PİRHA- Gülistan Doku dosyasında 6 yıl sonra yaşanan gözaltı gelişmelerini değerlendiren Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Kadın Meclisi, “faili meçhul” süsü verilmek istenen karanlık perdenin artık aralanması gerektiğini vurguladı. Yapılan açıklamada, “Dönemin kayyum-valisinden bürokratlara kadar, bu cinayette adı geçen herkes yargı önünde hesap vermelidir” denildi.
5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında yaşanan yeni gelişmelere dair bir açıklama da Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Kadın Meclisi’nden geldi. Meclis, sistemli cezasızlık zırhına ve delil karartma girişimlerine dikkat çekerek, gerçek adalet sağlanana kadar mücadelenin süreceğini ilan etti.
“6 YILLIK CEZASIZLIK ZIRHI VE ÖRTBAS GİRİŞİMLERİ”
Dersim’de bir annenin çığlığının 6 yıldır yankılandığını belirten DAD Kadın Meclisi, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Gülistan Doku’nun katledildiği günden bu yana ailesinin ve her yerde yılmadan olayı aydınlatmak için mücadele eden tüm kadın canların verdiği adalet mücadelesi birçok örtbas etme girişimine maruz kaldı. Sistemli bir cezasızlık zırhı, eksik ve üstü örtülü yürütülen soruşturmalar sonucunda olayın üzerinden tam olarak 6 yıl geçti. Ancak bugün gelinen eşik artık gerçeklerin saklı tutulamayacağını ve suçluların hiçbir şey olmamış gibi yaşamlarına devam edemeyeceğini açığa çıkarmıştır. Son süreçte yapılan gözaltılar bunun somut göstergesidir.”
“KAYYUM-VALİ VE BÜROKRASİ HESAP VERMELİ”
Gelişmeleri olumlu bulmakla birlikte adaletin tesisi noktasında kaygıların sürdüğünü ifade eden DAD Kadın Meclisi, soruşturmanın kapsamının genişletilmesi gerektiğini savundu: “Baş şüphelilerin etkin bir şekilde sorgulanmadığı, delillerin karartıldığı bir dava seyri vicdanları yaralamaya devam edecektir. Bu cinayette parmağı olan, faillere koruma kalkanı oluşturan herkes soruşturma kapsamına girmelidir. Dosya, tarafsız ve bağımsız heyetlerce yeniden incelenmeli; dönemin kayyum-valisinden emniyet, üniversite ve bürokratik makamlarda görevli şahıslara kadar herkes yargı karşısında hesap vermelidir.”
“DERSİM KADINLAR İÇİN GÜVENSİZ HALE GETİRİLMEK İSTENİYOR”
Açıklamada, Dersim coğrafyasının Raa Heq öğretisindeki yerine atıfta bulunularak, bölgenin bir şiddet merkezi haline getirilme çabasına tepki gösterildi: “Dersim, ‘Hakikat Ana-Kadın Yoludur’ diyen öğreti ışığında, doğanın ve insanın iç içe olduğu kadim bir coğrafyadır. Ancak ne yazık ki bu topraklar, uzun süredir kadın cinayetlerinin ve ‘faili meçhul’ bırakılan dosyaların merkezi haline getirilmeye çalışılmaktadır. Bizler, Dersim’i kadınlar için güvensiz bir yer haline getirmek isteyen politikalara karşı, kadim inancımızdan aldığımız güçle mücadele etmeye devam edeceğiz.”
Açıklama, kararlı bir adalet takibi vurgusuyla son buldu: ” ‘Gülistan Doku nerede?’ diye sormaya ve gerçek adalet yerini bulana kadar bu davanın takipçisi olmaya devam edeceğiz. Yaratılmak istenen karanlık biz kadınların sesini susturamayacak ve kadın direnişleriyle uyandırılan çerağlar yolumuzu aydınlatmaya devam edecek. Zaman sahipsiz, mekan rızasız, kadınlar çaresiz değildir!”
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.