PİRHA- Muş’un Varto ilçesinde planlanan jeotermal enerji santrali projesine karşı yerelde sürdürülen direniş, Avrupa’daki Vartolu diaspora tarafından da destekleniyor. En az 16 köyü etkilemesi beklenen projeye karşı hukuki mücadele ve Xwarik (Çalıdere) köyündeki çadır nöbeti devam ederken, Avrupa Varto Ekoloji Platformu da uluslararası kamuoyunu harekete geçirmek amacıyla diplomatik, hukuki ve dayanışma çalışmalarını sürdürüyor.
Varto’da yapılması planlanan jeotermal enerji santrali projesine yönelik tepkiler büyüyor. Temmuz 2025’te yürürlüğe giren İklim Kanunu sonrasında Türkiye genelinde hız kazanan maden ve enerji ruhsatlandırmaları kapsamında Muş’un Varto ilçesi de yeni projelerin hedefi haline geldi. Xwarik (Çalıdere) köyünde gerçekleştirilmek istenen sondaj çalışmalarının en az 16 köyü etkileyeceği belirtilirken, bölge halkı hem doğal yaşamın hem de tarım, hayvancılık ve inanç mekanlarının zarar göreceği gerekçesiyle projeye karşı mücadele yürütüyor. Hukuki süreç Bingöl İdare Mahkemesi’nde devam ederken, köylülerin başlattığı çadır nöbeti de aralıksız sürüyor.
Avrupa’da yaşayan Vartolular ve çevre bölgelerden yurttaşların girişimiyle kurulan Avrupa Varto Ekoloji Platformu, Varto’da jeotermal enerji projelerine karşı sürdürülen direnişe uluslararası destek sağlamak amacıyla çalışmalarını yoğunlaştırdı. Platformun eş sözcüleri Özlem Gündüz ve Sinan Çelik ile platform gönüllüsü Serhat Taş, yürüttükleri diplomasi ve dayanışma faaliyetlerini anlattı.
AVRUPA’DA VARTO DİRENİŞİNE DESTEK AĞI OLUŞTURULDU
Avrupa Varto Ekoloji Platformu Eş Sözcüsü Özlem Gündüz, Varto’da çadır direnişinin yalnızca bölge halkının değil, diasporada yaşayan Vartoluların da ortak mücadelesi haline geldiğini belirtti. Aylar önce başlayan ekolojik talana karşı halkın köy köy örgütlendiğini ifade eden Gündüz, Avrupa’da da yaklaşık üç aydır düzenli toplantılarla bu süreci büyüttüklerini söyledi.
Platformun temel hedefinin Avrupa’daki çevre hareketleri, ekoloji örgütleri ve uluslararası kurumlarla temas kurmak olduğunu dile getiren Gündüz, “Buradan doğru da bir tepki olduğunu göstermek ve Varto’daki mücadeleyle dayanışmayı büyütmek istiyoruz” dedi.
Avrupa’daki çalışmalar kapsamında UNESCO, Birleşmiş Milletler ve çevre duyarlılığı bulunan uluslararası kuruluşlarla iletişim kurmaya çalıştıklarını aktaran Gündüz, hazırlanan dosyaların farklı dillere çevrilerek ilgili kurumlara ulaştırıldığını söyledi.
Diplomasi faaliyetlerinin yanı sıra kültür-sanat etkinlikleri ve festivaller aracılığıyla da kamuoyu oluşturmayı hedeflediklerini belirten Gündüz, “Belgelerimizi, hazırladığımız dosyaları gerekli yerlere gönderdik. Hukuki mücadeleyi de yakından takip ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“JEOTERMAL PROJELER EKOLOJİK DENGEYİ BOZACAK”
Platformun en önemli gündemlerinden birinin planlanan jeotermal santrallerin doğaya vereceği zarar olduğunu vurgulayan Özlem Gündüz, projelerin yalnızca çevresel değil, iklimsel ve jeolojik sonuçlar da doğurabileceğine dikkat çekti.
Gündüz, santrallerin “ekolojik dengeyi bozacağını, havadaki gaz oranlarını değiştireceğini, iklimsel dönüşümlere neden olacağını ve çıkarılacak rezervler nedeniyle oluşacak dengenin tektonik hareketleri tetikleyebileceğini” belirterek Varto’nun kendine özgü yapısının uluslararası kamuoyuna anlatılması gerektiğini ifade etti.
DİASPORADA GÜÇLÜK BİR DUYARLILIK OLUŞTU
Varto’daki örgütlenmenin Avrupa’daki diasporayı da kısa sürede harekete geçirdiğini söyleyen Gündüz, bunun en önemli nedenlerinden birinin bölgeyle süren güçlü bağlar olduğunu kaydetti.
“Orada bizim akrabalarımız, arkadaşlarımız ve tanışlarımız var. Bu nedenle konu zaten belli bir bilinirliğe sahipti ve hızlı bir şekilde örgütlenmemize zemin hazırladı” diyen Gündüz, Avrupa’da yaşayan Vartoluların mücadeleyi yakından takip ettiğini belirtti.
ÇEVRE ÖRGÜTLERİYLE ORTAK ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLÜYOR
Platformun 1 Mayıs etkinliklerinden başlayarak Avrupa’daki Yeşil Sol siyaset çevreleri ve çok sayıda ekoloji örgütüyle temas kurduğunu aktaran Gündüz, Almanya ve Hollanda başta olmak üzere çeşitli ülkelerde Greenpeace ve Uluslararası Af Örgütü gibi kurumlarla yazışmalar gerçekleştirdiklerini söyledi.
Hazırlanan rapor ve belgelerin yabancı dillere çevrilerek ilgili kuruluşlara iletildiğini ifade eden Gündüz, uluslararası kamuoyunda farkındalık yaratmayı hedeflediklerini dile getirdi.
“SESİMİZİ AVRUPA’DAKİ DİASPORAYA DUYURMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Platform gönüllülerinden Serhat Taş ise Varto’da yapılması planlanan jeotermal enerji projelerine karşı düzenlenen etkinlikler kapsamında Avrupa’da stantlar açarak mücadeleyi görünür kılmaya çalıştıklarını anlattı.
Taş, diasporadaki Vartoluların memleketlerine duydukları bağlılık nedeniyle kampanyaya büyük ilgi gösterdiğini belirtti.
Taş, “İnsanların yaklaşımları çok iyi. Bu duyarlılıktan memnunuz” sözleriyle desteklerin her geçen gün arttığını ifade etti.
“DOĞAMIZI, KÜLTÜRÜMÜZÜ VE DİLİMİZİ KORUMAK İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ”
Avrupa Varto Ekoloji Platformu Eş Sözcüsü Sinan Çelik de yaklaşık üç ay önce kurdukları platformun temel amacının Varto’daki doğa ve yaşam alanlarını korumak olduğunu söyledi.
“Doğamızı, kültürümüzü, kimliğimizi talan etmek isteyen projeleri istemiyoruz” diyen Çelik, sondaj çalışmalarının planlandığı bölgede süren çadır direnişinin bu kararlılığın en somut göstergesi olduğunu belirtti.
Çelik, “Oradaki arkadaşlarımız projeleri istemediklerini kendi pratikleriyle ortaya koyuyor. Bizler de Avrupa’da örgütlenerek bu projelerin doğaya vereceği zararları herkese anlatmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
AVRUPA’DAN DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Sinan Çelik, Avrupa’daki çalışmaların yalnızca Vartolularla sınırlı olmadığını belirterek tüm doğa savunucularına ortak mücadele çağrısı yaptı.
“Sadece Vartoluları değil, tüm dostlarımızı ve ekoloji savunucularını bu mücadelede yan yana yürümeye davet ediyoruz” diyen Çelik, Avrupa’da yaşayan halklara da “Bu doğa katliamına karşı bizi yalnız bırakmayın, omuz omuza mücadele edelim” çağrısında bulundu.
Elif SONZAMANCI/KÖLN
Yoruma kapalı.