PİRHA- Pülümür Karagöl-Bağır Dağı bölgesinde maden şirketlerinin çalışmalarına tepki gösteren yöre sakinleri ve yaşam savunucuları, bölgenin ekolojik, ekonomik ve inançsal açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, festivallerin panel salonları yerine maden sahalarında yapılacak yürüyüş ve eylemlerle desteklenmesini önerdi.
Dersim’in Pülümür ilçesine bağlı Karagöl-Bağır Dağı bölgesinde maden şirketlerinin yürüttüğü çalışmaların doğaya zarar verdiğini belirten yaşam savunucuları, bölgenin ekolojik ve kültürel değerlerinin korunması için kamuoyuna duyarlılık çağrısı yaptı.
Yapılan açıklamada, Erzincan merkezli bir maden şirketinin bölgede çalışmalarını sürdürdüğü belirtilerek, Karagöl-Bağır Dağı’nın uzun yıllardır madencilik faaliyetlerinin hedefinde olduğu ifade edildi.
Açıklamada, bölgenin geçmişte yaşanan deprem, yoksulluk ve 12 Eylül askeri darbesi sonrasında zorunlu göç nedeniyle büyük ölçüde boşaldığı hatırlatıldı. Bu durumun, bölgenin büyük maden şirketlerinin faaliyet alanı haline gelmesini kolaylaştırdığı savunuldu.
“BÖLGE ÜRETİM VE YAŞAM ALANIDIR”
Karagöl-Bağır Dağı’nın Pülümür’ün hayvancılık ve arıcılık açısından en önemli üretim alanlarından biri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Elazığ, Karakoçan ve Çemişgezek’ten gelen göçerlerin de uzun yıllardır bölgede hayvancılık yaptığı ifade edildi.
Munzur Dağları ile Hel Dağı silsilesinin devamı niteliğinde olan bölgenin, geniş meraları ve doğal yapısıyla yöre ekonomisine önemli katkı sunduğu belirtildi.
Açıklamada, Karagöl-Bağır Dağı’nın zengin biyolojik çeşitliliğe sahip olduğu vurgulanarak, bölgede dağ keçisi, ayı, tilki, vaşak ve çok sayıda göçmen kuş türünün yaşamını sürdürdüğü kaydedildi.
Ayrıca ters lale, salep, Arap sümbülü (üzüm salkımı) gibi çok sayıda endemik ve soğanlı bitki türünün de bölgede bulunduğuna işaret edildi.
“KUTSAL BİR ZİYARET ALANI”
Bölgenin yalnızca doğal yaşam açısından değil, Dersim Aleviliği inancı bakımından da önemli bir ziyaret alanı olduğu belirtilen açıklamada, Bağır Dağı’nın (Bağıra Sipiyî) yöre halkı tarafından kutsal kabul edildiği ifade edildi.
Açıklamada, geçmişten bu yana bölgenin ziyaret edildiği, adakların adandığı, kurbanların kesildiği ve ibadetlerin gerçekleştirildiği belirtilerek, yüksek rakımı nedeniyle güneşin doğuşunun izlendiği kutsal mekânlardan biri olarak görüldüğü dile getirildi.
“FESTİVAL MADEN SAHALARINA YAPILMALI”
Yaşam savunucuları, bölgede yürütülen madencilik faaliyetlerine karşı daha güçlü bir toplumsal mücadele çağrısı yaparak, festivallerin yalnızca panel ve söyleşilerden ibaret kalmaması gerektiğini belirtti.
Açıklamada, “Festival kapsamında düzenlenecek yürüyüş ve etkinliklerin doğrudan maden şirketlerinin çalışma yürüttüğü alanlarda gerçekleştirilmesi gerekir. Mücadelenin sahada görünür olması, hem festivalin içeriğini güçlendirecek hem de kamuoyunda farkındalık yaratacaktır. Konserler ve diğer etkinlikler de bu mücadeleyi destekleyecek şekilde planlanmalıdır” denildi.
Yaşam savunucuları, Karagöl-Bağır Dağı’nın doğal, kültürel ve inançsal mirasının korunması için tüm kamuoyunu duyarlı olmaya çağırdı.
PİRHA/DERSİM
Yoruma kapalı.