PİRHA- Isparta Senirkent’te Alevilere ait türbe ve cemevinin 1950’li yıllarda kaymakamlık tarafından el konulup kapatıldığını, bundan dolayı da cem yapamadıklarını belirten Şah Ahmet Sultan Ocağı Yol yürütücüsü Mustafa Özden Dede, alternatif olarak her ocak dedesinin kendi evini bodrum katını cemevine dönüştürerek cem yaptığını söyledi.
Alevilik inancının “eşit yurttaşlık” bağlamında tanınması ii-çin Alevi toplumu yüzyılı aşkın bir süredir mücadele ediyor. Katliam, inkar ve asimilasyon politikalarıyla karşılaşan Aleviler, inancını sürdürmenin yol ve yöntemlerini buluyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelik Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelikte cemevi, yaşlı bakım evi, kreş ve spor tesisleriyle eş tutularak, Aleviler ve inancı bir kez daha red edildi. Aynı zamanda Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kuran iktidar, Alevi toplumunu bölmeye çalışıyor.
Isparta Senirkent’te yaşadıkları sorunlara ilişkin PİRHA’ya açıklamada bulunan Şah Ahmet Sultan Ocağı Yol yürütücüsü Mustafa Özden, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı yetkililerinin Alevilerden bir şeyler koparmak için bir kaç defa bölgelerine geldiğini belirterek, “Buna karşın kendi kurumlarımızın alana dönük çalışmalarını görmüyor ve bunun yapmamalarını da doğru bulmuyorum” diyerek tepki gösterdi.
“ALEVİ BEKTAŞİ CEMEVİ BAŞKANLIĞI BÖLGEMİZE YÖNELİK ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜYOR”
Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından birkaç sefer ziyaret edildiklerini ifade eden Şah Ahmet Sultan Ocağı Yol yürütücüsü Mustafa Özden, “Bir bacımız geldi. Cemeviniz var m? diye sordu; var dedim ve götürüp yerini gösterdim. Cemevimiz 1950’lerde dönemin kaymakamı tarafından yasaklanmış ve cemevi kapatılmış. Birkaç sene sonra da cemevini cami yapmışlar. 20 sene sonra da camiye minare yaptılar. Uzun yıllar cami olarak kullanıldı. Şu anda atıl bir vaziyette. Çünkü o bölgede insanlar çekildi” diye belirtti.
Cemevine Vakıflar Müdürlüğü tarafından el konulduğu için hiçbir şey yapamadıklarını vurgulayan Özden, “Buraya bir çivi dahi çakamıyoruz. Ama tam dibinde sonradan yapılan cami minaresi görünüyor. Burada yemek pişen aşurelerde kaynattığımız yerler var ama birkaç yeri çökmüş vaziyette” dedi.
“EVLERİMİZİN BODRUM KATINI CVEMEVİNE DÖNÜŞTÜRDÜK”
Senirkent’te devlet mevcut cemevine el koyduğu için alternatif çözüm ürettiklerinin altını çizen Özden, “Cemlerimizi yapmıyor muyuz yapıyoruz. Ben Isparta bölgesindeyim. Isparta, Senirkent’ te. 2-3 tane dedemiz var. Ocaklarımız var. Bende olmak üzere her ocağın dedesi evinin bodrumunda cemevi gibi yaptık. Herkes kendi evinde cemini yürütüyor” dedi.
“KURUMLARIMIZ NEDEN ALANLARDA ÇALIŞMIYOR”
Türbelerinin yıkılmak üzere olduğunu dile getiren Özden, “Yazık. Alevi Bektaşi Başkanlığından kişiler buraya geliyor saha çalışması yapıyorlar. Ama bizim Alevi Bektaşi Federasyonlarından da canlarımızın gelip bu türbeleri ,eski cemevimizin yerini, ocaklarımızı bir ziyaret etseler durumumuzu görseler, ‘ne yapabiliriz’ deseler. Yani kol kola olsak, kucaklaşsak, bizim danışmanlığımızı yapsalar o bile bize yetecek “diye belirtti.
“ÖĞRETMENDİM DEDE OLAN BABAM HAKKA YÜRÜYÜNCE ERKANLARI BEN YÜRÜTÜYORUM”
Kendisinin emekli matematik öğretmeni olduğunu belirten Dede Özden, “Babam dedeliğini yaparken hep böyle sürüp gidecek zannederdim. Bir gün Hakk’a yürüyünce taliplerimiz en büyük evlat ben olduğum için bana dedelik görevi verdiler. Ben de canla başla dedelik hizmetini yapıyorum” dedi.
Isparta’nın dışında Afyon ve Burdur’da talipleri olduğunu dile getiren Özden, “Babam gençliğinde buralara taliplerine giderdi. Şimdi fakir olarak biz yürütüyoruz. 12 hizmeti gerçekleştirecek şekilde gerek bölgemizde gerekse de Afyon’un köylerinde ve diğer yerlerde cemlerimizi yürütüyoruz, yürütmeye de devam edeceğiz. Bizden sonraki canlarımız yine kaldığımız yerden Yol’u yürütecekler” diye konuştu.
Senirkent’e 3 km mesafede olan Ulubey’de Veli Baba Ocağı’nın bulunduğunu bölgenin tamamen Alevi olduğu bilgisini aktaran Dede Özden, “Seyit Gazi’ye bağlı Veli Baba Ocağını talipleri orada da düzenli olarak cemlerini yürütülüyor. Mürşitlerini dede babalarını kendileri seçiyorlar. Görgü cemlerini Seyit Gazi’den gelen dedeleri yapıyor. Biz ise Şah Ahmet Sultan Ocağı olarak Hacı Bektaş Veli’ye bağlıyız. Bizim görgülerimizi ise Veliyettin Ulusoy efendimiz yapıyor” dedi.
Senirkent’in 5 bin nüfusu olduğunu aktaran Mustafa Özden Dede, konuşmasının devamında şunları belirtti:
“Senirkent nüfusunun yarıya yakını daha önceden Aleviydi. Hatta Senirkent ilk Alevi dervişlerinden oluşmuş bir yerdi. Ancak Senirkent’ten göç edenler başka yerlere yerleştiler, geri dönmediler. Şu anda 50-60 hane kaldık.”
Cebrail ARSLAN/ANTALYA
Yoruma kapalı.