Alevi Haber Ajansi

Aktivist Çağrı Sert: Gülistan Doku davası Dersim’de sonuçlandırılmalı-VİDEO

PİRHA- Aktivist Çağrı Sert, Gülistan Doku dosyasının Erzurum’a taşınmak istenmesine tepki göstererek, davanın Dersim’de sonuçlandırılması gerektiğini söyledi. Dosyanın başka bir ile gönderilmesinin süreci uzatacağını ve delillerin örtbas edilmesi riskini artıracağını belirten Mert, “Bu davanın zamana yayılarak unutturulmak istendiği kuşkusunu taşıyoruz” dedi.

Gülistan Doku davasının Erzurum’a taşınmak istenmesine ilişkin konuşan kadın aktivist Çağrı Sert, dosyanın yıllardır kadın örgütlerinin mücadelesi sayesinde gündemde tutulduğunu belirterek, davanın olayın yaşandığı Dersim’de sonuçlandırılması gerektiğini söyledi.

PİRHA’ya değerlendirmelerde bulunan Sert, Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020 tarihinde Dersim’de kaybolduğunu hatırlatarak, geçen altı yıllık süreçte kadın örgütlerinin mücadeleyi sürdürdüğünü vurguladı.

“Gülistan Doku Dersim’de 5 Ocak 2020’de kayboldu ve aradan geçen 6 yıl boyunca kadın örgütleri hiçbir şekilde ‘Gülistan Doku nerede?’ diye sormaktan vazgeçmedi. Bu ısrarlı takip sayesinde bugün birtakım gelişmeler kaydedilmiş durumda” dedi.

“DERSİM’E ATANAN KADIN SAVCIYLA DOSYANIN SEYRİ DEĞİŞTİ”

Dersim’e atanan Cumhuriyet Savcısı Ebru Cansu’nun göreve başlamasının ardından dosyada önemli gelişmeler yaşandığını belirten Sert, “Kadın savcı Ebru Cansu geldikten sonra yeni bir ekip kurdu. Kurduğu ekip sayesinde dosyada olmadığı söylenen kayıtların aslında dosyada olduğu görüldü. Çok daha önce ortaya çıkabilecek birçok bilgi ve belge gün yüzüne çıkmaya başladı. Bu nedenle soruşturmanın seyri değişti” diye konuştu.

ABD’de bulunan ve soruşturmada itirafçı olarak adı geçen Umut Altaş’ın Türkiye’ye iadesinin kesinleştiğini belirten Sert, “Umut Altaş, Gülistan Doku’nun gömüldüğü yeri bilmediğini ancak faili tanıdığını ve bu konuda bilgi verebileceğini söylüyor. Türkiye’ye geldikten sonra yeni bilgilerin ortaya çıkması mümkün olabilir” dedi.

“GÜLİSTAN DOKU DAVASI ERZURUM’A TAŞINIRSA BİRÇOK VERİ ÖRTBAS EDİLEBİLİR”

Dosyada önemli gelişmeler yaşanırken davanın Erzurum’a taşınmak istenmesinin kaygı verici olduğunu dile getiren Sert, bunun birçok verinin örtbas edilmesine yol açabileceğini söyledi.

“Dosyada olanlar çok açık ve net şekilde ortada. Dosya buraya kadar gelmişken, Dersim’de sonuçlandırılması süreci hızlandırabilecekken, bunu yapmak yerine Erzurum’a göndermek gerçekten süreci uzatmak anlamına geliyor. Bir sürü bürokratik engelle bu konu zamana yayılabilir. Üstelik adli tatil de araya girecek. Bu nedenle davanın örtbas edilmek ve unutturulmak istendiği kuşkusunu taşıyoruz” ifadelerini kullandı.

“GÜLİSTAN DOKU DOSYASI BİRÇOK KADIN CİNAYETİNİN ÇÖZÜMÜNDE ANAHTAR ROL OYNAYABİLİR”

Gülistan Doku dosyasının yalnızca bir kayıp dosyası olmadığını belirten Sert, davanın aydınlatılmasının birçok kadın cinayetinin çözümü açısından da kritik öneme sahip olduğunu söyledi.

“Gülistan Doku cinayetinin aydınlatılması hem bir kadın cinayetinin ortaya çıkarılması açısından hem de iktidara yakın kişilerin veya idari mekanizmaların devreye girdiğinde soruşturmaların nasıl etkilenebildiğini göstermesi açısından çok önemli. Delillerin nasıl yok edildiği bazı bilgilerin nasıl saklandığı ya da davanın çözümünü sağlayacak verilerin nasıl ortadan kaldırılabildiği konusunda bu dosya çok kilit bir dava” dedi.

Davada adı geçen kişilere ilişkin bugüne kadar herhangi bir yaptırım uygulanmadığını da ifade eden Sert, “Eski Tunceli Valisi, onun oğlu ve bazı yerel yöneticilerle ilgili iddialar yıllardır gündemde olmasına rağmen yeni bir savcı göreve başlayana kadar isimleri bile yeterince gündeme gelmedi” diye konuştu.

“ADALETE OLAN GÜVENİN YENİDEN TESİS EDİLMESİ İÇİN DOSYA AYDINLATILMALI”

Toplumun adalete ve yargıya olan güveninin ciddi şekilde zedelendiğini belirten Sert, Gülistan Doku davasının aydınlatılmasının bu güvenin yeniden tesis edilmesi açısından önemli olduğunu vurguladı.

“Bu yalnızca failin bulunması meselesi değil. Delilleri saklayan, kayıtları yok eden ya da soruşturmanın ilerlemesini engelleyen kim varsa ortaya çıkarılmalı. Bir başhekim olabilir, faili korumaya çalışan bir yakını olabilir, hiç fark etmez. Herkes hesap vermeli” dedi.

Davanın Erzurum’a taşınmasının aile açısından da yeni mağduriyetler yaratacağını ifade eden Sert, “Ailenin oraya gidip gelmesi, süreci takip etmesi imkanlar açısından ciddi sorunlar yaratabilir. Bu nedenle bu karar yanlış bir adımdır” ifadelerini kullandı.

“DAVA DERSİM’DE SONUÇLANDIRILMALI”

Olayın yaşandığı yerin Dersim olduğunu hatırlatan Sert, davanın da burada sonuçlandırılması gerektiğini söyledi.

“Asıl olan olayın yaşandığı yerde yargılamanın yapılmasıdır. Bu nedenle Gülistan Doku dosyası Dersim’de sonuçlandırılmalıdır. Dosyanın başka bir ile gönderilmesi olayı zamana yaymak, unutturmak ve örtbas etmek anlamına gelir. Bir an önce fail bulunmalı ve yargı önüne çıkarılmalıdır.”

Kadın cinayetlerinde verilen indirimli cezaların failleri cesaretlendirdiğini ifade eden Sert, “Türkiye’de kadın cinayetlerinde faillerin çeşitli indirimlerden yararlandığı yönünde güçlü bir algı oluşmuş durumda. Bu durum kadınlara yönelik şiddeti caydırmıyor” dedi.

“KATİL BULUNURSA DİĞER DOSYALAR İÇİN DE EMSAL OLUR”

“Eğer Gülistan Doku’nun katili ya da katilleri bulunur ve bu sürecin uzamasına neden olan herkes gerçekten caydırıcı cezalar alırsa, diğer kadın cinayetlerinin aydınlatılmasının da önü açılır. Toplumdaki ‘Bu cinayeti işlerim ve yanıma kalır’ algısı kırılır” diyen Mert, dosyanın emsal niteliğine dikkat çekti.

Son olarak şüpheli kadın ölümlerine değinen Sert, “Bugün artık her kadın ölümü bizim açımızdan şüpheli bir ölüm olarak değerlendiriliyor. Biz sadece bireysel ölümlerin değil, o ölümlere yol açan süreçlerin de araştırılmasını istiyoruz. Bu süreçlerde adı geçen kişiler asker olabilir, emniyet mensubu olabilir, yerel yönetici olabilir ya da iktidara yakın çevrelerden biri olabilir. Kim olursa olsun soruşturulmalı ve hak ettiği cezayı almalıdır” dedi. Mert son olarak, “Tam da bu nedenle Gülistan Doku dosyası çok önemli. Bu dosya uzatılmadan, başka bir yere taşınmadan, aileyi daha fazla mağdur etmeden bulunduğu yerde sonuçlandırılmalı ve failler hak ettikleri cezaları almalıdır” diye belirtti.

Cebrail ARSLAN/ANTALYA

 

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.