PİRHA – Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi üyeleri, bütün toplumu kucaklayan barış sürecini yakından takip ettiklerini belirtti. Devletin barış sürecinde sorumluluk alması gerektiğine dikkat çekerek, yasal düzenlemelerin biran önce hayata geçirilmesini istedi. Üyeler, Alevilerin eşit yurttaşlık ve cemevlerine ibadethane statüsünün verilmesi gerektiğine de vurgu yaptı.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci, “çerçeve yasa” tartışmalarıyla kritik bir aşamaya ulaştı. Kürt Özgürlük Hareketi’nin Silah Yakma Töreni’nin birinci yıl dönümü yaklaşırken, sürecin kalıcı barış ve demokratikleşmeyle ilerleyebilmesi için gerekli görülen yasal düzenlemeler yeniden Meclis gündeminde yer alıyor. Daha önce komisyonlarda ele alınıp raporlaştırılan öneriler ise bir kez daha tartışılıyor.Aleviler ise eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü ve demokratik hakları güvence altına alacak kapsamlı düzenlemeler talep ediyor.
Demokratik Alevi Derneği (DAD) İzmir Şubesi üyeleri ve yöneticileri, Barış ve Demokratik Toplum sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“BARIŞ SÜRECİ OLURSA KADINLAR DA HAKLARINA KAVUŞUR”
DAD yöneticisi Sakine Koğu, barış sürecini yakından takip ettiğini belirterek, kalıcı barışın sağlanması için mücadele ettiklerinin altını çizdi. Koğu, barış sürecinde devletin daha istikrarlı davranması gerektiğine vurgu yaparak, meclisin tatile girmeden bu yasal düzenlemelerin netleşmesi gerektiğini söyledi.
Barış sürecinin tüm haklar için önemli olduğu kadar kadınlar içinde önemli olduğuna dikkat çeken Koğu, kadınların her gün katledildiğini, çocukların uyuşturucu bataklığında kaybolup gittiğini belirterek, bunların bir an önce durdurulasını istedi. Kadınların kazanılmış haklarının hedef alınarak, ellerinden alındığını belirten Koğu, barış sürecinin başarılı olması kadınların da kazanımlarına ulaşmasını kolaylaştıracağını söyledi.
“CEMEVLERİMİZİN STATÜSÜ VERİLSİN”
Bu süreçte Alevilerin de barışa ihtiyacının olduğunu belirten Koğu, Alevilere yönelik gerçekleştirilen katliamlarla yüzleşilmesi çağrısı yaptı. Koğu, Alevilerin barış sürecinden en büyük beklentisinin cemevlerine ibadethane statüsünün verilmesi ve Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin karşılanması olduğunu söyledi.
“SAVAŞA CİDDİ BÜTÇE AYRILIYOR”
“Barış en çok istediğimiz şeydir” diyerek konuşmasına başlayan Muhteber Akbulak, barışın tüm dünyayı kucaklayacağını belirtti.
Savaşa büyük bütçelerin ayrıldığını belirten Akbulak, “Savaş için silah, bombalar, özel güvenlik gibi çok fazla savaşa bütçe ayrılıyor” diyerek savaşa giden bütçenin halkın ihtiyaçları için kullanılabileceğini ifade etti.
Akbulak, çatışmaların bittiği bir süreçle ikinci bir Türkiye’nin yaratılabileceğini söyledi.
“HERKES ÜZERİNE DÜŞEN GÖREVİ YERİNE GETİRMELİ”
DAD İzmir Şube yöneticisi Zeynel Bozkurt ise iki yüz yıllık bir Kürt sorununun olduğunu, 50 yıllık ise çatışmalı bir sürecin yaşandığını belirterek, toplumsal barış sürecinin önemli olduğuna vurgu yaptı.
Çatışmalı süreçlerde her taraftan da kayıpların yaşandığına dikkat çeken Bozkurt, bir yıldır devam eden barış sürecinde ölümlerin yaşanmamasının önemli olduğuna vurgu yaparak, herkesin üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerektiğini söyledi. Bozkurt, “Dileriz bu süreç olumlu sonuçlanır” dedi.
“DEVLET SORUMLULUK ALMALI”
Alevilerin sorunlarının da Kürtlerden farklı bir noktada olmadığını belirten Bozkurt, “Çünkü Aleviler de sürekli kırımlardan geçirilmiş. Dersim, Koçgiri, Maraş, Sivas, Gazi ve Rojava’da, tam bu sürecin başladığı zamanlarda Suriye’deki Aleviler de, diğer halklardan insanlar da kırımdan geçildi. Dolayısıyla biz Aleviler için cumhuriyetin gerçekten de demokratikleştirilmesi önemli bir aşamayı içeriyor” ifadelerini kullandı.
Barış sürecinin ağır işlediğini kaydeden Bozkurt, PKK’nin silah bırakarak, demokratik bir çözümden yana olduğunu gösterdiğini söyleyerek, devletin de sorumluluk olması gerektiğine vurgu yaptı.
Bozkurt, Alevi kurumlarının da, bireylerin de bu süreçte elinden gelen çabayı göstermesi gerektiğini söyledi.
“BARIŞ SÜRECİ BİR AN ÖNCE SONUÇLANMALI”
İktidara ve muhalefete çağrıda bulunan Sakine Dervişoğlu, “Barışa destek verin. Ülkede artık kan dökülmesin. Biz seçilenleri meclise gönderdik. Bizim beklentilerimiz bu süreci, barışı, mecliste tamamlamalarını istiyoruz” dedi. Alevilerin Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde çok acı çektiğini, çok kayıp verdiğini belirten Dervişoğlu, demokratik bir anayasanın inşa edilmesi gerektiğini belirterek, Alevilerin de Kürt halkının da bu anayasa içinde mutlaka olmasını istedi.
Dervişoğlu, Türkiye halklarının barışa destek vermesi çağrısı yaparak barış sürecinin biran önce sonuçlanmasını istedi.
Semra ACAR/İZMİR
Yoruma kapalı.