Alevi Haber Ajansi

Mersin Cemevi’nde Muharrem orucu açıldı: Ahilikten Anadolu Aleviliğine tarihsel yolculuk-VİDEO

PİRHA- Muharrem Orucu’nun üçüncü gününde Mersin Cemevi’nde bir araya gelen canlar, İnanç Kurulu Üyesi M. Ali Akpınar Dede’nin okuduğu gülbenkle oruçlarını açtı. Muhabbet programında konuşan Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz ise Ahilik geleneği ile Anadolu Aleviliğinin tarihsel gelişimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Muharrem Orucu’nun üçüncü gününde Mersin Cemevi’nde bir araya gelen canlar, İnanç Kurulu Üyesi M. Ali Akpınar Dede’nin okuduğu gülbenkle oruçlarını açtı.

Ayhan Danyeli’nin seslendirdiği deyişlerin ardından Rıza Aydın’ın deyişleri eşliğinde semah dönüldü. Daha sonra düzenlenen muhabbet programında Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz konuşma yaptı.

“AHİLİK AHLAK, ADALET VE RIZALIK ÜZERİNE KURULDU”

Ahilik geleneğinin temelinde ahlak, adalet, rızalık, birlik ve doğruluk ilkelerinin bulunduğunu belirten Kılavuz, Ahi Evran döneminde şekillenen bu anlayışın kısa sürede Anadolu’nun dört bir yanına yayıldığını söyledi.

Yalanın ve hilenin reddedildiği, üretimin ve paylaşımın esas alındığı Ahilik anlayışının yaklaşık kırk yıl içerisinde önemli bir toplumsal örgütlenmeye dönüştüğünü ifade eden Kılavuz aynı dönemde Anadolu Selçuklu Devleti’nin Moğol saldırıları nedeniyle büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldığını dile getirdi.

“MOĞOL ZULMÜNE KARŞI AHİLER DİRENDİ”

Ahi dervişlerinin Moğol saldırılarından doğrudan etkilendiğini belirten Kılavuz, birçok Ahi’nin Anadolu’da yaşanan işgal ve zulme karşı direniş gösterdiğini söyledi.

Anadolu Selçuklu Hükümdarı Alaeddin Keykubat’ın Ahilere ve Anadolu Alevilerine destek veren önemli devlet adamlarından biri olduğunu ifade eden Kılavuz, Keykubat’ın ölümünden sonra Ahi dervişlerine, Ahi taliplerine ve Bacıyan-ı Rum mensuplarına yönelik baskıların arttığını dile getirdi.

Kılavuz, Ahi Evran’ın Moğollara karşı mücadele yürüttüğünü, Mevlânâ’nın ise bu süreçte farklı bir çizgide yer aldığını belirtti.

“KADINCIK ANA ÖNEMLİ BİR DİRENİŞ FİGÜRÜDÜR”

Kadıncık Ana’nın Bacıyan-ı Rum teşkilatının kurucularından olduğunu ifade eden Kılavuz, onun üreten, örgütleyen ve mücadele eden önemli bir kadın şahsiyet olduğunu söyledi.

Kayseri kuşatması sırasında kurduğu örgütlenme sayesinde Moğol ordusunun günlerce kaleye giremediğini belirten Kılavuz, daha sonra Moğolların hileyle kaleye girerek Kadıncık Ana’yı esir aldığını ve uzun yıllar zindanda tuttuğunu ifade etti.

Pir Hünkâr Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre, Abdal Musa, Kaygusuz Abdal ve Geyikli Baba’nın Ahi dervişleri arasında yer aldığını belirten Kılavuz, bu erenlerin Ahi Evran ile birlikte Ahilik ekolünü yaşatarak toplumun yetişmesinde önemli roller üstlendiklerini söyledi.

Ahi Evran’ın Kırşehir’de öldürüldüğünü ifade eden Kılavuz, geriye Anadolu ocak pirlerinin ve Ahi dervişlerinin bıraktığı güçlü bir manevi miras kaldığını belirtti.

“AHİ EVRAN’IN ESERLERİ HALKA ULAŞTIRILAMADI”

Ahi Evran’ın 21 eser kaleme aldığını ancak bu eserlerin çeşitli nedenlerle halkla buluşmasının engellendiğini söyleyen Kılavuz, Mevlânâ Türbesi’nin sürekli ziyaret edilirken Ahi Evran ve Abdal Musa türbelerinin uzun yıllar aynı ilgiyi görmediğini ifade etti.

Yunus Emre’nin ise ancak 1950’li yıllardan sonra üniversitelerde ve akademik çevrelerde daha fazla tanınmaya başladığını belirten Kılavuz, Anadolu’nun inanç ve düşünce dünyasına yön veren erenlerin bıraktığı mirasın bugün de yaşatılması gerektiğini vurguladı.

PİRHA/MERSİN

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.