Alevi Haber Ajansi

Cumartesi Anneleri 897. Hafta: 80 Darbesi’nde idam edilen Güney’in mezarı yok-VİDEO

PİRHA – Cumartesi Anneleri, 897. Hafta eyleminde 12 Eylül Askeri Darbesinin hemen ardından idam edilen ve mezar yeri ailesine açıklanmayan Veysel Güney’in akıbetini sordu.

Faili meçhul cinayetlerin akıbetini sormak adına her hafta Galatasaray Meydanı’nda toplanan Cumartesi Anneleri, 897’inci hafta eylemlerini yasaklar sebebiyle çevrimiçi yaptı.

12 Eylül Askeri Darbesinin hemen ardından 28. 12. 1980 tarihinde Antep’te bir ev baskınında gözaltına alınan ve ardından idama mahkum edilen 24 yaşındaki Veysel Güney’in akıbeti soruldu. Güney’in idam edildikten sonra mezar yerinin açıklanmadığını belirten Dilcan Acer, ailesi ve arkadaşlarının mücadelesine rağmen hala öğrenilemediğini söyledi.

Açıklamada Güney ailesi adına Doğan Güney söz aldı. Güney, “Avukat tutmasına dahi izin verilmeden idam edilen Veysel Güney’in yeğeniyim. Amcamı tanıyamadım, mezarı başında anamadım. Bunca yıl geçmesine rağmen bize hala teslim edilmedi. Üzerinden bunca yıl geçmesine rağmen amcamın mezarından korkan bir sistem mevcut.” dedi. Cumartesi Annesi Zeynep Güney’in de oğlunun mezarını bulabilmek için mücadele ettiğini ancak sonuç alamadan yaşamını yitirdiğini aktardı. Güney, kayıp yakınları olarak bu acı ile yaşadıklarını söyledi.

GÜNEY’İN SON MEKTUBU DA  KAYIP

Doğan Güney’in ardından ailenin avukatı Arcan Kanar seslendi. Güney’in yargılanmasında hukukun ayaklar altına alındığını vurguladı. Yargılama sebebinin operasyon sırasında yaşamını yitiren bir teğmen için intikam olduğunu aktardı. Kanar, “Bu yargılamanın hukukun zerresi ile alakası yoktu. Şubat’ın 5’inde duruşma günü belli oldu. 6 Şubat’ta duruşma görüldü ve 17 Şubat’ta ikinci duruşma ile karar verildi. Yani bir ay dolmadan iki duruşma ile idam cezasına mahkum oldu.” dedi. Darbe döneminde gerçekleşen bu mahkemenin askeri konsey tarafından da onaylandığını belirtti. Kanar, Güney’in yargılanış şekline bakılarak 12 Eylül Darbesi‘nin nasıl insan haklarını ayaklar altına aldığının görülebileceğini söyledi. Güney’in beş aylık hücrede işkence görürken de ailesi ile görüştürülmediğini söyleyen avukat Kanar, son sözlerinin yazıldığı mektubu da alamadıklarını aktardı. Cumhuriyet Başsavcılığı‘na 2011 yılında işkence, insan haklarını ihlal gibi suçlardan darbeciler hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Kanar, sonuç alamadıklarını ve reddedildiklerini söyledi.

25 YIL SONRA DAVANIN SAVCISI KENDİ KİTABINDA DOĞRULARI AÇIKLADI

Basın açıklamasını Cumartesi İnsanları‘ndan Leman Yurtsever okudu. Yurtsever, “Türkiye’de 12 Eylül Anayasası kurumları ve siyaseti ile yaşıyor. Darbecilerin kendinden olmayanı düşman gören zihniyeti, hal ve özgürleri hedef alan baskıları ağırlaşarak devam ediyor.” dedi. Derinleşen hukuksuzluk ve baskı ortamında eleştiri hakkını kullananların, hak ve özgürlük talep edenlerin hukuksal güvenceden mahrum bırakıldığını söyledi. Yurtsever, “897. haftamızda 12 Eylül Darbecilerinin idam ettikten sonra bedenini kaybettiği ve bugüne kadar tüm iktidarların değişmeyen tutumu sonucu mezarına ulaşılamayan Veysel Güney davası ile kamuoyu karşısındayız.” dedi. Güney’in tutuklanma ve yargılanma sürecini aktaran Yurtsever, suçlamaları ispat edecek deliller olmadan idam edildiğini belirtti. İdamdan sonra kişisel eşyalarının babasına verildiğini ancak Yüzbaşı Burhan Erdem‘e teslim edilen bedenin kaybedilğini anlattı. Yurtsever’in aktardıklarına göre Güney’in idamından 25 yıl sonra savcı Mete Göktürk, “Adaleti Gördünüz mü?” isimli kitabında gerçekleri açıkladı. Göktürk’ün kitabında Güney’i suçlayacak delillerin olmadığını ve adil bir yargılamanın da yapılmadığını açıkladı.

Yurtsever, yapılan araştırmalar sonucunda 2006 yılında ölüm tarihlerinin ve sebebinin uyuştuğu Gaziantep Kimsesizler Mezarlığı’ndaki mezarın bulunduğunu hatırlattı. Ancak, Ankara Adli Tıp‘a gönderilen DNA dokularının uyuşmadığı yönünde sonuç geldi. Yurtsever, ailenin ve kamuoyunun doğru test yapılmadığına ilişkin şüphelerinin olduğunu aktardı. Bu olayların hepsinin insanlığa karşı bir suç olduğunu belirten Yurtsever, zaman aşımına tabii değildir, dedi.

Son olarak yeniden söz alan Acer, açıklamalarına bir süre daha sosyal medya üzerinden devam edeceklerini açıkladı.

PİRHA/İSTANBUL

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak