Alevi Haber Ajansi

Alevi aydınlardan Suriye çağrısı: Bütün insanlığı, katliamları durdurmaya davet ediyoruz!-VİDEO

PİRHA – Alevilere yönelik soykırımların ardından Kuzey ve Doğu Suriye’deki saldırılar sürüyor. Alevi aydınları, HTŞ tarafından yapılan saldırıları kınayarak, bütün demokrasi güçlerini, katliamları durdurmaya davet etti.

Suriye’de aylardır devam eden Alevi soykırımının ardından Kuzey ve Doğu Suriye’deki saldırılar da arttı. Suriye Özerk Yönetimi (SDG), Halep’te yapılan katliam girişimleri ardından Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırılara karşı “seferberlik” ilan etti.

Özerk yönetimi korumak için mücadele eden Rojavalılara, dünyanın dört bir yanından destek gelmeye devam ediyor.

Alevi kamuoyundan da Suriye’deki cihatçı yapıların saldırılarına tepki gösterildi.

Kayseri Hacı Bektaş Veli Dernek Başkanı Abbas Tan, Alevilere yönelik soykırımlar ve ardından Kürtlere yönelen saldırılara dair sorularımızı yanıtladı.

Tan, Alevilere yönelik soykırımın güncel bir konu olmadığının altını çizerek, “Binlerce yıldır kutsal kitaplı ve peygamberli dinlere ters düştüğü için ve ortadan kaldıramadıkları için soykırım anlayışını ön planda tutmuşlardır. Bir tarafta yaradılış anlayışı, diğer tarafta varoluş anlayışı hakimken varlığın birliğini kabul etmeleri mümkün değildi. Bu yüzden Alevi/Kızılbaşlara soykırım uygulamaları kendilerine göre en doğru yoldu” yorumunu yaptı.

Abbas Tan, Alevilere dönük uygulamaların “Devlet politikası, Devlet aklı” olduğunu belirterek, “Her dönem her devlet, kendine bir din seçmiş, dinler devlet dini olurken, dinlerde devletlere yaslanınca ayakta kalabilmişlerdir. Tarihte Alevi/Kızılbaş anlayışı bu sisteme uymayınca yapılması gereken soykırım olmuş ve olmaya da devam edecektir. Alevi/Kızılbaş anlayışında devlet olma, üstünlük taslama olmadığı için yok edilmek istenmektedir” dedi.

“İNSANLIK SUÇUNA GÖZ YUMANLAR”

Abbas Tan, Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırıları da kınayarak “Kürtlere yönelik topyekün saldırı, tekli kimlik anlayışının ürünüdür” diye belirtti. Suriye’de Kürt ve Alevilere yapılanları “İnsanlık Suçu” sözleriyle tarif eden Tan, şu yorumda bulundu:

“Birileri tarafından bölünme tehdidi olarak görülürken Kürtlerin dili birilerini rahatsız edebilir ancak kimsenin dili, inancı bir başkasını rahatsız etmemeli. Devletlerin tanımladığı makbul yurttaş anlayışı, asimilasyon politikası kimseye yarar getirmez. Ülkelerin Suriye’de Alevi/Kızılbaşlara ve Kürtlere yönelik saldırıları ne ilktir, nede sondur. Ancak yapılan insanlık suçuna göz yumanları, tarih suç ortağı sayacaktır.”

Abbas Tan, Türkiye ve Suriye’nin, Alevi/Kızılbaş inancını yok sayan bir zihniyetin devamı olduğunu vurgulayarak “Rojava’da yaşananlar sadece Kürtlere ve Alevi/Kızılbaşlara yönelik değil, diğer inançlara da aynı mantıkla sürdürülmektedir. Suriye’de yaşananlara sessiz kalmak katliamlara sessiz kalma anlamı taşımaktadır” dedi.

“YOK SAYMAK NE DEVLET ANLAYIŞINA UYAR NE DE İNSANLIĞA”

Suriye’deki saldırıların Türkiye’ye yansımasını da değerlendiren Abbas Tan, “Ülkeyi yönetenler ki inancı ve cemevi anlayışını kendilerine göre tarif ve ifade etmeye devam ederlerse sıkıntılı günler bizi beklemiş olur. Alevi/Kızılbaşları, Kürtleri, Dürzileri, Hristiyanları yok saymak, Sünni İslam anlayışını esas kılmak ne devlet anlayışına uyar ne de insanlığa. Sonuçta gerek Kürtlere, Dürzilere, Hristiyanlara ve Alevi/Kızılbaşlara yönelik saldırılar, katliamlar devlet aklının diğer yüzünü ortaya çıkartmaktadır. Sessiz kalmak da aynı anlamı taşımaktadır. Hiç kimse bu coğrafyada bir başka inanç mensuplarını, farklı dil sahiplerini yok saymamalı, hadlerine de değildir” diye konuştu.

“BÜTÜN İNSANLIĞI, KATLİAMI DURDURMAYA DAVET EDİYORUM”

Alevi Aktivist Servet Demir de Suriye’deki katliam girişimlerine karşı çıktı. Asıl sorumluların emperyalist güçler olduğunu söyleyen Demir, görüşlerini şu cümlelerle paylaştı:

“Şimdi bu sürece karşı durmak Suriye’deki bütün halkların demokratik, laik ve bütün kimliklerin kendisini ifade ettiği bir ortamda kendilerini yaşatabilecek bir ortamın yaratılmasıdır. İkincisi ise özellikle Kürtlerin, Rojava’daki katliamın engellenmesinin birinci derecedeki başarısı, Kürtlerin kendi farklılıklarını gidererek birlikte olma ve bu süreci dayanışma içerisinde ve mücadele yürütmesinden geçiyor. Bütün insanlığı ve demokrasi güçlerini, bu katliamı durdurmaya davet ediyorum.”

PİRHA/İSTANBUL

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.