Alevi Haber Ajansi

Sazcı: Yurtta saldırıya uğrayan öğrenciye Alevi kurumları sahip çıkmalı -VİDEO

PİRHA- Kızıldeli Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, geçen aylarda İstanbul’da Koç Üniversitesi öğrencisinin Kürt ve Alevi kimliği nedeniyle saldırıya uğramasına tepki gösterdi. Sazcı, “Alevi Bektaşilere yönelik nefret söylemleri, saldırılar ve cinayetler devam ediyor. Cezasızlık politikası ile bu saldırıları gerçekleştirenler hiçbir ceza almadan serbest bırakılıyor. Alanlarda, sokaklarda ve mahkemelerin önünde tepkimizi ortaya koymak zorundayız” dedi.

TÜBİTAK birincilik ödülü sahibi üniversite öğrencisi F.B., iki öğrenci ile birlikte kaldığı Koç Üniversitesi yurdunda geçen aylar işkence gördü. Irkçı sözlerle saldırdıkları öğrencinin odadan ayrılmasını isteyen Hasan Ege K., F.B.’ye kemerle şiddet uyguladı, kızgın ütüyü yüzüne yapıştırmak istedi. Hasan Ege K.’nin yönlendirmesiyle Arda D. isimli aynı odada kalan diğer saldırgan ise kesici aletle F.B.’nin yüzünü ve karnını kesti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmaya göre saldırı 15 Kasım 2023 gecesi yaşandı. Yaşanan işkenceye ilişkin daha sonra soruşturma başlatıldı.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) ve Türkiye’deki Alevi örgütlerinin yöneticileri basın açıklamalarıyla saldırıya tepki gösterdiler.

Kızıldeli Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, Alevi, Kürt-Alevi üniversite öğrencisi F.B.’ye yurt odasında yapılan işkenceye tepki gösterdi.

Sazcı, “Türkiye Cumhuriyeti devleti Türk ve Sünni Hanefi erkek ve heteroseksüel bir yapının üzerine kurumsallaşmış ve bu kalıbı kabullenmeyen halk kesimlerini, inanç kesimlerini açıkçası bertaraf etmek, onları susturmak, katletmek, imha, inkâr ve asimilasyona tabi tutmak gibi bir mücadele pratiğinin sonucudur bu yaşananlar” dedi.

“KEMALİST, MİLLİYETÇİ KESİMLERİN ALEVİLERE BAKIŞ AÇISI SİYASAL İSLAMCILARDAN FARKSIZ”

Sazcı, “Her seferinde bu gibi saldırıların faili olan kişiler siyasal İslamcılar değil, doğrudan ulusalcı Kemalist kişiler. Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucu ideolojisi dahil olmak üzere ulusalcı kesimin, milliyetçi kesimin, milliyetçi ideolojinin Alevi Bektaşi toplumuna bakış açısı, siyasal İslamcılardan farklı değil” diye ifade etti.

Saldırıyı yapanların Türk, Sünni, Hanefi kalıbına sığmayan kesimleri kabullenemediğinin altını çizen Sazcı, “Bu canımızın bu saldırıya maruz kalmasını sağlayan şey, yalnızca Kürt, yalnızca Alevi, eşcinsel olması değil, bu üç kimliği barındırması. Yani bu üç ezilen kimliği kendi bünyesinde barındırması ve bunu açık bir şekilde söylemesi” dedi.

“ALEVİ KURUMLARININ BİR ÇALIŞMASI VAR MI?”

Yaşanan bu saldırı karşısında sadece Alevi Bektaşi Federasyonu’nun yaptığı yazılı basın açıklamasıyla tepkisini göstermesinin yeterli olmadığını belirten Sazcı, şöyle devam etti:

“Bu süreçte eksikliklerimiz dışında bu olaya ilişkin ne gibi müdahalede bulunuldu? Bu bir nefret söylemi, bir nefret saldırısı. Nihayetinde yargıya intikal etti. Peki Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Vakıflar Federasyonu ya da herhangi bir Alevi Bektaşi kurumu canımıza hukuki ve kurumsal destekte bulundular mı? Bunu açıkçası sorgulamak gerekiyor. Ben de bulunduğum üniversitede şakayla, espriyle karışıkta olsa bu gibi nefret söylemlerine maruz kalıyorum. En azından biz örgütlü kesim olarak bu saldırıları bertaraf etmekte biraz daha eğitimli hale geldik. Ancak bu gibi söylemleri bertaraf edemeyecek, bunlara karşı mücadele edemeyecek binlerce Alevi Bektaşi genci var. Alevi kurumlarının bunlara karşı herhangi bir çalışması var mı?”

“YILLARDIR ALEVİLERE YÖNELİK SALDIRILARA KARŞI CEZASIZLIK POLİTİKASI YÜRÜTÜLÜYOR”  

Saldırıları meşrulaştıran en önemli etkenin Alevi Bektaşilere yönelik saldırılara uygulanan cezasızlık politikası olduğunu da belirten Mustafa Sazcı, “Bu cezasızlık politikasını bertaraf etmek yalnızca sosyal medyadan yapılan basın açıklamaları ile mümkün değil. Buna karşı alanları, sokakları doldurmak mahkemelerin önüne yığılmak gerekiyor. Alevi Bektaşilere yönelik nefret söylemleri, nefret saldırıları, nefret cinayetleri ardı arkası kesilmeksizin yapılıyor. Ancak yargı her zamanki uyguladığı cezasızlık politikasını işletiyor, hiçbir ceza vermeden, hatta ödüllendirerek bu kişileri serbest bırakıyor” diye belirtti.

“ALEVİ KURUMLARI BU SORUŞTURMANIN TAKİPÇİSİ OLMALI”

Saldırıyı gerçekleştirenlerin serbest kalmamasının yargının en önemli meselesi olduğunu belirten Sazcı, “Bu da ancak alanları, meydanları doldurabilmekle mümkün. Bu süreçte bunu yapmadık, büyük bir eksiklik. Kendi eksikliğimizin farkına vararak, eksiklerimizi tamamlamamız gerekiyor. Süreç daha devam ediyor. Koç Üniversitesi de bir disiplin soruşturması başlattı. Bu disiplin soruşturması nihai hedefine ulaşana kadar Alevi Bektaşi kurumları bu soruşturmanın takipçisi olmalı” diye konuştu.

Cebrail ARSLAN/ANTALYA

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak