Alevi Haber Ajansi

Cemevlerinin “kültürel tesis” sayılmasına tepki: İnancımızı devlet tanımlayamaz!-VİDEO

PİRHA- Kızıldeli Ocağı Yol Yürütücüsü Dede Mustafa Sazcı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yönetmelik değişikliğiyle cemevlerini “kültürel tesis” olarak tanımlamasına tepki gösterdi. Sazcı, “Cemevleri ibadethanemizdir, bu bir statü meselesidir” dedi.

22 Ocak’ta yayımlanan “Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği” değişikliğiyle cemevlerinin imar mevzuatında “kültürel tesis alanı” olarak tanımlanmasına yönelik tepkiler sürüyor. Antalya’da konuşan Kızıldeli Ocağı Yol Yürütücüsü Dede Mustafa Sazcı, söz konusu düzenlemenin Alevi Bektaşi inancını yok sayan bir yaklaşımın devamı olduğunu belirtti.

“ALEVİLİĞİ İNANÇ OLARAK GÖRMEYEN DEVLETÇİ ANLAYIŞ SÜRÜYOR”

Sazcı, siyasal iktidarın Alevi Bektaşi inancını tarihsel olarak tanımayan bir devlet geleneğini sürdürdüğünü ifade ederek, “Bu yaklaşım Aleviliği bir inanç olarak değil, kültürel bir unsur olarak gösterme çabasıdır. Geçmişten bugüne Alevi Bektaşiliği halk bilimi içinde eritmeye çalışan bir anlayış var” dedi.

Aleviliğin eğitim müfredatında da dar bir çerçevede ele alındığını belirten Sazcı, “Din derslerinde Alevilik, İslam’ın Anadolu’daki tasavvufi bir yorumu ve tarihte kalmış bir öğe gibi anlatılıyor” ifadelerini kullandı.

“CEMEVLERİ KÜLTÜREL DEĞİL, İNANÇ MERKEZİDİR”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yaptığı düzenlemeye tepki gösteren Sazcı, cemevlerinin “kültürel tesis” olarak tanımlanmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

“Cemevleri bizim ibadethanelerimizdir. Alevi Bektaşi inancı, devletin ya da yöneticilerin tanımlayacağı bir inanç değildir” diyen Sazcı, Alevi yolunun erkânının sahiplerinin rehberler, pirler, mürşitler ve Alevi toplumu olduğunu belirtti.

“DEVLETİN BU ALANI TANIMLAMA HAKKI YOK”

Sazcı, devletin inanç alanına müdahale etmemesi gerektiğini belirterek, “Devletin bu konuyu tartışmaya açma ne hakkı ne de haddi vardır” dedi. İktidarın süreci tepkileri minimize edecek şekilde yönettiğini savunan Sazcı, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı üzerinden yürütülen faaliyetlere de eleştiri getirdi.

Sazcı, söz konusu kurumun temsilcilerinin cemevlerinde görüşmeler yaparak tepkileri yumuşatmaya çalıştığını öne sürdü. Bu görüşmelerde, mevcut düzenlemenin ileride değişebileceği yönünde ifadeler kullanıldığını aktaran Sazcı, bunun kamuoyunu yatıştırmaya yönelik bir yaklaşım olduğunu söyledi.

“ASİMİLASYON SÜRECİNDE ARACILAR KULLANILIYOR

Devletin doğrudan müdahale yerine dolaylı yollarla süreci yürüttüğünü savunan Sazcı, “Kendi ifadeleriyle ‘uzmanlar’ aracılığıyla cemevlerinde faaliyet yürütülüyor. Bu da asimilasyon sürecini kolaylaştıran bir rol oynuyor” dedi.

Alevi toplumunun taleplerinin açık olduğunu vurgulayan Sazcı, “Bizim talebimiz elektrik, su ya da maddi destek değil. Bu bizim doğuştan gelen ve anayasal bir hakkımızdır. Cemevlerimizin ibadethane olarak tanınmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Alevi inancının bu topraklarda var olan bir gerçeklik olduğunu belirten Sazcı, “Cemevlerimiz ibadethanedir, kültürel tesis değildir. Bu tartışmaya açık bir konu değildir” dedi.

Sazcı, yalnızca Alevi kurumlarının değil, tüm sivil toplum örgütlerinin sürece dahil olması gerektiğini belirterek, düzenlemeyi “insan hakkı ihlali” olarak değerlendirdi.

“Bu süreçte güçlü bir mücadele yürütülmeli. Biz Alevi Bektaşiler olarak temel hakkımız olan statümüzü talep ediyoruz” diyen Sazcı, açıklamasını bu sözlerle tamamladı.

Cebrail ARSLAN/ANTALYA

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.