Alevi Haber Ajansi

‘Bugün susarsak yarın çok geç olabilir!’

PİRHA-İstanbul’da bir araya gelen inanç temsilcileri ortak açıklama yaparak, “İnançlarınızın öğrettiği merhameti, adaleti ve dayanışmayı bugün hayata geçirin. Yaşamdan yana, barış için ses olun. Bugün susarsak yarın çok geç olabilir; çünkü bir çocuğun daha hayatını kaybettiği her an, insanlığın ortak vicdanından bir parça daha kopmaktadır” dedi.

İstanbul’da farklı inan gruplarına ait örgütlerin temsilcileri, HTŞ ve DAİŞ’in Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırılarına ilişkin açıklama yaptı. İnsan Hakları Derneği’nde (İHD) düzenlenen basın toplantısına çok sayıda inanç önderi katıldı.

İlk olarak konuşan Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Yöneticisi İmam Şenol, inanç kurumları olarak katliama sessiz kalmayacaklarını vugulayarak, “Zulmün olduğu yerde direniş de olur. Biz egemen devletlerin kardeşi değiliz. Bu kadar acı ile kardeşlik sürdürülemez” dedi.

Süryani Mütedeyyin Edip Aslan da, tarih boyunca katliama maruz kaldıklarının altını çizerek, “Halklarla, komşularla barış içinde yaşayalım önce bir arada yaşayalım istiyoruz. Barışın gelmesi istiyoruz ama halkların kardeşliğine değil eşitliğine inanıyoruz” diye belirtti.

İstanbul Din Alimleri Derneği (İDAYDER) Eşbaşkanı Ali Fuat Katip ise, İslamiyet sonrası insanın kula kul olmasının yasaklandığını belirterek, “Rojava’da ‘Allah’u Ekber’ diyerek katliam işlediler. Bunun adı zulümdür, kadının saçını kesmek o kadının onuruna el uzatmak kadına kölesin demektir. İslam alimleri bedeli ne olursa olsun onlara dur diyeceğiz” diye konuştu.

Konuşmaların ardından ortak açıklamayı yapan Katrin Nikola O okudu.

Açıklamada şunlara yer verildi:

“İslam’ın adalet çağrısıyla, Aleviliğin rızalık ve yol öğretisiyle, Hristiyanlığın merhamet ve barış diliyle; insanlığın ortak değerleri etrafında buluştuk. Çünkü Rojava’da yaşanan katliam ve abluka altındaki insani kriz, sadece bir halkın ya da bir inancın değil, tüm insanlığın vicdanını ilgilendirmektedir. İnançlarımız bize öğretir ki; bir yerde çocuklar açlığa, hastalar çaresizliğe mahkûm ediliyorsa, orada sessiz kalmak zulme ortak olmaktır. Bizler bu nedenle inançlarımızın bize yüklediği sorumlulukla, zulmün karşısında durmak için buradayız

Hastaların tedaviye erişimi sağlanmalı, çocuklar ve siviller için gıda ve ilaca ulaşma olanakları yaratılmalı; yaşam alanlarının güvenli hale getirilmesi için bir an önce sorumluluk alınmalıdır. Uluslararası insani kuruluşlar bölgeye engelsiz biçimde erişebilmelidir. Rojava’da Kobanê, ağır bir biçimde abluka altına alınmıştır. Bu abluka, yalnızca yaşamı zorlaştırmakla kalmamış; sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi, barınma ve ısınma koşullarının insanlık dışı hale gelmesi nedeniyle çocukların soğuktan donarak hayatını kaybetmesine yol açmıştır. Tedavi edilebilecek hastalıklar ölüme dönüşmekte, çocuklar en temel korunma hakkından mahrum bırakılmaktadır. Bu tablo, dünyanın gözleri önünde işlenen açık bir insanlık suçudur ve derhal sona erdirilmelidir.

İnançlarınızın öğrettiği merhameti, adaleti ve dayanışmayı bugün hayata geçirin. Yaşamdan yana, barış için ses olun. Bugün susarsak yarın çok geç olabilir; çünkü bir çocuğun daha hayatını kaybettiği her an, insanlığın ortak vicdanından bir parça daha kopmaktadır. Bizler, zulmün karşısında durmaya, yaşamı savunmaya ve Rojava’da barış tesis edilene kadar sesimizi yükseltmeye devam edeceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz.”

(HABER MERKEZİ)

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.