PİRHA – Uzun yıllar Alevi kurumlarında hizmet veren Hüseyin Alca, devletin Alevileri bölmek amacıyla Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nı kurduğunu öne sürerek, Alevilerin bu kurumu tanımadığını söyledi. Alca, Alevi toplumuna birlik ve örgütlü mücadele çağrısı yaparken, devletten maaş alan dedelerin ise “memur” haline getirildiğini ifade etti.
Yaklaşık 50 yıl önce Dersim’den İzmir’in Aliağa ilçesine bağlı Helvacı Mahallesi’ne göç eden Hüseyin Alca, göçün temel nedenleri arasında ekonomik sıkıntılar, bölgede yaşanan baskılar ve çocuklarının eğitim ihtiyacının bulunduğunu söyledi.
Baba Mansur Ocağı’ndan gelen Alca, uzun yıllar İzmir’deki Alevi kurumlarında yöneticilik yaptığını ancak bugün ocak hizmeti yürütmediğini belirtti. Köyde tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlamaya çalıştığını ifade eden Alca, geçim koşullarının zorlaşması nedeniyle göç etmek zorunda kaldıklarını anlattı.
“KÖYDE OCAK SİSTEMİ VARDI, ÇOK DEĞERLİYDİ”
Çocukluk yıllarında köylerde yürütülen inanç hizmetlerini yakından görme fırsatı bulduğunu belirten Alca, ocak sisteminin Alevi toplumunun temel kurumlarından biri olduğunu söyledi.
Her ocağın kendi talipleri bulunduğunu ifade eden Alca, geçmişte pirlerin, mürşitlerin ve rayberlerin yılın belirli dönemlerinde taliplerini ziyaret ederek sorunlarını dinlediğini, yol ve erkân konusunda rehberlik yaptığını anlattı.
Alca, o dönemde yaşanan ilişkiyi şu sözlerle anlattı:
“Talipler gelen Pir, Mürşit veya Rayber’lere ‘yarım elma gönül alma’ diyerek hakkullah verir, Pir de ‘Allah eyvallah’ derdi. Karşılıklı rızalık oluşurdu. İnsanlar itikatlıydı. Pir’in evine gelip Hızır duası vermesi onları mutlu ederdi.”
Kentlere göçle birlikte ocak sistemi, musahiplik, ikrar ve pir-talip ilişkilerinin büyük ölçüde köylerde kaldığını ifade eden Alca, metropollerde bu bağların zayıfladığını söyledi.
“KENTE GÖÇ EDİNCE CENAZE ERKANLARINI YÜRÜTMEKTE ZORLANDIK”
Göç ettikleri ilk yıllarda cenaze ve nikâh gibi inançsal hizmetleri yerine getirirken ciddi sorunlar yaşadıklarını belirten Alca, bazı imamların kendilerine olumsuz yaklaştığını söyledi.
Alca, “Bize ‘Siz camiye gelmiyorsunuz, işiniz düşünce bize geliyorsunuz’ diyorlardı. Bu nedenle kendi inanç hizmetlerimizi yerine getirebileceğimiz bir mekâna ihtiyaç duyduk” dedi.
Bu ihtiyaç sonucunda Helvacı Cemevi’nin yapımını tamamladıklarını belirten Alca, cenaze erkânlarını ve diğer inançsal ritüelleri burada yürütmeye başladıklarını ifade etti.
Kent yaşamında ocak sistemini sürdürmenin zorlaştığını dile getiren Alca, özellikle gençlerin Aleviliğe ilgisinin azalmasının inançsal ritüellerin devamlılığını zorlaştırdığını söyledi.
“CEMEVLERİMİZ YASAL STATÜYE KAVUŞSUN”
Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nı tanımadıklarını belirten Alca, şöyle konuştu:
“Çünkü devlet bizi astı, kesti, yaktı; bitiremedi. Şimdi de kendilerine göre bir kurum oluşturarak Alevileri bölüp parçalamaya çalışıyorlar. Biz bu kurumu tanımıyoruz.”
Alevilerin yıllardır eşit yurttaşlık talep ettiğini hatırlatan Alca, “Bu ülkede askerlik yapıyoruz, vergimizi ödüyoruz, yurttaşlık görevlerimizi yerine getiriyoruz. İnanç alanında da eşitlik istiyoruz. Cemevlerimizin yasal statüye kavuşmasını talep ediyoruz” dedi.
“HERKES KENDİ İNANCINI KENDİSİ TANIMLASIN”
Alevi toplumuna birlik ve beraberlik çağrısında bulunan Alca, örgütlü bir şekilde cemevlerine sahip çıkılması gerektiğini söyledi.
“Biz birlik ve beraberlik içinde olmadığımız sürece sistem bizi bölüp parçalayarak yönetmeye devam eder” diyen Alca, bazı dedelerin devletten maaş almasını da eleştirdi.
Alevilikte maaş anlayışının bulunmadığını belirten Alca, talibin verdiği hakkullah lokmasının önemli olduğunu vurgulayarak, “Devletten maaş alanlar artık dedelik değil memurluk yapıyor” ifadelerini kullandı.
Alca, sözlerini eşit yurttaşlık talebini yineleyerek tamamladı:
“Herkes kendi inancını kendisi yürütsün, kendisi tanımlasın. Başkalarının tanımıyla bir inanç sahibi değiliz ve bunu kabul etmiyoruz. Biz kendi ayaklarımız üzerinde durmaya çalışıyoruz. Bize dokunmasınlar, bizi kırmasınlar, yakmasınlar. İnancımızı yaşatırız. Biz adaleti ve eşitliği savunuyoruz. Bu konuda kimseye minnet edecek durumda değiliz.”
Semra ACAR – PİRHA

Yoruma kapalı.