Alevi Haber Ajansi

Marmara Bölgesi Hapishanelerinde 6 aylık hak ihlali raporu açıklandı-VİDEO

PİRHA – İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, 1 Ocak 30 Haziran 2018 yılından Marmara Bölgesi Hapishaneleri Hak ihlalleri raporunu açıkladı. Raporda, hapishanelerde OHAL ile birlikte artan işkence ve kötü muamele, keyfi disiplin cezaları, sağlık hakkına erişim engeli ve iletişim hakkı ihlallerinin yaşandığı belirtildi. 

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, altı aylık Marmara Bölgesi Hapishaneleri Hak İhlalleri raporunu açıkladı.

Raporda, “2018 yılının ilk altı ayında yaşanan ihlallerle ilgili İHD’ye toplam 543 başvuru yapılmıştır. Bunların 147’si sağlık ve tedavi hakkına yönelik engeller, 216’sı işkence, darp, tehdit ve disiplin cezaları, 115’i iletişim hakkına yönelik, 65’i “diğer” başlığı altında toplanan ihlallerdir” denildi.

İHD İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri, raporda teşkil eden başvuruların, hak ihlallerinin yaşandığı hapishanelerde tutuklu veya hükümlü bulunan mahpuslarca mektup veya faks yoluyla veya mahpus aileleri tarafından telefon, mail veya derneğe gelmek suretiyle yapıldığını belirtti.

Altı aylık Marmara Bölgesi Hapishaneleri Hak İhlalleri raporunu Hatice Onaran okudu.

Onaran, yaşanan hak ihlallerini şöyle sıraladı;

1-  Hapishanelerde OHAL ile birlikte artan işkence ve kötü muamele ( pisikolojik baskı, darp, çıplak arama, askeri tekmil zorlaması, ters kelepçe, tehdit);

Genel olarak bu altı ay boyunca mahpuslara yönelik fiziki saldırıların, tehdit, darp ve işkencenin öne çıktığını söyleyebiliriz. Bunun yanında ayakta sayım dayatması, ters kelepçe uygulaması, sayım ve telefon görüşmelerinde askeri tekmil ve askeri nizam dayatması, karşıt görüşlü mahpusların aynı ring aracıyla hastane ve mahkemeye götürülmesi sırasında yaşanan nefret saldırıları, sağlık hakkına erişim engelleri, çıplak arama, keyfi disiplin cezaları, sürgün sevk yine bazı hapishanelerde mahpusların özel alanlarını da görecek biçimde kameraların konulması gibi hak ihlalleri yaşanıyor.

      2-    Keyfi disiplin cezaları        

Mahpuslara keyfi olarak disiplin cezaları verilmekte ve bu disiplin cezaları birbirine eklenmek sureti ile süreklilik sağlanmaktadır. Slogan atılması, görevliyi çağırmak için hücre kapısına vurulması bile disiplin cezasına gerekçe yapılmaktadır. Verilen disiplin cezaları, mahpuslara yönelik tecridi derinleştiren iletişim ve görüş yasaklarıyla birlikte hücre cezalarını da içermektedir. Üç disiplin cezası, mahpusun infazının yakılması için yeter gerekçe kabul edilmektedir. Silivri hapishanesinde tutulmakta olan  Mustafa Tezel’in infazı da bu şekilde yakılarak tahliye olması engellenmiştir.

3-  Sağlık hakkına erişim engeli;

Sağlık ve tedavi hakkına yönelik ihlallerin geçtiğimiz altı ayda tavan yaptığını söyleyebiliriz. Bunlar  revire sevk edilmeme ya da geç edilme, acil durumlarda dahi aylar sonra hastaneye sevk, hastaneye sevk edilse dahi kontrol, tetkik ve muayenelerin randevularına zamanında götürülmeme, hastane gidişlerinde hasta mahpuslara ters kelepçe dayatması, çıplak arama zorlamasını kabul etmeyen hasta mahpusların  hastanelere götürülmemeleri, doktor muayenesi sırasında askerin odadan çıkmak istememesi, muayene sırasında mahpusun kelepçelerinin çıkarılmaması, kelepçeli ve jandarma eşliğinde muayeneye zorlanma gibi sağlık hakkı ihlalleri devam etmektedir.

Yine farklı siyasi görüşten IŞİD- EL KAİDE üyesi mahpuslarla politik mahpusların aynı ring aracıyla götürülerek provokasyon ve nefret saldırılarına ortam yaratılması gibi uygulamalar nedeniyle mahpuslar hastanelere gidememekte ve tedavi olamamaktadırlar. Bunların yanında hapishanede sürekli ve uzman bir doktorun bulunmaması hasta mahpusların tedavilerinin önündeki en büyük engellerdendir.

       4-  İletişim hakkı ihlalleri:

Mahpusların bu dönemde en çok ihlal yaşadıkları konulardan biri de iletişim yasaklarıdır. Kitap, gazete, dergi gibi süreli ve süresiz yayınların verilmemesi, dışarıdan gönderilen gazete ve dergilerin alınmaması, yine mahpusların yazdığı mektupların hiçbir gerekçe gösterilmeden gönderilmemesi ve mahpuslara gönderilen mektupların verilmemesi. Ayrıca, mahpusların edebi ve sanatsal üretimlerine de el konulmaktadır. Örneğin;  Antalya L Tipi Hapishanesinde bulunan Eyyüp Kılınç’ın kendi yazdığı 750 sayfalık Kürtçe romana daha basılmadan arama sırasında el konulmuş, hala kendine iade edilmemiş ve her hangi bir açıklama da bulunulmamıştır.

Başvurulara göre hapishanelerde; mahpuslara telefon görüşmelerinde zorunlu kılınan tekmil uygulaması (önce kendi adını sonra konuştuğu kişinin adını bağırarak söylemesi), yine bazı hapishanelerde avukatların müvekkilleri ile yaptığı görüşmelerin cihazla sesli ve/veya görüntülü olarak kaydedilmesi, görüşmeyi izlemek amacıyla bir görevlinin hazır bulunması, avukat ile mahpusun birbirine verdiği belgeleri inceleme ve el koyma, görüş gün ve saatlerinin keyfi olarak kısıtlanması söz konusudur.

Hatice Onaran, son olarak, hapishanelerde yaşanan hak ihlallerinin ancak dışarıda yükseltilecek sesle engellenebileceğini kaydetti.

PİRHA/İSTANBUL

                                                 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak