Alevi Haber Ajansi

Mersin’de Öztürk ve Tan’a tepki: Demokratik ve barışçıl bir Türkiye için mücadele etmeye devam edeceğiz!-VİDEO

PİRHA-Alevileri hedef gösteren ve nefret söyleminde bulunan Gazeteci Kemal Öztürk ve siyasetçi Altan Tan’a Mersin’den tepki yükseldi. Onlarca yurttaşın katıldığı açıklamada, siyasetçilerin ve bazı medya mensuplarının ekranlardan milyonlarca insanın gözü içine bakarak sarf ettiği, Alevi yurttaşları ve farklı kimlikleri hedef alan katliam ve kıyım ima eden sözler, münferit birer gaf değil; tarihsel acıları kaşıyan, toplumsal huzuru ve iç barışı dinamitleyen tehlikeli birer provokasyon olduğu belirtilerek, yetkilileri göreve çağırdılar.

Gazeteci Kemal Öztürk, NTV canlı yayınında, ”Öyle hikayeler dinledim ki orda, bu Sednaya Hapishanesinde. Orada çalışmış çöpçüyü bile assalar. kurşuna dizseler yeridir dersiniz. Öyle korkunç hikayeler. O Afrin’de, İdlib’te, Halep kırsallarında öylesine korkunç hikayeler dinledim ki, kurşuna dizmeden çocuk ölümüne kadar. ‘Bu Nusayrilerin hepsini katletseler yeridir’ diyesiniz geliyor”” şeklindeki ifadelerine tepkiler yükselmeye devam ediyor.

Mersin Arap Alevi Kültür Derneği, Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya gelerek Alevilere yönelik nefret ve ayrımcılık politikalarına karşı ses çıkardı. Emek ve Demokrasi Platformu’nun da destek verdiği açıklamayı Mersin Arap Alevi Kültür Derneği Başkanı Kemal Tuncer okudu.

“İÇ BARIŞI DİNAMİTLEYEN TEHLİKELİ BİRER PROVOKASYONDUR”

Son günlerde kamuoyuna yansıyan açıklamalar, mezhep ve inanç kimlikleri üzerinden ayrıştırıcı, dışlayıcı ve şiddeti çağrıştıran söylemlerin hâlâ kullanılabildiğini gösterdiğini belirten Tuncer, “​Ekranlarda, canlı yayınlarda ve siyaset kürsülerinde sınırları aşan, aklın, vicdanın ve hukukun kabul edemeyeceği bir nefret dili, bir kışkırtma dalgası devreye sokulmuştur. Siyasetçilerin ve bazı medya mensuplarının ekranlardan milyonlarca insanın gözü içine bakarak sarf ettiği, Alevi yurttaşlarımızı ve farklı kimlikleri hedef alan katliam ve kıyım ima eden sözler, münferit birer gaf değil; tarihsel acıları kaşıyan, toplumsal huzuru ve iç barışı dinamitleyen tehlikeli birer provokasyondur” dedi.

“AÇIKÇA BİR NEFRET SUÇUDUR”

Maraş’ta, Çorum’da, Sivas-Madımak’ta bu ülkenin çocuklarının, canlarının canına kıyan o karanlık zihniyet, bugün ne yazık ki ekranlar aracılığıyla yeniden hortlatılmak istendiğine dikkat çeken Tuncel, “Alevileri açıkça hedef gösteren, “katledilseler yeridir” mantığını normalleştiren, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden bu dil, açıkça bir nefret suçudur ve insanlığa karşı işlenmiş bir suçun altyapısını hazırlamaktır” diye belirtti.

“ALEVİLERİN KİMLİĞİNİ KİMSE SORGULAYAMAZ”

Kemal Tuncer, Altan Tan’ın kamuoyuna yansıyan açıklamalarında Aleviler için “Ali’siz, ateist Alevi asıllılar”, “Ali’siz Aleviler”, “siyasal Aleviler” ve “Ali’siz Marksist Alevi kesim” gibi ifadeler kullanması da kabul edilemez bir anlayışın göstergesi olduğunu vurgulayarak, “Alevilik, tek bir siyasi görüşten, tek bir yaşam biçiminden veya tek bir yorumdan ibaret değildir. Alevilerin kendi inançlarını, kültürlerini, ibadetlerini, yaşam biçimlerini ve siyasi düşüncelerini belirleme hakkı vardır. Bir insanın Alevi olup olmadığına başka bir kişinin veya grubun karar verme yetkisi yoktur” şeklinde ifade etti.

“ARAP ALEVİLERİ BU ÜLKENİN EŞİT YURTTAŞLARIDIR”

Arap Alevileri hedef alan ayrıştırıcı ve nefret içeren söylemler karşısında sessiz kalmayacaklarının altını çizen Tuncer, şunları söyledi:

“- Medyada nefret söylemi ve ayrımcılığa karşı gerekli denetimlerin yapılmasını,İnanç ve mezhep temelli ayrımcılığa karşı etkili mekanizmaların işletilmesini talep ediyoruz.

– Nusayri/Arap Alevilerini topluca hedef alan ve şiddeti çağrıştıran ifadelerin incelenmesini, Cumhuriyet savcılarını, ilgili tüm denetim kurumlarını ve RTÜK’ü görevlerini yapmaya, Toplumsal barışı tehdit eden nefret söylemlerine karşı halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden, nefret suçu işleyen bu kişiler hakkında derhal hukuki ve idari soruşturma başlatmaya davet ediyoruz.
Arap Alevi Kültür Derneği olarak, hangi inançtan, mezhepten veya kimlikten olursa olsun her insanın yaşam hakkının kutsal ve herkesin eşit yurttaş olduğu; kimsenin inancı, kimliği ve düşüncesi nedeniyle hedef gösterilmediği demokratik ve barışçıl bir Türkiye için mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Açıklamanın ardından konuşan Kilikya Nehir Derneği Başkanı Muhsin Uğurel, siyasetçi Aytuğ Atıcı, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak ve İnsan Hakları Derneği Mersin Şube Eş Başkanı Zeynep Kaya, Alevilere dönük nefret söylemine ve ayrımcılığa tepki göstererek, eşit yurttaşlık mücadelesini büyütme çağrısında bulundular.

PİRHA/MERSİN

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.