PİRHA- İHD Mersin Şubesi tarafından düzenlenen “Barış Nöbeti” eyleminde konuşan MYK Üyesi Bekir Sıtkı Keçeci, ‘’Barış emekçilerin yararınadır. Barış emeği, emek barışı güçlendirir!’’ dedi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi Barış Komisyonu, her ay düzenledikleri “Barış Nöbeti” eylemini bu ay Büro Emekçileri Sendikası (BES) Mersin Şubesi ile ortaklaştırdı. Defterdarlık önünde yapılan açıklamaya Mersin Emek Demokrasi Platformu üyeleri destek verdi.
‘Barış Nöbeti’nde konuşan İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Bekir Sıtkı Keçeci, kalıcı barışın sağlanması için sadece Kürtlere değil herkese görev düştüğüne dikkat çekti: “Çatışmalar olmayacağı için, öncelikle en temel hak olan yaşam hakkı ihlal edilmeyecek ve insanlar bu nedenle ölmeyecektir. Devletin çatışma ortamındaki askeri harcamalarına ayıracakları kaynakların, tüm emekçilerin geçim-yaşam koşullarına aktarılması zorlanarak, nispi de olsa refah bir ortam oluşacaktır. Barışın toplumsal içkinliğinin gelişmesine bağlı olarak, demokratik ve hoşgörü ortamı yaratılacağından, kadına yönelik şiddet azalacak ve kadın-çocuk istismarları minimuma inecektir. Tüm bunların yanı sıra, kendi insanıyla barışan devlet ‘’doğayla barışmaya’’ da zorlanarak, çevreye ve doğal yaşama zarar verecek her türden tehdit azalacak ve ekolojik sistemin kendi mecrasında sürmesi sağlanabilecektir.”
“BARIŞ EMEKÇİLERİN YARARINADIR”
‘’Barış emekçilerin yararınadır!’’ diyen Keçeci, “Yaklaşık 40 yıldır devam eden çatışmalı süreçte, devletin yaklaşık 800 milyar (bazı kaynaklara göre 1 trilyon) dolar askeri bütçeye kaynak aktardığı bilinmektedir. Çatışmasızlık ortamının kalıcı barışa evrildiği noktada, yıllık ortalama 20 milyar doların büyük kısmının emekçilere aktarılması sağlandığında, emekçilerin yaşam koşullarında bir iyileşme olacağı aşikardır” dedi.
“KALICI BARIŞ, EMEKÇİLERİN ‘’KENDİSİ İÇİN SINIF’’ OLABİLME KOŞULLARINI GÜÇLENDİRECEKTİR”
Açlığın, yoksulluğun, işçi ölümlerinin panzehiri kalıcı barış olduğunun altını çizen Keçeci, “Kalıcı barışın, yaşadığımız coğrafyada egemen olması için, barış toplumsallaştırılmalı ve sadece barışın taraflarından olan Kürt Halkı değil, savaşın karşısında olan herkes bu barışı kalıcı kılmak için çaba göstermelidir. İşte, emek cephesinin rolü burada öne çıkmaktadır. Barış için ‘’üretimden gelen gücü’’nü de kullanmaktan kaçınmaması gereken emekçiler, barışa güç katacaktır. Ve kalıcı barış, emekçilerin ‘’kendisi için sınıf’’ olabilme koşullarını güçlendirecektir” diye konuştu.
“KAYYIM UYGULAMASINA SON VERİLSİN”
İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Bekir Sıtkı Keçeci, İnsan Hakları Derneği olarak, kalıcı barışın ve demokratik bir düzenin inşası için atılması gereken öncelikli adımları şöyle sıraladı:
“*İşçilerin, emekçilerin, emeklilerin yaşam koşullarını iyileştirecek düzenlenmeler acilen yapılmalı ve hiçbir emekçi, yoksulluk sınırının altında yaşamamalıdır!
*Fon vurgunu ve yolsuzluk yapanlar, etkin bir soruşturma yapılarak hukuk önünde hesap vermeli ve geriye dönük tüm yolsuzluklar, hırsızlıklar soruşturulmalıdır!
*Hukuk devletinin yeniden inşası ve hukuki güvenlik ilkesi gereğince AİHM ve AYM kararlarının gereği yerine getirilmelidir.
*Kayyım uygulamasına son verilerek, kayyım atanan belediyelerin seçilmiş başkanları görevlerine iade edilmelidir.
*KHK ile işten atılan memur ve işçiler göreve iade edilmelidir.
*Belediye Başkanları, siyasi aktörler, gazeteciler ve sivil toplum örgütü temsilcilerine yönelik yargısal tacizden vazgeçilmeli, tutuksuz yargılama bütün yargısal süreçlerde esas alınmalıdır.
*Yaşam hakkı tehdidi ve birçok ihlal ile karşı karşıya olan hasta mahpuslar derhal serbest bırakılmalı bu konuda yasal ve idari reformlar gerçekleştirilmelidir.
*Sendikalaşma, düşünce özgürlüğü, gösteri ve yürüyüşü düzenleyen uygulamalar, evrensel hukukla örtüşük olmalı ve yasaklayıcı tüm engeller kaldırılmalıdır!.
*Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kaldırılmalı, TCK ve ilgili mevzuat, AİHM ve AYM kararları doğrultusunda öngörülebilirlik ve kanuni belirlilik ilkesi çerçevesinde yeniden düzenlenmelidir. Ayrıca, evrensel hukuk ilkeleri Anayasa ve hukuk normlarına egemen olmalıdır.
*Tüm bunların yanısıra, ekoloji ve doğa talanına son verilmelidir!”
PİRHA/MERSİN
Yoruma kapalı.