PİRHA- Axuçan Ocağı pirlerinden Pir Hüseyin Bildik, Ortadoğu’daki gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, savaşların yıkım getirdiğini vurgulayarak demokratik çözümün halkların ortak iradesiyle mümkün olabileceğini ifade etti. Bildik, Türkiye’de devam eden barış sürecine de dikkat çekerek eşit yurttaşlık temelinde kalıcı barış çağrısında bulundu.
ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş devam ediyor. Savaş bölgedeki dengeleri etkilerken, İran rejimi Kürt siyasi parti merkezleri ve mülteci kamplarına dönük saldırılarını da sürdürüyor.
Ortadoğu’da önemli gelişmeler yaşandığını belirten Pir Hüseyin Bildik, özellikle İran eksenli yeni bir savaş sürecinin başladığına dikkat çekti. İran’daki mevcut rejimi eleştiren Bildik, bu yapının uzun yıllardır farklı kimliklere, inançlara ve halklara yönelik baskıcı politikalar yürüttüğünü ifade etti.
İran’da binlerce insanın idam edildiğini, sürgün yaşadığını ve cezaevlerine atıldığını vurgulayan Bildik, bu sürecin bölgedeki gerilimleri derinleştirdiğini söyledi.
“ORTADOĞU’DAKİ TEKÇİ SİSTEMLER BUGÜNKÜ KRİZLERİN NEDENİDİR”
Bildik, Ortadoğu’daki tekçi, ırkçı ve dinci devlet sistemlerinin halklara büyük zulümler uyguladığını belirterek, bugün yaşanan krizlerin temelinde bu anlayışın yattığını dile getirdi.
Farklı halkların, inançların ve kültürlerin bir arada yaşadığı İran coğrafyasının büyük bir zenginlik taşıdığını ifade eden Bildik, Kürtler, Beluçlar, Azeriler ve farklı inanç topluluklarının demokratik bir sistem içinde birlikte yaşayabilmesi gerektiğini söyledi.
Savaşların yıkım, gözyaşı, sürgün ve yoksulluk anlamına geldiğini vurgulayan Bildik, çözümün dış müdahalelerde değil, halkların ortak iradesinde olduğunu belirtti.
“DEMOKRATİK İRAN HALKLARIN BİRLİĞİYLE MÜMKÜN”
İran’da yaşanacak değişim ve dönüşümün ancak halkların özgür iradesiyle gerçekleşebileceğini ifade eden Bildik, farklılıkların zenginlik olarak kabul edildiği demokratik bir modelin gerekli olduğunu söyledi.
Ezilenlerin ve yok sayılanların bir araya gelmesiyle demokratik bir ülkenin inşa edilebileceğini belirten Bildik, aksi halde dış müdahalelerin daha fazla baskı, yoksulluk ve asimilasyonu beraberinde getireceği uyarısında bulundu.
Ortadoğu’da bir aydınlanma ve demokratik dönüşümün mümkün olduğunu dile getiren Bildik, bunun yolunun halkların birlikte yaşam kültürünü geliştirmesinden geçtiğini vurguladı.
“EŞİT YURTTAŞLIK TEMELİNDE DEMOKRATİK BİR ANAYASA”
Bildik, konuşmasının devamında Türkiye’de yürütülen barış sürecine de değindi. Türkiye’de artık kanın ve gözyaşının son bulması gerektiğini belirten Bildik, Kürtlerin ve Alevilerin anayasal haklarının güvence altına alınmasının önemine dikkat çekti.
Eşit yurttaşlık temelinde demokratik bir anayasa çağrısı yapan Bildik, Alevi inancının kamusal alanda özgürce ifade edilebilmesi, cem evlerinin statüye kavuşması ve bilimsel eğitim sisteminin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin kendi tarihsel gerçekleriyle yüzleşmeden kalıcı bir toplumsal barışın mümkün olmadığını belirten Bildik, Kürtler, Aleviler, Ermeniler, Rumlar ve diğer halklarla barışmanın artık bir zorunluluk olduğunu söyledi.
Bölge barışının Türkiye’nin atacağı adımlarla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Bildik, Ortadoğu’nun yeniden yapılanmasında halkların haklarının tanınmasının belirleyici olacağını ifade etti.
Konuşmasını “Hakikatle yüzleşmeden barış olmaz” vurgusuyla tamamlayan Bildik, tüm halkların birlikte, eşit ve özgür bir yaşam kurabileceği bir gelecek çağrısında bulundu.
Elif SONZAMANCI PİRHA/KÖLN
Yoruma kapalı.