Alevi Haber Ajansi

Zeynel Can: Altan Tan akıl tutulması yaşıyor!-VİDEO

PİRHA-Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, Altan Tan’ın Alevilerle ile solcuları barışa engel olarak göstermeye çalıştığını ifade ederek, “Tek engel buymuş başka bir engel yokmuş gibi bir yaklaşımı bir akıl tutulmasıdır. Bugün olması gerekenin evrensel insan hakları ve hukuk çerçevesinde halkların ortak bir arada yaşamasını kolaylaştıracak hukuksal, siyasal zeminin hazırlanmasıyla mümkün olacaktır” dedi.

 

Gazeteci Kemal Öztürk, NTV canlı yayınında, ”Öyle hikayeler dinledim ki orda, bu Sednaya Hapishanesinde. Orada çalışmış çöpçüyü bile assalar. kurşuna dizseler yeridir dersiniz. Öyle korkunç hikayeler. O Afrin’de, İdlib’te, Halep kırsallarında öylesine korkunç hikayeler dinledim ki, kurşuna dizmeden çocuk ölümüne kadar. ‘Bu Nusayrilerin hepsini katletseler yeridir’ diyesiniz geliyor”” şeklindeki ifadeleri ile Saadet Partili Altan Tan’ın tv programında sarf ettiği, “Alevisiz Aliler” ve “Siyasal Aleviliği kastediyorum. Onların topyekûn İslami kesimle ve Tayyip Erdoğan’la bir hesaplaşması var. Bu kesim Menderes’le de, Özal’la da, Erbakan’la da kavga etti. Özünde İslam’la bir hesaplaşmaları var” sözlerine tepkiler yükselmeye devam ediyor.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, Altan Tan’ın sözlerine tepkisini dile getirdi. Tan’ın tarikatçı bir gelenekten geldiğini solcular ve Aleviler üzerine sürekli açıklamalar yaptığını belirten Can, “Altan Tan HDP’ye pazarlıkla gelen bir adamdı. Partiden ayrı duran bir yapısı vardı ve orada sürekli kendince o temsiliyete dayanarak açıklamalar yapıyordu” dedi.

“AHMET TAN’IN ALEVİLERE YÖNELİK SÖYLEMİ İDRİS-İ BİTLİSİ ANLAYIŞIN BİREBİR YANSIMASIDIR”  

Altan Tan’ın Alevilerle ile solcuların barışa engel olarak göstermeye çalıştığını ifade eden Can, “Tek engel buymuş başka bir engel yokmuş gibi bir yaklaşımı bir akıl tutulmasıdır. Aynı zamanda Dem Parti Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları ve Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in Alevi oluşlarına bağlayan bir yaklaşım var. Halbuki DEM Parti gibi siyasal ve ideolojik bir partide parti disiplini çok temel ve esastır. Dolayısıyla kendi kafalarından açıklama yapmaları mümkün değil. Bu partinin aslında resmi görüşlerini de dile getiren bir açıklama” olduğunu belirtti.

“DEM PARTİNİN BARIŞ SÜRECİNDEKİ TUTUMU OLUMLU VE TUTARLI”

DEM Parti’nin başından beri barış sürecindeki gelişmelere olur veren bir tutum içerisinde olduğunu belirten Can, “DEM Parti sürekli ve düzenli olarak içe yönelik de sürekli olumlu adımların atılması noktasında gazetecilere, belediyelere yönelik kayyum atamalarına, Selahattin Demirtaş’a yönelik olumlu adımlar atılması yönünde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) kararlarının uygulanmasına yönelik sürekli açıklamalarda bulunmuştu” dedi.

“AİHM’İN OSMAN KAVALA KARARININ YAŞAMA GEÇİRİLMESİ BARIŞ SÜRECİNE CİDDİ KATKI SUNABİLİR”

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Türkiye’yi bir kez daha AİHM kararlarına uymaya ve Osman Kavalayı derhal serbest bırakmaya çağırdığını hatırlatan Can, “Karar verildi bunu uygulayın. Ama AİHM kararının tersine Mehmet Uçum ne diyor? ‘Avrupa Konseyi’nden ayrılalım. Bize ayak bağı oluyor’ diyor. Bu açıklamaların iktidar yönünden sürecin ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösteriyor. Halbuki bu karar onların ayağına da gelmiş bir pastır aslında. Aslında yumuşamaya demokratik açılımlara yönelik olarak adımları da atıyoruz artık bundan sonra bu konularda da herkes müsterih olsun demeleri lazım” diye belirtti.

“İKTİDAR İNTİKAMCI BİR YAKLAŞIM İÇERİSİNDE”

İktidarın intikamcı bir yaklaşım içerisinde olduğunu belirten Can, şunları dile getirdi:

İntikamcı bir yaklaşımla hedefe aldıkları insanları ısrarla hukuksuz bir şekilde içeride tutuyorlar. Evrensel hukuka dayanmadan kanuni anlamda ona kendince bir mesnet yaratıyorlar, bir bahane, bir gerekçe buluyorlar. Hukukçuların deyimiyle bakıldığında tutuklamayı gerektirmeyecek suçlar. Ama buna rağmen tutukluyorlar. Hani hâkim sonra dedi ya tuttuk işte. İçeride de kaldı. Artık bu tutuksuz yargılanır dediğinde de kendince başka bir gerekçeyle yeniden tutukluyorlar.

AKP’ ve Altan Tan gibiler bilmem kaç yüz yıllık İdris-i Bitlislilerden gelen müttefikliği, ittifakı ve geneli ona bağlıyorlar. O bağ o gelenek kesinlikle Kürt, Türk kardeşliğine tekabül eden bir gelenek değil. Asında o ittifak Osmanlı sarayıyla Kürt feodal beylerinin iktidarın paylaşmasına dayanan bir ittifaktır. O ittifakta Türkmenler Aleviler, Keldaniler, Ezidiler Zerdüştler ne kadar farklı inanç ve kültüre dayalı halklar varsa onların katledilmesine, sürülmesine, asimile edilmesine dayalı bir uzlaşma, bir anlaşmaydı. Bugün o zihniyetten gelen bir anlaşmanın, bir uzlaşmanın devam etmesi mümkün değil.

Bugün olması gerekenin evrensel insan hakları ve hukuk çerçevesinde halkların ortak bir arada yaşamasını kolaylaştıracak hukuksal, siyasal zeminin hazırlanmasıyla mümkün olacaktır. ”

“İNSANLARIN ARTIK NEFES ALMASI GEREKİYOR”

Altan Tan’ın Aleviler barış sürecine karşı demesinin nedeninin ‘Barzani, Kürt feodal beyleri, sanayicileri, bugün ülkeyi yönetenler, Cumhurbaşkanı, MHP anlaştılar siz de karışmayın’ anlamına geldiğini savunan Can, “Buradan bir ittifakla bu yeniden İdris-i Bitlislilerden gelen bu gelenek devam eder istiyorlar. Hayır o gelenek o şekilde devam etmez, etmeyecek” şeklinde ifadede bulundu.

Mevcut olan sürecin insan haklarına demokrasiye dayalı bir açılım olması gerektiğini vurgulayan Can, “İnsanların artık nefes alması gerekiyor. İnsanların refaha ulaşma, refahtan pay alma talepleri var. Bunların karşılanması gerekiyor. Bu bağlamda bir açılım, anlaşma, uzlaşma doğal olarak barışı getirir. Canı gönülden istediğimiz de budur” şeklinde ifade etti.

Cebrail ARSLAN/ANTALYA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.