PİRHA-DKAB Sözcüsü Songül Morsümbül, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin tarihsel köklerine dikkat çekerek, mücadelenin bütünlüklü ve yaşamın özündeki eşitlik anlayışıyla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Almanya’nın Freiburg kentinde Freiburg Alevi Kültür Derneği (Freiburg Alevitischer Kulturverein e.V.), Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB) ve Avrupa Demokratik Alevi Federasyonu FEDA tarafından düzenlenen eğitim kampı devam ediyor.
24–26 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen kampta, kadın özgürlüğü, inanç ve toplumsal eşitlik başlıklarında tartışmalar yürütülüyor.
DKAB Sözcüsü Songül Morsümbül, gerçekleştirdiği sunumda toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yalnızca kadın üzerinden ele alınamayacağını belirterek, sorunun tarihsel, kültürel ve üretim ilişkileriyle iç içe geçmiş çok katmanlı bir yapı taşıdığını vurguladı. Morsümbül, devlet politikalarının ve egemen anlayışın kadını eksik ve ikincil bir konuma yerleştirdiğine dikkat çekti.
Alevilik inancında “can” kavramına işaret eden Morsümbül, yaşamın özünde eşitlik bulunduğunu ifade ederek, insanın bir “damla”dan var olduğunu, aynı doğa yasalarının tüm canlılar için geçerli olduğunu söyledi. “Yaşamın özü birdir, doğadaki her varlık aynı bütünün parçasıdır” diyen Morsümbül, bu perspektifin toplumsal cinsiyet tartışmalarında da temel alınması gerektiğini dile getirdi.
Toplumsal eşitsizliklerin kökeninin insanlık tarihinin derinliklerinde bulunduğunu belirten Morsümbül, bu durumun yalnızca modern çağlara ait olmadığını, ancak kapitalist sistemle birlikte daha görünür hale geldiğini ifade etti. “Eşitsizlikler; tarihin yazımında, kültürün aktarımında ve üretimin paylaşımında gizlidir” sözleriyle sürecin çok boyutluluğuna dikkat çekti.
Morsümbül, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı mücadelenin yalnızca kadın odaklı değil, bütünlüklü ve tarihsel bir perspektifle ele alınması gerektiğini kaydetti.
PİRHA/FREİBURG
Yoruma kapalı.