Alevi Haber Ajansi

Zeynel Can: Alevilerin talepleri yıllardır belli ancak hiçbir adım atılmıyor-VİDEO

PİRHA- TBMM’nin yeni yasama dönemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, Alevilerin eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü taleplerinin yıllardır karşılanmadığını belirtti. Yeni yasama döneminden umutlu olmadığını ifade eden Can, “Alevilerin talepleri yıllardan beri belli ama hiçbir şey yapılmıyor, hiçbir adım atılmıyor” dedi. Can, Aleviliğin özgün ve bağımsız bir inanç olarak tanınması, dergahların Alevilere teslim edilmesi, cemevlerinin ibadethane statüsüne kavuşması ve zorunlu din derslerinin kaldırılması gerektiğini vurguladı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) yeni yasama yılına başlamasıyla birlikte Alevilerin yıllardır çözüm bekleyen eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü, cemevlerinin ibadethane statüsü ve zorunlu din derslerine ilişkin talepleri yeniden gündeme geldi.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, yeni yasama döneminden beklentilerini ve Alevilerin taleplerini PİRHA’ya değerlendirdi.

Meclisin yeniden açılmasının toplumda bir beklenti yarattığını ancak mevcut siyasi gelişmelerin umut vermediğini belirten Can, Alevilerin taleplerinin yıllardır değişmediğini söyledi. Can, Aleviliğin kendine özgü bir inanç olarak anayasal ve yasal güvenceye alınması gerektiğini vurgularken, yeni anayasa tartışmalarına da ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“BUGÜNDEN YARINA OLUMLU ANLAMDA GÖRÜNEN BİR ŞEY YOK”

Barış ve demokratik toplum sürecinin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin DEM Parti sıralarına giderek Sırrı Süreyya Önder ve diğer parti yetkilileriyle el sıkışmasının ardından başladığını hatırlatan Can, Meclisin açılışında Bahçeli’nin İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile görüşmesine de değindi.

Can, “Meclis açılışında Bahçeli’nin bizzat gidip İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu’yla görüşmesi, Dervişoğlu’nun da ayağa kalkıp ona karşılık vermesi. Bunun da sonucunu merakla bekliyorum” dedi.

Meclisin tatile girip yeniden açılmasının yeni gelişmeler yaşanacağı yönünde bir beklenti oluşturduğunu belirten Can, “Ama görünürde, ufukta bizim açımızdan bugünden yarına olumlu anlamda görünen bir şey yok. Cumhurbaşkanının her zamanki hamasi ve umut vaat etmeyen konuşmaları” ifadelerini kullandı.

Belediye başkanlarına yönelik gözaltı işlemlerini eleştiren Can, belediyelere yönelik operasyonların sürdüğü, fon krizi ve borsa skandalı iddialarının gündemde olduğu bir süreçten geçildiğini söyledi.

Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun tutuklandığını da belirten Can, yaşanan gelişmeleri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi üzerinden değerlendirdi.

Can, yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin tek elde toplandığını savunarak, bunun ülke açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirtti. Yaşananların kısa vadede olumlu bir gelişmeye işaret etmediğini ifade eden Can, buna karşılık halkın gelişmeleri görmesi, bilinçlenmesi ve tavrını netleştirmesi açısından bir farkındalık yaratabileceğini söyledi.

“ALEVİLERİN TALEPLERİ YILLARDAN BERİ BELLİ”

Alevilerin beklentilerinin yeni olmadığını belirten Can, Aleviliğin kendine özgü, bağımsız bir inanç olarak tanınması gerektiğini vurguladı.

Can, “Aleviliğin bir hak olduğu, kendine has, özgün ve bağımsız bir inanç olduğu ve bu inancın tanınmasını Aleviler hak olarak görüyorlar. Bunun gereğini de zaten yapıyorlar” dedi.

Aleviliğin yasalar ve anayasa tarafından tanınması gerektiğini belirten Can, şunları söyledi:

“Biz bir ayrıcalık istemiyoruz. Diğer inançlara tanınan ayrıcalıklar var. Ya o ayrıcalıkların tamamı ortadan kalksın ya da Alevilere de en azından yasalar önünde Aleviliğin bir inanç olduğu gerçekliğinin yasada da anayasada da hakkı teslim edilsin.”

Aleviliğin inanç olarak kabul edilmesi halinde diğer sorunların çözümü için de zemin oluşacağını ifade eden Can, Alevilerin kendi inançlarını yaşatabilecek birikime sahip olduğunu söyledi.

Can, “Aleviler de zaten kendi inancını idame ettirecek, yaşayacak, yaşatacak şekilde bunu kurgularlar. Devletten de çok fazla şey beklemeden kendi sorunlarını çözerler. Ama devletin de bu konuda en azından bir özgürlük alanı yaratması, bunu genişletmesi gerekir” diye konuştu.

“ALEVİLİĞİN GÜNDEME GELECEĞİNE DAİR SOMUT BİR VERİ GÖRÜNMÜYOR”

Geçmişte Faruk Çelik’in öncülüğünde yürütülen Alevi açılımı çalışmalarını hatırlatan Can, bu çalışmaların daha sonra gündemden düştüğünü ve devamının gelmediğini söyledi.

Yeni yasama döneminde barış sürecine bağlı olarak Alevilerin taleplerinin de gündeme geleceği yönünde beklentiler bulunduğunu belirten Can, buna ilişkin somut bir gelişme görmediğini ifade etti.

Can, söz konusu tartışmaları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden seçilmesi ve anayasa değişikliği hedefiyle ilişkilendirerek, “Ancak bunun çok elle tutulur somut bir verisi görünmüyor. Sanıyorum Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı yeniden referanduma gitmeden seçtirmek ve yeni bir anayasa değişikliğini sağlamak adına göz boyamak gibi geliyor bana” dedi.

Cumhurbaşkanının yeni anayasa konusundaki yaklaşımını samimi bulmadığını belirten Can, “Dolayısıyla bu anayasayı bu şekliyle değiştirmenin de ülke açısından çok yararlı olmayacağı gibi bizi nerelere götüreceği de bir muammadır” ifadelerini kullandı.

“DERGÂHLARIN VE İNANÇ MERKEZLERİNİN ALEVİLERE TESLİM EDİLMESİ GEREKİYOR”

Alevilerin taleplerinin son derece insani ve demokratik olduğunu belirten Can, Alevi kurumlarının siyasi partilerle yaptıkları görüşmelerde bu talepleri yeniden gündeme getirdiğini söyledi.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Merkezi’nin diğer Alevi kurumlarıyla birlikte siyasi partilere ziyaretlerde bulunduğunu aktaran Can, Aleviliğin tanınması ve haklarının verilmesine ilişkin taleplerin iletildiğini belirtti.

Alevilerin hak mücadelesinden geri adım atmayacağını vurgulayan Can, “Aleviler için geri adım atmak diye bir şey söz konusu olmayacak. Zaten Aleviler inanç olarak fiili olarak bunları pratikte yerine getiriyorlar” dedi.

Asıl meselenin Aleviliğin devlet tarafından inanç olarak kabul edilmesi olduğunu ifade eden Can, diğer talepleri şöyle sıraladı:

“Bunun paralelinde bir sürü alt talebimiz var. Dergahlarımızın, inanç merkezlerimizin Alevilere teslim edilmesinden tutun da ibadethanelerimizin resmi statüye kavuşmasına, okullarda din derslerinin zorunluluktan çıkarılmasına kadar bir sürü haklı, demokratik, insani talebimiz var.”

Can, din derslerinin zorunlu olmaktan çıkarılmaması halinde dahi Sünni inanç anlayışının tek dini yorum olarak öğretilmesine ve bunun Alevi çocukları ile farklı inançlardan çocuklara dayatılmasına son verilmesi gerektiğini belirtti.

“SİYASAL İKTİDARIN DEMOKRATİK AÇILIM NİYETİ OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM”

Siyasal iktidarın hak ve özgürlüklerin genişletilmesi konusunda yapıcı bir yaklaşım sergilemediğini savunan Can, yeni anayasa tartışmalarının da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Can, “Demokratik açılım yapalım anlamında bir niyetinin olmadığı gözüküyor. Sürekli kendi iktidarlarını uzatmak ve bunun altyapısını oluşturmak anlamında bir şeyler yapılıyor. Sayın Cumhurbaşkanı Meclisteki konuşmasında yine yeni anayasa konusuna geldi” dedi.

Mevcut yasalara dahi uyulmadığını savunan Can, özgürlüklerin sınırlandığını, haksızlıkların ve hukuksuzlukların yaşandığını ifade etti.

Ekonomik sorunlara da değinen Can, emeklilerin ve çalışanların geçim koşullarına dikkat çekerek, “Asgari ücret temel ve yaygın ücret haline geldi. Bir taraftan ekonomik girdap yaşanırken diğer taraftan özgürlüklerin bu şekilde kısıtlanması yaşanıyor” diye konuştu.

Böyle bir tabloda Alevilerin taleplerine ilişkin olumlu gelişmeler beklemediğini belirten Can, siyasi iktidarın demokratikleşme yönünde somut adımlar atacağına inanmadığını söyledi.

“MEVCUT HUKUKA UYMAYANLARIN YENİ ANAYASA VAADİ İNANDIRICI DEĞİL”

Yeni anayasa tartışmalarını değerlendiren Can, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını savundu.

Can, şöyle konuştu:

“Mevcut değiştirilenler içinde eskiye göre dediklerimiz bile uygulanmıyor. Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmıyor. Alt mahkeme Anayasa Mahkemesi kararını tanımıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uygulanmıyor. Milletvekilleri içeride, parti genel başkanları içeride. Dolayısıyla buradan yeni bir anayasa gelirse bunlar salınacak mı? Hayır. Bunların salınması bugünkü hukukun, tırnak içinde, uygulanmasıyla ilgili bir şey. Anayasayla, yasalarla ilgili bir şey değil.”

Mevcut hukuka uyulmadan yapılacak anayasa değişikliğinin demokratikleşme sağlamayacağını savunan Can, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bir sürü hukuksuzluğun yaşanmasına neden olanların, hukuk tanımazların ‘Hukuku değiştireceğiz’ demeleri hiç inandırıcı değil. Öncelikle hukuka uymayanlara ‘Uymayı garanti ediyor musunuz?’ demek lazım. Garanti etseniz bile biz ona nasıl inanalım ve güvenelim? Dolayısıyla bu anayasa değişikliğinin bence çok kıymeti yok. Onun esas kıymeti mevcut iktidarın kendi iktidarını pekiştirmesiyle ilgili bir durum.”

Cebrail ARSLAN/ANTALYA

.

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.