Alevi Haber Ajansi

Freiburg ‘Kadın Güçlenme Kampı’ Neşe Özgen’in sunumu ile devam etti-VİDEO

PİRHA-Prof. Dr. Neşe Özgen, göçmenlerin ve bireylerin geldikleri yer, meslek, kimlik ve hatta isimleri üzerinden sürekli yeniden kategorize edildiğini belirterek, bu sürecin insanı “kararlaştırılmış bir varlık” haline getirdiğini ve göçle birlikte kimlik, statü ve hafızanın da ciddi biçimde dönüşüme uğradığını vurguladı.

Almanya’nın Freiburg kentinde Freiburg Alevi Kültür Derneği (Freiburg Alevitischer Kulturverein e.V.), Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB)  ve Avrupa Demokratik Alevi Federasyonu FEDA  tarafından düzenlenen  eğitim kampı devam ediyor.

24–26 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen kampta, kadın özgürlüğü, inanç ve toplumsal eşitlik başlıklarında tartışmalar yürütülüyor.

Prof. Dr. Neşe Özgen, göç, kimlik ve toplumsal sınıflandırma üzerine yaptığı konuşmada, bireylerin yeni bir ülkeye geldiklerinde nasıl “yeniden tanımlandıklarını” çarpıcı bir dille anlattı.

Özgen’e göre insanlar, doğdukları yerden itibaren belirli kategorilere ayrılıyor: Geldikleri ülke, şehrin büyüklüğü, ekonomik düzeyi, meslekleri, yaşları ve hatta sahip oldukları beceriler bu sınıflandırmanın temelini oluşturuyor. Bu durum, özellikle göç eden bireyler için daha sert bir biçimde hissediliyor.

Konuşmasında göç deneyimini kendi yaşamı üzerinden de anlatan Özgen, akademik bir geçmişe sahip olmasına rağmen farklı ülkelerde yeniden “sıfırdan başlamak zorunda kaldığını” vurguladı. Göçmenlerin çoğunun benzer bir anlatıya sıkıştığını belirterek, “neydim, ne oldum” hikayesinin sürekli yeniden kurulduğuna dikkat çekti.

“İSİM, KİMLİK VE YOK SAYILMA”

Özgen’in en dikkat çekici vurgularından biri isim ve kimlik kaybı üzerine oldu. İsimlerin yalnızca bir çağrı biçimi değil, aynı zamanda bir iktidar ilişkisi olduğunu ifade ederek, bireylerin çoğu zaman kendi adlarına bile yabancılaştığını söyledi.

Sümer mitolojisine atıf yapan Özgen, “Bir şeye ad vermek onun ruhunu çalmaktır” anlayışı üzerinden, isimlendirme süreçlerinin insanı yeniden şekillendirdiğini belirtti. Ona göre bu süreç, bireyin kendi tanımını yapabilme alanını da daraltıyor.

“KARARLAŞTIRILMIŞ İNSAN HALİ”

Konuşmada dikkat çekilen bir diğer nokta ise bireyin “kararlaştırılmış insan” haline getirilmesi oldu. Özgen, insanların çoğu zaman kendi tanımlarıyla değil, toplumun ve sistemin dayattığı kimliklerle var olmaya zorlandığını ifade etti.

Kadınlar üzerinden örnekler veren Özgen, kadınların da çoğu zaman tek bir kategoriye indirgenerek tanımlandığını, bunun ise yaşam alanlarını sınırladığını dile getirdi.

PİRHA/FREİBURG

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.