siyasi çıkarları etrafında şekillenen bu rekabet, İslam’ın ortaya çıkışıyla birlikte daha da derinleşti. Hz. Muhammed’in putperest düzene karşı mücadelesinin Emevi çevreleri tarafından kabul edilmediğini söyleyen Atalay, bu karşıtlığın ilerleyen yıllarda siyasi bir mücadeleye dönüştüğünü ifade etti.
“GADİR HUM’DA ALİ’NİN VELAYETİ İLAN EDİLDİ”
Atalay, Alevi inancında önemli bir yere sahip olan Gadir Hum olayına da değindi. Son Veda Haccı dönüşünde Hz. Muhammed’in kalabalık bir topluluğa hitap ederek Hz. Ali’nin konumunu ilan ettiğini belirten Atalay, bu olayın daha sonra yaşanacak tartışmaların merkezinde yer aldığını söyledi.
Atalay, Hz. Muhammed’in burada “Ben kimin mevlasıysam Ali de onun mevlasıdır” sözünü söylediğini ve Hz. Ali’nin liderliğinin ilan edildiğine inanıldığını ifade ederek, hac dönüşünde yaşanan gelişmelerin hilafet tartışmalarının başlangıcı olduğunu savundu.
“SAKİFE’DE BAŞLAYAN SÜREÇ KERBALA’YA KADAR UZANDI”
Hz. Muhammed’in vefatının ardından yaşanan gelişmeleri değerlendiren Atalay, Sakife toplantısının İslam tarihindeki kırılma noktalarından biri olduğunu söyledi. Hilafetin Hz. Ali’ye verilmemesi yönünde alınan kararların sonraki yüzyıllarda derin ayrışmalara yol açtığını belirten Atalay, bu sürecin Kerbela’ya kadar uzandığını ifade etti.
İmam Musa Kazım’a atıfta bulunan Atalay, Sakife’de atılan adımların Hz. Fatıma’dan Kerbela’ya kadar birçok acı olayın başlangıcı olarak değerlendirildiğini belirterek, tarih boyunca yaşanan zulümlerin aynı anlayışın devamı olduğunu savundu.
“ÇORUM’DAN SİVAS’A KADAR UZANAN BİR ÇİZGİ VAR”
Tarihsel olaylarla günümüz arasında bağ kuran Atalay, Kerbela’dan Çorum, Maraş, Sivas ve Gazi Mahallesi olaylarına kadar uzanan bir süreklilik bulunduğunu öne sürdü. Atalay, toplumsal ayrışmaların ve inanç temelli çatışmaların kökeninde tarih boyunca süren iktidar mücadelelerinin bulunduğunu dile getirdi.
“VAKTİDOLU MAHLASINI DOSTLARI VERDİ”
Söyleşide mahlasının hikâyesini de anlatan Atalay, geçmişte kendisine farklı mahlaslar önerildiğini ancak bunların hiçbirini benimsemediğini söyledi. Hacı Bektaş Veli’nin rüyasında kendisine “Çal Çağır” dediğini anlatan Atalay, ticari hayatı nedeniyle o dönemde bu çağrıya uyamadığını belirtti.
“Vaktidolu” mahlasının ise 1975 yılında yaşanan bir olay sonucunda ortaya çıktığını anlatan Atalay, gittiği her yerde sohbetlere dalması nedeniyle dostlarının kendisine “Onun vakti dolu, kim bilir şimdi kimlerle sohbet ediyor” dediğini aktardı. Daha sonra yapılan bir sohbet sırasında bu ifadenin mahlas olarak benimsendiğini söyleyen Atalay, “Doğduğum günden beri sohbetteyim. Boş günümü hiç ömürden saymadım” dedi.
67 kitabı bulunduğunu ve 68’inci kitabı üzerinde çalıştığını belirten Atalay, üretmenin ve paylaşmanın yaşamının merkezinde yer aldığını vurguladı. “Boş vaktim olmaz. Boş geçen günü ömürden saymam” sözleriyle yaşam felsefesini özetledi.
Fırat Altıntaş/PİRHA
Yoruma kapalı.