Alevi Haber Ajansi

Adana Alevi Platformu: Alevilerin yaşam hakkı hiçbir siyasi pazarlığın konusu yapılamaz

PİRHA- Adana Alevi Platformu, Suriye’de Alevi işçilere yönelik düzenlenen silahlı saldırı ve katliamları protesto ederek, “İnsan yaşamının değeri kimliğe ve inanca göre değişmez. Alevilerin, Sünnilerin, Hristiyanların, Dürzilerin; Arapların, Kürtlerin ve Suriye’de yaşayan bütün toplulukların eşit haklarla, korkmadan yaşayabildiği bir gelecek istiyoruz. Alevilerin yaşam hakkı hiçbir siyasi pazarlığın konusu yapılamaz. Bir halkın acısını görmezden gelerek kalıcı barış kurulamaz” dedi.

30 Eylül 2026 akşamı Suriye’nin Humus kırsalında, Misyaf Köprüsü yakınlarında, işlerinden evlerine dönen Alevi işçi ve mühendisleri taşıyan araç silahlı saldırıya uğradı. Saldırıda 7 kişi katledildi, 4 kişi yaralandı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, araçta Alevi çalışanların bulunduğunu bildirirken, kamuoyuna yansıyan ilk resmi açıklamalarda saldırganların kimliklerinin henüz belirlenemediği belirtildi.

Adana Alevi Platformu, yapılan saldırıyı kınamak amacıyla Selman-ı Pak Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yaptı. Adana Emek ve Demokrasi Güçlerinin destek verdiği açıklamada konuşan Arap Halkı Alevileri Dayanışma Derneği (AHAD DER) Başkanı Hamit Karaoğullarından, saldırıların durdurulmasını istedi.

“ACILARI ACIMIZDIR”

Açıklamada, ortak basın metnini Adana Alevi Platformu Dönem Sözcüsü Serkan Taşan okudu. Yapılan saldırının, Alevilerin can güvenliğine ilişkin kaygıların ne kadar yakıcı olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirten Taşan, “İnsanların işe giderken, evlerine dönerken ve yaşadıkları topraklarda gündelik hayatlarını sürdürürken ölüm korkusu taşıması kabul edilemez. Onların acısı bizim acımızdır. Yaşamlarını, inançlarını ve kendi topraklarında güven içinde yaşama haklarını savunmak ortak sorumluluğumuzdur” dedi.

“AÇIK VE DENETLENEBİLİR SORUŞTURMALAR YÜRÜTÜLMELİ”

Taleplerinin hukuk, adalet, eşitlik ve yaşam hakkının korunması olduğunun altını çizen Taşan, “Hiçbir halkı, inancı veya mezhebi topluca suçlamıyoruz. Suçların bireysel sorumluluğunun ortaya çıkarılmasını, saldırıları gerçekleştirenlerin ve sorumluluğu delillerle belirlenenlerin adalet önünde hesap vermesini istiyoruz. Şam yönetimi, Aleviler başta olmak üzere Suriye’de yaşayan bütün halkların ve inanç topluluklarının can güvenliğini ayrım gözetmeden sağlamakla sorumludur. İnsanların korunması için etkili önlemler alınmasını, saldırılar hakkında kamuoyuna açık ve denetlenebilir soruşturmalar yürütülmesini talep ediyoruz” diye belirtti.

“YAŞAM HAKKI KORUNMALIDIR”

İnsanların inançları veya kimlikleri nedeniyle hedef gösterilmesine karşı etkili önlemler alınması çağrısında bulunan Taşan, “Hiçbir sivil evinden, köyünden ve tarihsel olarak yaşadığı coğrafyadan ayrılmaya zorlanmamalıdır. Yerinden edilenlerin gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüş koşulları oluşturulmalıdır. Bağımsız gözlem ve soruşturma mekanizmalarının çalışmasını sağlayın. İnsani yardımın ihtiyaç duyan bütün topluluklara ayrım gözetmeden ulaşması için sorumluluk üstlenin. Siyasi ve diplomatik ilişkilerinizde yaşam hakkının korunmasını açık bir öncelik haline getirin” şeklinde ifade etti.

“ALEVİLERİN YAŞAM HAKKI HİÇBİR SİYASİ PAZARLIĞIN KONUSU YAPILAMAZ”

Alevilerin güvenliğinin, yalnızca Alevilerin omuzlarına bırakılamayacağına dikkat çeken Taşan, “İnsan yaşamının değeri kimliğe ve inanca göre değişmez. Alevilerin, Sünnilerin, Hristiyanların, Dürzilerin; Arapların, Kürtlerin ve Suriye’de yaşayan bütün toplulukların eşit haklarla, korkmadan yaşayabildiği bir gelecek istiyoruz. Alevilerin yaşam hakkı hiçbir siyasi pazarlığın konusu yapılamaz. Bir halkın acısını görmezden gelerek kalıcı barış kurulamaz” ifadelerine yer verdi.

PİRHA/ADANA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.