PİRHA – İzmir Karşıyaka çarşı girişinde 383 haftadır oturma eylemi yapan KESK İzmir Şubesi üyeleri, KHK’lerle işten atılmaları protesto ederek, demokratik haklarına sahip çıkma çağrısı yaptı.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyelerinin, Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) kamu görevinden ihraç edilmeleri protesto etmek amacıyla her çarşamba düzenlediği oturma eylemi, 383. haftasında Karşıyaka çarşı girişinde devam etti.
‘KHK’ler gidecek biz kalacağız’, ‘KESK’li ihraçlar onurumuzdur’ sloganlarıyla başlayan oturma eylemine yurttaşlar destek verdi. Basın açıklamasını Eğitim Sen 2 No’lu Şube Yöneticisi Ali Türk okudu.
KHK’lerle ihraçlara karşı mücadelelerini sürdüreceklerini kaydeden Türk, ihraç edilenlerin maddi ve manevi kayıplarının giderilmesi, yargı kararlarının gecikmeden uygulanmasını istedi.
KHK’lerle yaratılan güvencesizliğin, milyonlarca emekçinin yaşadığı geçim sıkıntısıyla birleştiğini belirten Türk, yıllarca çalışmış insanların emeklilikte yoksulluğa mahkûm edilmesini kabul etmediklerini söyledi.
“2027 BÜTÇESİ KAMUSAL EĞİTİME AYRILMALI”
Meclis’te görüşülen 2027 bütçesine değinen Ali Türk, şunları dile getirdi:
“Kaynaklar kamusal eğitime, sağlığa, sosyal güvenliğe ve insanca yaşama ayrılmalıdır. Okulların temel ihtiyaçları velilerin cebine, eğitim emekçilerinin omuzlarına bırakılamaz. Her çocuğa ücretsiz ve sağlıklı bir öğün yemek, temiz içme suyu ve güvenli bir okul sağlanmalıdır.
Memur ve memur emeklileri için 2027’nin ilk yarısında yüzde 5, ikinci yarısında yüzde 4 olarak belirlenen artışlar, yaşanan geçim sıkıntısına çözüm değildir. Enflasyon farkı, geçmiş dönemde oluşan kaybın gecikmeli karşılığıdır; refah artışı değildir. Kamu emekçilerinin ve tüm emeklilerin gelirleri insanca yaşayabilecekleri düzeye çıkarılmalı, birikmiş kayıpları giderilmelidir. Vergi yükü ücretlilerin sırtından alınmalı; az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalıdır.”
“MESAM KAPSAMINDA ÇOCUKLAR UCUZ İŞ GÜCÜ OLARAK GÖRÜLÜYOR”
Eğitim alanındaki bir diğer yakıcı sorunun MESEM kapsamında çocukların çalışma yaşamında karşı karşıya kaldığı sömürü ve yaşam hakkı ihlalleri olduğunu söyleyen Türk, çocukların yoksulluk nedeniyle eğitimden uzaklaşmasına, ucuz iş gücü olarak görülmesine ve yaşamlarını tehlikeye atan koşullarda çalıştırılması gerektiğine vurgu yaparak, mesleki eğitim; bilimsel, pedagojik ve güvenli koşullarda yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Türk, son olarak 383. haftasında demokratik haklarına sahip çıkacakları ve ihraç edilen kamu emekçilerinin görevine iade edilmesini istedi.
PİRHA/İZMİR
Yoruma kapalı.