Alevi Haber Ajansi

15. Geleneksel Samut Baba Anması’ndan barış mesajı: Aleviler asla barışa karşı değil- VİDEO

PİRHA – 16. Geleneksel Samut Baba Türbesi anması yoğun katılımla gerçekleşti. Anma programında konuşan ABF Başkanı Mustafa Aslan, Alevilerin birlikte yaşama önem verdiklerini belirterek, “Alevilerin Türkiye’de barışa karşıymış gibi algı yaratanlara Samut Baba’nın huzurunda tekrar bir kez daha hatırlatmak istiyoruz herkes haddini bilsin. Zulüm görmüş, yok sayılmış, inkar edilmiş, her türlü asimilasyon politikalarına maruz bırakılmış Alevilerin barış ve demokrasiye karşı çıkması mümkün değil. Ancak ve ancak bundan nemananların olduğunun herkesin bilmesi lazım” dedi. 

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Urla Belediye’sinin desteğiyle düzenlediği 15. Geleneksel Urla Samut Baba Anma Töreni bugün gerçekleşti.

Anmaya ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Yeni Parti Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, çok sayıda dernek, cemevi ve yurttaş katıldı.

“HER OCAK, DERGAH GEÇMİŞ İLE GELECEK ARASINDAN KÖPRÜ KURUYOR”

15. Geleneksel Samut Baba Anması saygı duruşu ile başladı ardından Baba Mansur Ocağı Piri Ali Tekin’in gülbengiyle çerağ uyandırıldı. İlk olarak söz alan AKD Urla Zeytinalan Cemevi Şube Başkanı Hasan Tatar, 15. Geleneksel Samut Baba Anma buluşmasının köklere, inanca ve hakikat yoluna yeniden yüzünü dönmek olduğunu söyledi. Tatar, ziyaret edilen her dergahın, türbenin, ocağın geçmiş ile gelecek arasından bir köprü kurduğuna dikkat çekti.

Son olarak Tatar, “Bizim yolumuz kinin nefretin ve zulümün yolu değildir. Bizim yolumuz kardeşliğin, adaletin ve hakikatin yoludur.Adaleti savunmaya, barışçıl her türlü değerler üzerine söz söylemeye sözümüzü tutmama söz verdik” dedi.

“HAYALİMİZ KİMSENİN DIŞLANMADIĞI EŞİT ÖZGÜR BİR TÜRKİYE”

Yeni Parti Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı, barışın, kardeşliğin, dayanışmanın ve farklılıklarımızla bir arada yaşamanın en güzel örneğinin Urla ilçesi olduğunu söyledi.

Balkan, halkların bir arada yaşamasının önemine vurgu yaparak, şunları söyledi:

“Bugün olduğu gibi yarın da buranın zengin, kültürel mozaiğinin başka bir parçası olan Alevi Bektaşi kültürünün önemli değerlerinden biri olan Samut Baba’nın manevi mirası etrafında buluşuyor. Bence Urla’yı farklı özel kılan tam da budur. Farklılıklarımızın ayrışma sebebi değil, ortak zenginliğimiz olarak gelebilmek. Birbirimizin inancına, kültürüne ve yaşama biçimine saygı gösterebilmek. Çünkü bir kentin gerçek zenginliği yalnızca sahip olduğu doğal güzelliklerle değil, insanların birbirine gösterdiği ve kurduğu gönül bağında saklıdır.  Birlikte yaşamak mümkündür hem de birbirimize benzemeden kendi inancımızı özgürce yaşarken başkasının inancına saygı duyarak yaşamak. Kendi kültürümüzü yaşatırken başka kültürlerini de yaşamasına alan açarak yaşamak. Işte cumhuriyetimizin ve laiklik ilkesinin bize sunduğu en önemli değerlerden birisi de budur. Laiklik insanların inançlarını ortadan kaldırmak değil herkesin kendi inancını özgürce yaşayabilmesini ve devlet karşısında eşit yurttaş olabilmesinin güvencesidir. Bizim ödediğimiz Türkiye de budur. Kimsenin inancı, kimliği, mezhebi ya da yaşam biçimi nedeniyle kendisini dışlanmış hissetmediği, herkesin eşit özgür onurlu bir yurttaş olarak yaşadığı bir Türkiye’dir.”

“CEMEVLERİ ALEVİLERİN İBADETHANESİDİR”

Alevilerin inanç merkezleri olan cemevlerinin hala ibadethane statüsüne kavuşmaması eleştiren Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz da, “Bu dergahlar, bu türbeler, bu inanç mekanları, bu ibadethaneler biz Alevilerin. Evet hala inancımız tanınmıyor hala devlet nezdinde anayasal statüye kavuşmamış durumda. Hala cemevleri ibadethane statüsüne kavuşmamış durumda olsa da binlerce yıldır bu ülkenin topraklarında Alevilerin izi var.  Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşunda Alevilerin izi var” diye konuştu.

Bu ülkede laiklik ve demokrasi için mücadele etmeye devam edeceklerini belirten Yılmaz, Samut Baba ve daha nicelerinin Alevi inancının mihenk taşı olduğunu, bu anlamda belediyenin Samut Baba Türbesi’nin Alevilere teslim edilmesi için çağrı yaptı.

“200 YILDIR BİR DERGAHLARIMIZA KAYYUM ATANDI”

Hacı Bektaş Veli Dergahı’na kayyım atanmasının iki yüzüncü yılında olduklarını kaydeden Yılmaz, “İki yüzyıl önce dergahımıza devlet müdahale etmiş ve bizim inancımızdan olmayan tarikatlara burası teslim edil. Bugün Hacı Bektaş Dergahı’nın avlusunda cami var. Dolayısıyla bizi başkalaştırmak, değiştirmek, dönüştürmek bugünün işi değil iki yüzyıl öncesinden beridir bu böyle. Bu inanç merkezleri bu ibadethaneler bizimdir. Devlet her ne kadar kabul etse de etmese de mücadelesini yürütmeye devam edeceğiz. Fakat şunu herkes bilmelidir; cem ibadetimiz, cemevleri ibadethanemizdir” ifadelerini kullandı. 

“DERHAGLARIMIZI, TÜRBELERİMİ ASLA BOŞ BIRAKMAYALIM”

 Kültür Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’na tepki gösteren Yılmaz, devletin Hacı Bektaş Dergahı’nı istila etmeye çalıştığını, alternatif alma programları yapmaya çalıştıklarını söyledi. Yılmaz, “Sizler bu mekanlara sahip çıkmazsanız o boşluğu onlar doldur. O yüzden dergahlarımızı, inanç mekanlarımızı, türbelerimizi asla boş bırakmayalım. Asla egemenlere teslim etmeyelim. Bu başkanlık özellikle Hacı Bektaş Türbesi’nde alternatif program yapıyor ve şöyle bir yol izliyor, insanların boynuna birer yaka kartı takıyor. Özellikle Anadolu’nun en ücra köşesinde inancını masumca yaşayan, itikatla yaşayan canlarımızı hedef alıyorlar. Çünkü dostlar hiç kimse gittiği bir cemevinin tabelasına bakmaz. Cemevi cemevidir, ibadethane ibadethanedir bizim için. Fakat o tabelaların altında aslında çokça asimilasyon politikası maalesef uygulanıyor. İşte tam da Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı buraya hizmet ediyor. Yaka kartını satıyor. Beş yıldızlı otellerde konaklattırıyor. Ceplerine harcı raf koyuyor. Ve Alternatif düzenlediği Hacivat Bektaş etkinliklerine, avlanması etkinliklerine insanları götürmeye çalışıyorlar” diye konuştu.

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan ise, Alevilerin çok kimlikli çok dilli yapısının bu ülkenin zenginliği olduğunu belirterek, “Bu ülkede birliği, beraberliği, kardeşliği ancak Öyle gerçekleştirebiliriz. Biz birilerini kendimize benzeterek birilerini yok sayarak inkar ederek birlik sağlamamız söz konusu olamaz” dedi.

“Alevilerin mekanlarında Alevilere bir hizmet götürürken bir lütuf olarak görmemesini rica ederim” diyen Aslan, Alevilere hizmetin Alevilerin hakkı olduğunun altını çizdi.

Ülkeyi yönetenlerin Alevilerin inancını yok saydığını belirten Aslan, “Alevilerin inancını yok sayıyorlar, inkar ediyorlar. Değiştirip, dönüştürüp teslim almaya çalışıyorlar. Terbiye etmeye çalışıyorlar. Hatta zaman zaman hadlerini aşarak inancını tarif etmeye ve tanımlamaya çalışıyorlar ya da başka etnik kimlikleri. Bizim kimsenin bizi tarif etmeye, tanımlamaya değil bizim bu toprakların kadim inancı olduğumuzu kabul etmelerini bekliyoruz” dedi.

“BARIŞ SÜRECİ ENGGELNMEYE ÇALIŞILIYOR, HERKES HADDİNİ BİLSİN!” 

Türkiye’de yaşanan barış sürecine değinen Mustafa Aslan, özellikle son dönemlerde Alevilerin barış sürecine karşı olduklarına dair bir algı oluşturulduğunu belirterek, şunları dile getirdi:

“Bugün Türkiye bir süreç yaşıyor. Son dönemlerde özellikle bu sözü de Alevi canlara söylemek lazım. Türkiye’de yaşanan anti demokratik uygulamalara karşı Alevilerin kendi inançlarını düstur ederek bu bu anti demokratik uygulamalara karşı demokrasi mücadelesinin yanında olmalarından başka çareleri yok. Alevilerin Türkiye’de barışa karşıymış gibi algı yaratanlara Samut Babanın huzurunda bir kez daha hatırlatmak istiyoruz; herkes haddini bilsin.

Zulüm görmüş, yok saymış, inkar edilmiş, her türlü asimilasyon politikalarına maruz bırakılmış Alevilerin barış ve demokrasiye karşı çıkmaz. Ancak ve ancak bundan nemananların olduğunun herkesin bilmesi lazım. Aleviler asla barışa karşı değil asla demokrasiye, eşitliğe, özgürlüğe karşı değil. Çünkü bu topraklarda her türlü zulmü yaşadılar. Bu sürecin mutlaka ve mutlaka demokrasiyle taşlanmaya ve toplumsallaşmaya ihtiyacı var.

Geçmişte yaşadığımız ve yaşatılan acıları referans göstererek bu ülkede bir barış sağlanmayacağını herkesin bilmesi lazım. Biz barışın onurlu ve toplumsal olması gerektiği üzerine defalarca söz kurduk. Barış, eğer bu ülkede yaşayan kurdun kuşun hakkını ona teslim ederseniz, Alevinin hakkını Alevi’ye, Kürt’ün hakkını Kürde, Türk’ün hakkını Türk’e inananın ve inanmayan hakkını kendilerine teslim ederseniz işçinin, emekçinin alın terini, hakkını ona teslim ederseniz ancak bu ülkede barış, toplumsallaşır.

Sadece’ Kürt kardeşlerimizle barışıyoruz’ demekle bu barış toplumsal bir barış olmaz. Bu topraklarda çatışmanın, kanın durması, saldırının sonlandırılması değerli, kıymetlidir. Ama bu geçmişte birilerine acı yaşatılarak yapılan zulmün karşısında durmaya ihtiyacımız var.”

“ANAYASAYI TANIMAYAN İKTİDARA KARŞI MÜCADELE EDECEĞİZ”

Alevilerin bu ülkede eşitlik, özgürlük ve demokrasi istediğini kaydeden Aslan, mücadele çağrısı yaparak şunları söyledi:

“Ülkeyi yönetenlerin ülkeyi getirmiş olduğu durum ortada. Her türlü hukuksuzluk had safhada. Seçilenlerin nasıl baskı altında olduğu baskıya boyun eğmeyenlerin yeri tutsak edildiği, görevden alındığı, uzaklaştırıldığı her türlü hilesizlikle kazanamadığı halkın iradesini kazanamayarak elde edemediklerini, zorla hukuksuzla elde ettiklerini ortada. Anayasa diye bir şey tanımayan bir iktidarla karşı karşıyayız. Toplumun farklılıklarına tahammül edemeyen bir iktidarla karşı karşıyayız. Düşüncesini, fikrini özgürce söyleyenlere karşı baskının zulmü ne durumda olduğunun farkındayız. O Zaman bu antidemokratik uygulamalara karşı bu tek adam rejimine karşı hepimize bir görev düşüyor. Laiklikten yanaysak demokrasiden yanaysak özgürlükten ve eşitlikten yanaysak herkesin düşüncesi kendi düşüncesidir. Bir arada yaşamayı kendinize düstur edin diyorsak o zaman oturup seyretmeyeceğiz. Mücadele edeceğiz, sahipleneceğiz.”

AKD Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz’ın Samut Baba Türbesi’nin Alevilere verilmesi çağrısına Yeni Parti Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan’ın bu talebin karşılanması için Pazartesi önerge vereceğini söyledi.

Konuşmaların ardından semah dönüldü, deyişler söyledi. Anma sanatçı Aynur Güneş ve Nebi Yaşar’ın söylediği deyişlerle son buldu.

PİRHA/İZMİR

 

 

 

 

 

 

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.