Alevi Haber Ajansi

Elbistan Toprakhisar Köyü’nde tarih kokan ev-VİDEO

PİRHA – Üç kuşağa ev sahipliği yapan, eski yayıktan çakmağa, elli yıllık el işlemesi halılardan bakır tabaklara kadar çok sayıda eşyanın bulunduğu ev müze özelliği taşıyor. Yazın bu evde kalan Tacim Yıldız, eskiden kalan hiçbir şeyi atmamış. “İçinde büyüdüğüm, yokluk çektiğim bu evin o tarihini yaşatmaya çalıştım” diyor.

Haberin videosu

Maraş Elbistan’a bağlı Toprakhisar Köyü’nde Mehmet ustanın yaptığı konak ve içindekiler adeta müze özelliği taşıyor. Eskiden köylerde kullanılan eşyaların bir araya getirildiği ev, 1958 yılından bu yana gelecek kuşakları ağırlamaya devam ediyor.

Şimdilerde çocukları ile birlikte yazın bu evde kalan Tacim Yıldız, eskiden kalan hiçbir şeyi atmamış. “İçinde büyüdüğüm, yokluk çektiğim bu evin o tarihi yaşatmaya çalıştım” diyor.

KAYBOLMAYA YÜZ TUTMUŞ EŞYALAR

Yıldız, Mehmut usta ile birlikte babası, amcaları ve birkaç komşusu ile yaptıkları bu evi gelecek kuşaklara aktarmak istediğini söylüyor. Yıldız sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Yarın benim torunlarım, eşim ve dostum geldiğinde bu ne dediklerinde onlara tüm bunları anlatmak istiyorum. Benim yaşıtlarım zaten benim yaşadıklarımı biliyor. Ben geçmişine sahip çıkan birisiyim. Evin içinde olan eski yıllara ait bu tarih niteliğindeki eşyaların bir kısmı bana ait bir kısmını arkadaşlarım getirdi bir kısmını ise para ile satın aldım. Çünkü bunlar kaybolmaya yüz tutup unutuluyor. Bunları götürüp karşılığında alüminyum ve naylon eşyalar alıyorlar. Ancak ben bunları ileriye taşımak ve geçmişimi anlatmak için toplayıp sakladım. Herkes para buldu. Herkes ayrı ortamlara gitti. Ancak herkes isteyerek gitmedi. Çünkü kimse memleketine hasret kalmak istemez. Ama para her şeyi yaptırdı.”

“TEKNOLOJİ İŞ GÜCÜNÜ AZALTIYOR FAKAT ÇOK ŞEYİ DE GÖTÜRÜYOR”

Günümüzde teknolojinin etkisi çok fazla. Eskiden radyolar varken şimdilerde bilgisayarlar, telefonlar bütün ihtiyaçlara cevap veriyor. Tacim Yıldız da teknolojinin insanın iş gücünü azaltığını ancak çok şeyini de götürdüğünü düşünüyor. Bunu da şu cümlelerle dile getiriyor:

“Eskiden bir radyomuz vardı. Onu da rahmetli Tacim Amcam getirdi. Akülüydü ama biz bilmiyorduk. Ondan sonra pilli radyolar çıktı ve eski radyolar atıldı. Plaklar ve gramofonları yaşlılar getirir çalardı. Eskiden köy evlerine toplanır Mustafa Yıldız adında bir amcamız vardı ve hafızası çok güçlüydü. O gelince herkes ona ‘Mustafa ajanslarda ne var’ diye sorardı. Rahmetlik Mustafa Yıldız amcam her şeyi birebir anlatırdı. Ancak şimdi her şey değişti. Şimdi bilgisayarlar çıktı radyolar gitti. Bence teknoloji insanın iş gücünü azaltarak çok şeyini götürdü.”

“ATAMIN YURDU DİYE YIKMADIM”

Üç kuşağa ev sahipliği yapan ve müze özelliği taşıyan evde doğan ve yaşamını sürdüren hakikatçi Tacim Yıldız evle ilgili anılarını anlattı.

“Eskiden marangoz filan yoktu keser ve bıçkı ile evin üstleri yapılırdı. Bu ev atamın yurdu diye yıktırmadım. Bu evde babamın, annemin, dedemin ve amcamın anıları vardı. Yoksa yıkıp beton ev yapabilirdim. Şimdi torunum ve gençler geldiğinde amca bu evdeki eşyalar kokuyor diyor. Evdeki eşya ve halılar bakır ve yünden oluştuğu için kokmak zorunda. Çocuk kokuyu görmemiş bilmiyor. Ama benim için fark etmiyor. Çünkü ben burada kalkıp burada oturuyorum ve yatıyorum. Bağı bu şekilde kurmak istiyorum. Bazı gençlerde gelip resim çekiyor ve hayran kalıyor.”

ESKİ YAYIKTAN ESKİ ÇAKMAĞA KADAR ÇOK SAYIDA ESKİ EŞYA 

Evde, eski tahta yayık, elli yıllık el işlemesi halılar, 70-80 yıllık yastıklar, eskiden cam, pencere yapmak için rende, halı yapma makinası, fotoğraf makinası, eski çakmak, eski kapı kilidi gibi bir çok eşya bulunuyor.

Semra ACAR/Sevim KAHRAMAN

MARAŞ

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak