Alevi Haber Ajansi

Almanya Alevi Kadınlar Birliği Kampı: Dayanışma ve örgütlenme vurgusu-VİDEO

PİRHA- Almanya Alevi Kadınlar Birliği’nin düzenlediği Kadın Kampı’nda siyaset, Alevi inancı, göçmen kadınların sorunları, hukuk, psikoloji ve dayanışma başlıkları ele alındı. Kadınların örgütlü mücadelesinin büyütülmesi ve Alevi kurumlarında eşit temsiliyeti güçlendirme çağrıları öne çıktı.

Almanya Alevi Kadınlar Birliği tarafından 16-17 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Kadın Kampı, Almanya’nın farklı kentlerinden gelen çok sayıda kadının katılımıyla gerçekleştirildi. İki gün süren programda siyaset, Alevi inancı, göçmen kadınların sorunları, psikoloji, hukuk ve dayanışma başlıkları ele alınırken, kadınların örgütlü mücadelesinin güçlendirilmesi yönünde önemli mesajlar verildi.
Programın açılışı AABF NRW İnanç Kurulu Başkanı Nejla Arslan Ana’nın okuduğu gulbeng ile başladı.
Açılış bölümünde konuşan Almanya Alevi Kadınlar Birliği yöneticileri ve kadın kurum temsilcileri, kadınların toplumsal yaşamın her alanında eşit ve özgür bir şekilde var olmasının önemine dikkat çekti.
Ardından Gustavsburg Cemevi Eşbaşkanı Funda Likoğulları’nın moderatörlüğünü üstlendiği panel bölümüne geçildi.

SİYASETTE KADININ ROLÜ

“Kadın ve Siyaset” başlıklı ilk panelde 24. Dönem Siirt Milletvekili Gültan Kışanak, DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, CHP İzmir Milletvekili Sevda Kılıç konuşma yaptı.

Gültan Kışanak, Almanya Alevi Kadınlar Birliği tarafından düzenlenen Kadın Kampı’nda yaptığı konuşmada kadınların toplumsal yaşamın her alanında özne haline gelmesi gerektiğini vurguladı. Kadınların erkek egemen sistem tarafından belirlenen sınırlar içerisinde tutulduğunu belirten Kışanak, eşit ve demokratik bir gelecek mücadelesinde kadınların söz sahibi olması gerektiğini söyledi.
Kadınların tarih boyunca erkek egemen zihniyetin çizdiği rota içerisinde hareket etmeye zorlandığını ifade eden Kışanak, kadın mücadelesinin temel hedefinin yaşamın her alanında kadınları yeniden söz ve karar sahibi yapmak olduğunu dile getirdi.
Alevi kurumları içerisindeki kadın çalışmalarını da değerlendiren Kışanak, cemevleri ve Alevi örgütlerinin yürüttüğü kadın mücadelesini önemli bulduğunu ifade etti. Kadınların örgütlü mücadelesinin büyümesinin toplumsal dönüşüm açısından belirleyici olduğunu vurgulayan Kışanak, Almanya’daki Alevi kadın örgütlenmesinin güçlü bir örnek oluşturduğunu söyledi.
Yüksel Mutlu, Alevi kadınların kimlik, özgürlük ve inanç ekseninde yürüttüğü mücadeleye dikkat çekti. Mutlu, kadınların Alevilik içindeki gerçek bilgiye ne kadar sahip olduğunu sorgulaması gerektiğini belirterek, özgürlük kavramının yeniden tartışılması çağrısında bulundu.
Mutlu, kadınların hem inanç alanında hem de toplumsal yaşamda daha güçlü söz sahibi olması gerektiğini belirterek, örgütlü kadın mücadelesinin büyütülmesinin önemine dikkat çekti.

ALEVİ İNANCINDA KADIN KİMLİĞİ VE KADIN OZANLARIN TARİHSEL ROLÜ

Ardından sanatçı Mercan Erzincan Alevi inancında kadın kimliği ve kadın ozanların tarihsel rolü konusunda bir sunum yaptı. Erzincan, kadınların Alevi kültürü ve müziği içerisindeki yerine ilişkin yaptığı konuşmada, bağlamanın yalnızca bir müzik aleti değil, aynı zamanda kültürel hafızanın ve ortak yaşamın önemli bir parçası olduğunu söyledi.

Kadınların kültürel üretimin merkezinde yer almasının önemine dikkat çeken Erzincan, özellikle genç kuşakların sazla, deyişlerle ve Alevi kültürüyle buluşturulması gerektiğini ifade etti.

ALEVİ ÖRGÜTLERİNDE KADININ GÖRÜNÜRLÜĞÜ
Devam eden oturumlarda Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) Başkanı Leyla Solmaz, Almanya Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) Başkanı Özgür Demir, NRW İnanç Kurulu Başkanı Nejla Arslan, AABK önceki Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, AABF Genel Saymanı Melek Şahin ve Gazeteci Elif Sonzamancı konuşmalar gerçekleştirdi.

Özgür Demir, Alevi toplumunda kadınların hala eşit bir konumda olmadığını belirterek, özgürlük mücadelesinin örgütlü bir şekilde büyütülmesi gerektiğini söyledi.
Kadınların hem yaşadıkları toplumlarda hem de kendi inanç kurumları içerisinde cinsiyetçilikle karşı karşıya kaldığını ifade eden Demir, eşitliğin olmadığı bir yerde özgürlük mücadelesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
Konuşmasında Alevi inancındaki kadın anlayışına da değinen Demir, Alevilik öğretisinin özünde kadın-erkek eşitliğinin bulunduğunu ancak bunun kurumlarda tam anlamıyla hayata geçirilemediğini söyledi.
“Canın cinsiyeti yoktur” diyen Demir, Alevi öğretisinde eşitliğin yalnızca bir temenni değil, yaşamın temel ilkesi olduğunu ifade etti. Hacı Bektaş Veli’nin “Kadın erkek farkı yoktur, eksiklik senin görüşlerindedir” sözünü hatırlatan Demir, bu yaklaşımın bir sistem tarif ettiğini belirtti.

“ALEVİ ÖRGÜTLENMESİNİN KENDİNİ YENİLEYEN BİR MÜCADELE HATTINA İHTİYACI VAR”

Leyla Solmaz, Alevi örgütlenmesinin sürekli gelişen ve kendini yenileyen bir mücadele hattına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Solmaz, geçmiş yıllardaki güçlü örgütlenme ruhunun korunması ve yeni kuşaklara aktarılması gerektiğini vurguladı.
Kadın örgütlenmesinin güçlenmesinin Alevi toplumunun demokratikleşmesi açısından da belirleyici olduğunu belirten Solmaz, mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu.
Nejla Arslan Ana, Alevilikte kadın meselesinin yalnızca bir eşitlik tartışması olmadığını, bunun aynı zamanda hakikatin fark edilmesi meselesi olduğunu söyledi.
Alevi inancında insanın cinsiyetiyle değil, “can” anlayışıyla ele alındığını vurgulayan Arslan, kadın ve erkeğin birbirinden üstün ya da eksik görülmediğini ifade etti. Dünyanın birçok yerinde kadınların hala eşitlik mücadelesi verdiğini belirten Arslan, Alevilikte ise kadının hakikatin merkezinde yer aldığını söyledi.

“CAN” SÖYLEMİ ÜZERİNDEN KADIN SORUNLARININ GÖRÜNMEZ KILINMASI

Nevin Kamilağaoğlu, kadın mücadelesi ve Alevi toplumunda kadınların yaşadığı eşitsizliklere ilişkin yaptığı değerlendirmede, inançta dile getirilen eşitlik anlayışının yaşamın pratiğinde yeterince karşılık bulmadığını söyledi.
Kadınların hala ciddi eşitsizliklerle karşı karşıya kaldığını belirten Kamilağaoğlu, yalnızca “can” söylemi üzerinden kadın sorunlarının görünmez kılınmasına karşı eleştirilerde bulundu.

Melek Şahin, kadınların yaşadığı görünmeyen duygusal yük ve manevi dayanışmanın önemine dikkat çekerek, güçlü görünmenin her zaman güçlü hissetmek anlamına gelmediğini söyledi.

Elif Sonzamancı, kadının Alevilikteki yerinin günümüzde önemli ve popüler bir araştırma alanı haline geldiğini söyledi. Sonzamancı, inançsal ve toplumsal zeminde kadını merkeze alan yaklaşımın Aleviliği önemli bir noktaya taşıdığını belirtti. Alevi inancının kadını merkeze alan bir yaklaşım tarif ettiğini ifade eden Sonzamancı, buna rağmen günümüzde kadının Alevi toplumundaki yerinin ve öneminin yeniden sorgulanır hale geldiğine dikkat çekti.

Alevi inancında sosyal yaşamın bireysellikten çok kolektif üretim ve paylaşım üzerine kurulduğunu belirten Sonzamancı, rızalık temelinde şekillenen toplum yapısının demokratik katılımın tarihsel bir biçimi olarak da okunabileceğini söyledi.

GÖÇMEN KADINLARIN KARŞILAŞTIĞI HUKUKSAL SORUNLAR

Hukukçu ve Göçmen Kadın Hakları Uzmanı Dr. Esma Çakır Ceylan, göçmen kadınların karşılaştığı hukuksal sorunlar üzerine sunum yaptı. Kadınların sosyal haklara erişimi, şiddet karşısında hukuki destek mekanizmaları ve dayanışma ağlarının önemi vurgulandı.
Ardından Prof. Dr. Aslı Aydın Özdemir, kadın, yasa ve psikoloji ilişkisi üzerine bir sunum gerçekleştirdi.

WORKSHOPLARDA ORTAK ÇÖZÜM ÖNERİLERİ TARTIŞILDI

Programın ikinci bölümünde katılımcılar dört ayrı çalışma masasında bir araya geldi. “Alevi kurumlarında kadın”, “Göçmen kadınlar ve hukuksal haklar”, “Manevi destek ve dayanışma” ile “Kadın, yasa ve psikoloji” başlıklı workshoplarda kadınların yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri tartışıldı.

Etkinliğin sosyal program bölümünde sanatçı Gülcan Yalnız sahne aldı.

PİRHA/ALMANYA

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.