PİRHA- Antalya Kadın Platformu, 12. Yargı Paketi’ne ilişkin yaptığı açıklamada nafaka hakkının sınırlandırılmasına, çocuklara yönelik cezalandırıcı düzenlemelere ve LGBTİ+’ları hedef alabilecek uygulamalara tepki gösterdi. Platform adına açıklamayı okuyan Özlem Yavuz, “Kadınlar, LGBTİ+’lar ve çocuklara karşı ayrımcılık içeren bu nefret yasası paketinizi geçirmeyeceğiz” dedi.
Antalya Kadın Platformu, kamuoyunda tartışılan 12. Yargı Paketi’ne ilişkin basın açıklaması yaparak kadınların, çocukların ve LGBTİ+ bireylerin haklarına yönelik olası hak kayıplarına dikkat çekti. Platform adına açıklamayı okuyan Özlem Yavuz, nafaka hakkının sosyal adaletin bir gereği olduğunu belirterek, çocukların cezalandırılması yerine korunması gerektiğini ve LGBTİ+ haklarının insan hakları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Nafaka haktır, gasp edilemez” diyen Yavuz, iktidarın yıllardır gündemde tuttuğu yoksulluk nafakasındaki “süresiz” ibaresini kaldırmaya yönelik girişimlerin kadınların ekonomik ve sosyal gerçekliğini görmezden geldiğini ifade etti.
“NAFAKA ÖMÜR BOYU MAAŞ DEĞİL”
Nafakanın boşanma sonrası yoksulluğa düşecek olan tarafın yaşamını sürdürebilmesi için tanınmış hukuki bir güvence olduğunu belirten Yavuz, kadınların önemli bir bölümünün düşük ücretli ve güvencesiz işlerde çalıştığını ya da bakım emeği nedeniyle çalışma yaşamının dışında kaldığını hatırlattı.
Nafakanın süreyle sınırlandırılmasının binlerce kadın ve çocuğu yoksulluğa sürükleme riski taşıdığını kaydeden Yavuz, “Sorun nafakanın süresi değil; kadınların eşit istihdama erişememesi, bakım yükünün adaletsiz paylaşılması ve sosyal devlet mekanizmalarının yetersizliğidir. Kadınları koruyan hukuki güvenceleri budamak yerine, kadınları ekonomik olarak güçlendirecek politikalar geliştirilmelidir” dedi.
“ÇOCUKLAR KORUNMASI GEREKEN HAK SAHİPLERİDİR”
Açıklamada, yargı paketinde suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeler de eleştirildi. Çocuk adalet sisteminin temel ilkelerinin koruma, rehabilitasyon ve topluma yeniden kazandırma olduğunu belirten Yavuz, cezalandırıcı yaklaşımın çocukların yararına olmadığını söyledi.
Suça sürüklenen çocukların çoğu zaman yoksulluk, eşitsizlik, eğitim hakkına erişememe ve sosyal politikaların yetersizliğinin mağduru olduğunu ifade eden Yavuz, “Gerçek bir çocuk adalet sistemi cezayı değil eğitimi, intikamı değil onarımı esas almalıdır. Devletin görevi çocukları cezalandırmak değil, onları suça iten koşulları ortadan kaldırmaktır” diye konuştu.
“LGBTİ+ HAKLARI İNSAN HAKLARIDIR”
Platform açıklamasında, yargı paketinde yer alan ve “hayasız hareketler” suçuna ilişkin düzenlemelerin LGBTİ+ bireyleri hedef alabilecek şekilde uygulanabileceği yönündeki kaygılara da dikkat çekildi.
Ceza hukukunun açık, öngörülebilir ve keyfi uygulamalara kapalı olması gerektiğini belirten Yavuz, yoruma açık kavramların genişletilmesinin ifade özgürlüğü, özel hayatın korunması ve ayrımcılık yasağı açısından ciddi riskler taşıdığını söyledi.
Hiçbir yurttaşın kimliği, yönelimi ya da yaşam biçimi nedeniyle hedef gösterilmemesi gerektiğini vurgulayan Yavuz, “Hukukun görevi çoğulculuğu ve eşit yurttaşlık ilkesini korumaktır. Toplumsal barışın yolu farklılıkların suç gibi gösterilmesinden değil, herkesin temel hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınmasından geçmektedir” ifadelerini kullandı.
Açıklamanın sonunda 12. Yargı Paketi’ne karşı mücadele çağrısı yapan Antalya Kadın Platformu, “12. Yargı Paketi’nin taşıdığı riskleri görüyoruz. Kabul etmiyoruz. Kadınlar, LGBTİ+’lar ve çocuklara karşı ayrımcılık içeren bu nefret yasası paketinizi geçirmeyeceğiz” mesajını verdi.
PİRHA/ANTALYA
Yoruma kapalı.