PİRHA – TMMOB Malatya Mimarlar Odası Genel Başkan Yardımcısı Ali Haskoloğlu, 6 Şubat depremlerinde Malatya’da yaşanan yıkımı ve deprem sonrası yürütülen yeniden inşa sürecini anlattı. Haskoloğlu, “İkinci depremde binalar gözümüzün önünde çöktü. Bugün ise Malatya, kent hafızası yok edilerek beton bir yığına dönüştürülüyor” dedi.
Depremin ilk anlarını anlatan Haskoloğlu, herkes gibi uykuda yakalandıklarını belirterek şunları söyledi:
“İlk deprem gece saatlerinde oldu. Hepimiz uyuyorduk. Depremle birlikte çocuklarımızı, eşimizi alıp hızla aşağı indik. Binamız sağlamdı ama çevremizde yıkılan yapılar vardı. Telefonlara sarıldık; eşe dosta, akrabaya ulaşıp hayatta olup olmadıklarını öğrenmeye çalıştık.”
Yağmur nedeniyle kısa süreliğine eve döndüklerini belirten Haskoloğlu, asıl yıkımın ikinci depremle yaşandığını vurguladı:
“İkinci depremi evde yaşadık. O an gözlerimizin önünde binalar yıkılmaya başladı. Yapıların nasıl çöktüğünü, kentin nasıl dağıldığını birebir gördük. Artık Malatya’da evde kalmanın imkânsız olduğunu anladık.”
“700 BİN İNSAN SOKAKTAYDI, ŞEHİR TAMAMEN ÇÖKMÜŞTÜ”
İkinci depremin ardından Malatya’nın tamamının işlevsiz hale geldiğini belirten Haskoloğlu, yaşanan tabloyu şu sözlerle anlattı:
“Yaklaşık 700 bin insanın sokakta olduğu bir şehirden bahsediyoruz. Ne markete ulaşabiliyorsunuz ne sağlık hizmetine. Her şey sıfırlanmıştı. Kimse ne yapacağını bilmiyordu. O ilk gün tam anlamıyla bir çaresizlik haliydi.”
Bilimsel verilere de dikkat çeken Haskoloğlu, depremlerin atılım yönlerinin yıkımda belirleyici olduğunu ifade etti:
“Birinci depremin atılım yönü Hatay’dı ve Hatay neredeyse tamamen yıkıldı. İkinci depremin atılım yönü ise Malatya’ydı. Bu nedenle Malatya en ağır hasarı ikinci depremde aldı.”
“CAN KAYBININ AZ OLMASI ACI BİR TESADÜFTÜ”
Resmi hasar tespit sonuçlarını paylaşan Haskoloğlu, Malatya’daki yıkımın boyutunu şu sözlerle özetledi:
“Yaklaşık 5 bin 400 bina yıkıldı. 2 bin bina acil yıkılacak durumda. 36 bin bina ağır hasarlı, 3 binin üzerinde bina orta hasarlı. Buna rağmen can kaybının görece az olmasının tek nedeni, ikinci deprem sırasında halkın büyük bölümünün dışarıda olmasıydı. Bu bir başarı değil, acı bir tesadüftü.”
“MALATYA TİCARETİNİ, BARINMASINI VE KÜLTÜRÜNÜ KAYBETTİ”
Depremle birlikte kentin temel damarlarının koptuğunu söyleyen Haskoloğlu, “Çarşı merkezinin yıkılmasıyla ticaret alanlarımızı, Ostanbaşı’nın yıkılmasıyla barınma alanlarımızı, Yeşilyurt ve Gündüzbey’in yıkılmasıyla kültürel ve turistik dokumuzu kaybettik” dedi.
Mimarlar Odası olarak depremin hemen ardından sahaya indiklerini belirten Haskoloğlu, sokak sokak gezerek hasar analizleri yaptıklarını, STK’larla çalıştaylar düzenlediklerini ve hazırladıkları raporları yetkili kurumlara sunduklarını ifade etti.
“ŞEHİR ANKARA’DAN ÇİZİLEN PROJEYLE BETONA BOĞULDU”
Ancak yeniden inşa sürecinde Malatya’nın yok sayıldığını vurgulayan Haskoloğlu, en sert eleştirisini kent merkezine yönelik projelere yöneltti:
“Malatya şehir merkezi için Ankara’dan bir firma tarafından proje hazırlandığını öğrendik. Kentin kimliğini, hafızasını, dokusunu yok sayan bir projeydi bu. Malatya’yı tanımayan bir anlayışla, şehir beton yığınına dönüştürüldü.”
Söğütlü Camii, Teze Camii, Bakırcılar ve Kasaplar Çarşısı gibi simgesel alanların korunması için defalarca çağrı yaptıklarını belirten Haskoloğlu, “Bir kentin ruhu vardır. Yapıların bir dili vardır. Bu dili yok ederseniz, ortaya yaşayan bir şehir değil, ruhsuz bir beton alan çıkar” dedi.
KONTEYNER KENTLER, EKSİK TOKİ’LER VE YERİNDE DÖNÜŞÜM UYARISI
Bugün hâlâ konteynerlerde yaşayan binlerce yurttaş olduğunu hatırlatan Haskoloğlu, konut üretiminin hızlandırılması gerektiğini söyledi. TOKİ konutlarında sosyal donatıların eksik olduğuna dikkat çeken Haskoloğlu, rezerv alan uygulamasını ise desteklediklerini ifade etti:
“Rezerv alanlar Malatya için zorunluydu. Bu ekonomik koşullarda vatandaşın kendi başına konut yapması mümkün değildi. Ancak yerinde dönüşüm süreyle sınırlandırılmamalı.”
Mevcut 750 bin TL hibe ve 750 bin TL kredi desteğinin yetersiz kaldığını vurgulayan Fidanel, 30 Haziran 2025’te sona eren yerinde dönüşüm başvurularının yeniden ve süresiz olarak açılması çağrısında bulundu.
“MALATYA HALA AYAĞA KALKMIŞ DEĞİL”
Haskoloğlu, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:“Yaralar tamamen sarıldı demek mümkün değil. Malatya ancak kentlilerin, meslek odalarının ve yerel dinamiklerin sürece dahil edilmesiyle ayağa kalkabilir. Aksi halde yapılan her yeni bina, yıkılan kent hafızasının üzerine dökülmüş bir beton tabakası olarak kalacaktır.”
CEM EKİNCİ/MALATYA
Yoruma kapalı.