Alevi Haber Ajansi

Koblenz’de Alevi kadınlardan ortak mücadele çağrısı-VİDEO

PİRHA-  Almanya Alevi Kadınlar Birliği’nin Koblenz’de düzenlediği Kadın Kampı’nın ikinci günü, workshop çalışmaları, ortak değerlendirmeler ve dayanışma mesajlarıyla sona erdi. Açıklanan sonuç bildirgesinde kadınların eşit temsili, örgütlü mücadelesi ve yaşamı savunma çağrısı öne çıktı.

Almanya Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) tarafından Almanya’nın Koblenz kentinde bulunan Koblenz Cemevi’nde düzenlenen Kadın Kampı’nın ikinci günü, workshop çalışmaları, ortak değerlendirmeler ve dayanışma mesajlarıyla tamamlandı. Katılımcılar, kadınların örgütlü mücadelesinin büyütülmesi, Alevi kurumlarında kadın temsiliyetinin güçlendirilmesi ve dayanışma ağlarının yaygınlaştırılması yönünde önemli tespit ve öneriler paylaştı.

Workshop çalışmalarının ardından NRW İnanç Kurulu Başkanı Nejla Arslan’ın okuduğu gulbeng ile bölüm sonlandı.

Programın son bölümünde ise Lale Koçgün sahne aldı.

“ALEVİ KADINLAR ÇOKLU AYRIMCILIĞA MARUZ BIRAKILIYOR”

Almanya Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) Başkanı Özgür Demir, Koblenz’de gerçekleştirilen iki günlük eğitim kampı ve çalıştayın ardından sonuç bildirgesini kamuoyuyla paylaştı. Koblenz Alevi Kültür Merkezi ve Cem Evi’nde düzenlenen çalıştayda Alevi kadınlar, analar, hukukçular, psikologlar, inanç önderleri, akademisyenler, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve milletvekilleri bir araya geldi. Çalıştayda kadınların maruz kaldığı çoklu ayrımcılık, eşit yurttaşlık mücadelesi, kadın emeği, doğa ve yaşam savunusu ile Alevi inancının geleceği başlıkları ele alındı.

Okunan sonuç bildirgesinde şu ifadelere yer verildi:

“Bizler Alevi kadınlar, analar, hukukçular, psikologlar, inanç önderleri, akademisyenler, demokratik kitle örgütleri temsilcileri ve milletvekilleri olarak gerçekleştirdiğimiz eğitim kampı çalıştayında bir araya geldik.

Ortak hafızamızda, inancımızda kadın mücadelesinden ve eşit yaşam idealinden güç alarak sorunlarımızı, taleplerimizi ve çözüm önerilerimizi birlikte değerlendirdik. Bu çalıştayda bir kez daha gördük ki Alevi kadınlar hem kadın olmaktan hem de inanç kimliğinden kaynaklı çoklu ayrımcılığa maruz bırakılmaktadır.

“YAŞAMI SAVUNMANIN ORTAK BİR SORUMLULUK OLDUĞUNA İNANIYORUZ”

Buna rağmen tarih boyunca olduğu gibi bugün de yaşamı örgütleyen, barışı büyüten, hakikati savunan ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli bir özne olmaya devam etmektedir. Bu nedenle buradan bir kez daha çağrımızdır.

Kadınlara yönelik şiddetin, çocuk istismarlarının, doğa talanlarının ve hayvanlara yönelik her türlü kötü muamelenin arttığı bu dönemde yaşamı savunmanın ortak bir sorumluluk olduğuna inanıyoruz. Bizler insanı merkeze alan değil, insanla birlikte tüm canı eşit gören bir inancın ve yaşam anlayışının taşıyıcılarıyız.

Kadınların öldürülmediği, çocukların korkmadan yaşayabildiği, doğanın rant uğruna yok edilmediği, hiçbir canlının şiddete maruz bırakılmadığı eşit ve adil bir yaşam için mücadelemizi büyüteceğiz. Şiddetin, ayrımcılığın, nefretin ve sömürünün karşısında dayanışmayı, vicdanı, adaleti ve yaşamı savunmaya devam edeceğiz.

Yolumuz hak, adalet, eşitlik ve tüm canlarla barış içinde bir yaşam yoludur.

“KADINLARIN KARAR ALMA MEKANİZMALARINDA EŞİT TEMSİLİ”

Çalıştay boyunca yapılan değerlendirmelerde özellikle şu başlıklar öne çıkmıştır:

  •  Alevi kadınlarının örgütlenme alanlarının güçlendirilmesi,
    • Kadınların karar alma mekanizmalarında eşit temsili,
    • İnançsal ve kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılması,
    • Psikolojik, hukuki ve sosyal destek alanlarının yaygınlaştırılması,
    • Genç kadınların mücadele süreçlerine aktif katılımının artırılması,
    • Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı inanç ve yaşam pratiğinde eşitliğin güçlendirilmesi.

Bizler biliyoruz ki eşit, özgür ve demokratik bir toplum kadınların özgürlüğü olmadan kurulamaz.

Alevi kadınlarının sesi hakikatin, vicdanın ve adaletin sesidir.

“DAYANIŞMAYI BÜYÜTECEK, KADINLARIN SÖZÜNÜ GÜÇLENDİRECEĞİZ”

Kadınların yaşamın her alanında eşit temsil edilmesi, inanç özgürlüğünün güvence altına alınması, Alevi inancının ve kurumlarının eşit yurttaşlık temsiliyetiyle tanınması, kadına yönelik şiddete karşı etkin politikaların geliştirilmesi, çocukların ve gençlerin demokratik, laik ve bilimsel eğitim hakkının korunması, Alevi kadınlarının kültürel, sosyal ve siyasal yaşamda daha görünür olması, anaların bilgisinin, öğretisinin ve toplumsal hafızanın korunması, kadın emeğinin görünür kılınması ve sömürünün son bulması, ayrımcılığa, nefret diline ve asimilasyon politikalarına karşı ortak mücadeleyi büyütmeyi savunuyoruz.

Bu nedenle buradan bir kez daha çağrımızdır:

Kadınların yok sayılmadığı, inancın baskılanmadığı, farklılıkların tehdit değil zenginlik olarak görüldüğü demokratik bir yaşamı birlikte kuracağız. Dayanışmayı büyütecek, eşit yurttaşlık mücadelesini sürdürecek ve kadınların sözünü her alanda güçlendireceğiz.

Şiddetin, ayrımcılığın, nefretin ve sömürünün karşısında dayanışmayı, vicdanı, adaleti ve yaşamı savunmaya devam edeceğiz.

Yolumuz hak, adalet, eşitlik ve tüm canlarla barış içinde bir yaşam yoludur.

Aşk ile.”

PİRHA/ALMANYA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.