PİRHA- Kırk yıllık Alevi örgütlenme deneyimini değerlendiren Taşdelen Cemevi Başkanı Hasan Sucuğ, mevcut yapının hedeflenen başarıya ulaşamadığını belirterek, kentli yaşama uygun yeni bir örgütlenme modeli çağrısı yaptı. Sucuğ, tüm Alevi kurum ve federasyonlarını kucaklayacak bir konfederasyonun hayata geçirilmesi gerektiğini de vurguladı.
Alevi toplumunun kırk yıla varan örgütlenme deneyimi, bugün geldiği noktada bir “konsept değişikliği” tartışmasını beraberinde getirdi. Taşdelen Cemevi Başkanı Hasan Sucuğ, bu değişikliğin gerekliliğini ve nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini değerlendirdi.
“KIRK YILDA BAŞARILI OLAMADIK”
Sucuğ, mevcut örgütlenme modelinin yetersiz kaldığını açık bir dille ifade etti: “Kırk yılda başarılı olamadık mücadelemizde. Bir konsept değişikliğine ihtiyaç duyuluyor.”
Bu kapsamda gündemde bir ‘Temsilciler Meclisi’ kurulması fikrinin bulunduğunu belirten Sucuğ, bunun tüm Alevi kurumlarını kapsayıp kapsamayacağının şimdilik bir soru işareti olduğunu, ancak böyle bir yapının gerekli olduğunu düşündüğünü söyledi.
“ARTIK KÖYLERDE DEĞİL, KENTLERDE YAŞIYORUZ”
Sucuğ, örgütlenme modelinin güncellenmesi gerektiğine dikkat çekerek şunları kaydetti: “Artık köylerde yaşamıyoruz, kentlerdeyiz. Kente göre örgütlenmemiz gerekir. Metropollere göre örgütlenmemiz lazım.”
Tabanda örgütlenip tavana doğru hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Sucuğ, bugün Alevi kurumlarının tam anlamıyla örgütlü olduğunun söylenemeyeceğini belirtti.
CEMEVİ ÖRNEĞİ: “AYRIŞMALAR YÜZÜNDEN BİRLİK BOZULDU”
Sucuğ, İstanbul Anadolu Yakası’ndaki deneyimi örnek göstererek birlik ihtiyacına dikkat çekti: “İstanbul’da Anadolu yakasında kırk beş tane cemevimiz var. ‘Çerağ birleşenleri’ diye bir birliktelik vardı, cemevi başkanlığı kurulana kadar birlikte mücadele ediyorduk. Cemevi başkanlığı kurulduktan sonra ayrışmalar oldu.”
Bu nedenle Alevilerin birliğinin “yaşamsal” olduğunu söyleyen Sucuğ, birlikte hareket etme ve mücadele verme zorunluluğuna işaret etti.
EŞİT YURTTAŞLIK VE AİHM KARARLARI TALEBİ
Sucuğ, devletten ve hükümetten temel taleplerini şöyle sıraladı: “Eşit yurttaşlık, eşit haklar, cemevlerinin ibadethane olarak tanınması ve bunun yasal-anayasal bir zemine kavuşturulması.”
Alevilerin hak mücadelesinin 1990’lardan bu yana sürdürüldüğünü hatırlatan Sucuğ, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmasını istediklerini belirtti.
Sucuğ, 26 Nisan 2016 tarihli AİHM Büyük Dairesi kararına atıfta bulunarak, kararın Türkiye’nin Alevilerin inanç özgürlüğünü ve ayrımcılık yasağını ihlal ettiğine hükmettiğini, ancak bu kararın da uygulanmadığını söyledi.
“ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NI YETERLİ BULMUYORUZ”
2009-2011 yılları arasındaki “Alevi açılımı” sürecinde yedi çalıştay yapıldığını ancak somut bir sonuç alınamadığını belirten Sucuğ, 2022 yılında kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ilişkin eleştirilerini de dile getirdi:
“Bu başkanlıkta Alevilere tam olarak hizmet edildiğini düşünmüyoruz. Çünkü orasının Alevilere yönelik bir asimilasyon merkezi olduğunu düşünüyoruz.”
“HERKESİ KUCAKLAYAN BİR KONFEDERASYONA İHTİYAÇ VAR”
Sucuğ, Alevi kurumları, örgütleri ve federasyonlarının güçlü bir biçimde bir araya gelerek bir konfederasyon kurması gerektiğini savunarak, “Benim şahsi düşüncem değil, halkımızın düşüncesi de bu. Bütün herkesi kucaklayan bir konfederasyona ihtiyaç duyuluyor” dedi.
Sucuğ, cemevlerinin bulundukları bölgelerde vatandaşları üye yapması, halkın da cemevlerine üye olması çağrısında bulunarak sözlerini şöyle tamamladı:
“Burada tabanda biz birleşirsek, örgütlü bir toplum olursak, tavanda da birleşebiliriz.”
Fırat ALTINTAŞ/İSTANBUL
Yoruma kapalı.