PİRHA – Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubesi’nin KHK oturma eylemi 380. Haftasında devam etti. Haklarının iade edilmesi için 380 haftadır oturma eylemi yaptıklarını kaydeden Fatma Çayır, ihraç edilen arkadaşlarının hakları teslim edilmeden mücadelelerinin devam edeceğinin altını çizdi. Çakır, HALK TV’ye kayyum atanmasına tepki göstererek, dayanışma içinde olduğunu söyledi.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubesi’nin, Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) işten çıkarılmaları protesto etmek amacıyla her Çarşamba günü düzenlediği oturma eylemi 380 haftasında da Karşıyaka çarşı girişinde devam etti.
Kanun Hükmünde Kararname(KHK) ile işten çıkarmaları protesto eden kitle açıklamada sık sık ‘KHK’ler gidecek biz kalacağız’, ‘KESK’li ihraçlar onurumuzdur’, ‘Asla yanlız yürümeyeceksin’ sloganları attı. Açıklamayı Eğitim Sen İzmir 2 Nolu Şube TİS ve Hukuk Sekreteri Fatma Çayır okudu.
“380 HAFTADIR EYLEM YAPIYORUZ”
Hukuksuzluğa, adaletsizliğe ve emeğin yok sayılmasına karşı seslerini yükseltmek için bir araya geldiklerini kaydeden Çayır, haklarının iade edilmesi talebiyle 380 haftadır eylem yaptıklarını söyledi.
Bu mücadeleden vazgeçmeyeceklerini belirterek, yapılan hukuksuzluğu normalleştirmeyeceklerini söyleyen Çakır, “Çünkü biliyoruz ki hukuksuzluk karşısında sessizlik, adaletsizliğin kalıcılaşmasına hizmet ediyor. Bizim mücadelemiz yalnızca ihraç edilen arkadaşlarımızın değil; emeğiyle geçinen, hakları için mücadele eden, özgür ve demokratik bir ülkede yaşamak isteyen herkesin mücadelesidir” dedi.
“TÜM HAK KAYIPLARI GİDERİLSİN”
OHAL KHK’larıyla binlerce kamu emekçisinin herhangi bir adil yargılama süreci işletilmeden, savunma hakkı ve masumiyet karinesi gözetilmeden yaşamlarından koparıldığını belirten Çakır, insanların toplumsal yaşamdan uzaklaştırıldığını belirterek, geçen yıllara rağmen bir çok kişinin hala görevine iade edilmediğini söyledi.
Çakır, her türlü hukuksuzluğa karşı çıktıklarını ve KHK’larla yaratılan mağduriyetler giderilmeden, ihraç edilen arkadaşlarının hakları teslim edilmeden mücadelelerinin devam edeceğinin altını çizdi.
Çakır, sadece geçmiş için değil gelecek için de hiç bir kamu emekçisinin sendika faaliyetleri ve demokratik tutumu nedeniyle işinden edilmediği bir ülkenin olmasın istedi.
“BASKI VE SANSÜRÜN SON HEDEFİ HALK TV”
AKP iktidarının sürdürdüğü baskı ve sindirme politikalarını yaşamın her alanına yaymaya devam ettiğini belirten Çakır, belediyelerden demokratik kurumlara, dijital mecralardan muhalif basına uzanan kayyum, sansür ve yasak politikalarının son hedefinin ise Halk TV olduğunu söyledi.
Çakır, bu saldırıların birbirinden bağımsız olmadığını ve tek merkezden yürütülen, toplumsal muhalefeti susturmayı, halkın iradesini gasp etmeyi ve haber alma hakkını ortadan kaldırmayı, demokrasinin asgari kurum ve kurallarını ortadan kaldırarak otoriter tek adam rejimini kalıcı hale getirmeyi hedefleyen politikanın parçaları olduğunu ifade etti.
“HALK TV EMEKÇİLERİYE DAYANIŞMA İÇİNDEYİZ”
Son dönemde milyarlarca dolarlık fon yolsuzluğunun gündemdeki yerini korurken, muhalif basına yönelik bu müdahalelerin söz konusu yolsuzluğun üzerinin örtülmek ve muhalif medyada tartışılmasının engellenmek istendiğini de işaret ettiğini belirten Fatma Çakır, şunları söyledi:
“Yargıyı, kolluğu, kayyumları ve dijital sansürü birer baskı aracına dönüştürerek ülkeyi her geçen gün daha koyu bir karanlığa sürükleyenler bilmelidir ki bu çabaları beyhudedir! Tarih sayısız kere göstermiştir ki hiçbir iktidar baskıyla, yasaklarla ve zorbalıkla ömrünü sonsuza kadar uzatamamıştır. KESK olarak Halk TV emekçileriyle dayanışma içinde olduğumuzu bir kez daha ifade ederken; tüm emek ve demokrasi güçlerini bu hukuksuzluğa karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.”
Son olarak Çakır, “Hak, hukuk ve adalet sağlanana; KHK’lı arkadaşlarımız görevlerine dönene ve tüm hak kayıpları giderilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
PİRHA/İZMİR
Yoruma kapalı.