Alevi Haber Ajansi

İHD Kadın Komisyonu: Pandemi döneminde kadına yönelik şiddet ve hak ihlalleri arttı

PİRHA- İHD Kadın Komisyonu yayımladığı ‘Pandemi Döneminde Kadın’ raporuyla, kadına yönelik şiddetten, iş cinayetlerine kadar birçok hak ihlaline dikkat çekti.

İnsan Hakları Derneği Kadın Komisyonu (İHD) 11 Mart 2020-11 Mayıs 2020 tarihleri arasında Pandemi süresinde kadınların yaşadıkları hak ihlallerine ilişkin bir rapor yayımladı.

Raporda, Covid -19 salgını sürecinde alınmayan önlemlerin hem kadına hem de çocuğa karşı şiddet tehlikesini arttırdığı, şiddete maruz kalan kadınların şikayet mekanizmalarına ulaşımlarının zorlaştığı ve bunların sonucu olarak şiddetle mücadelenin yetersiz kaldığı ifade edildi. Çeşitli konularda düzenlenen raporda kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri, ekonomik ve sosyal haklar, iş cinayetleri, işkence ve kötü muamele gibi birçok başlığa yer verildi.

Raporda, Tüketici Hakları Derneğinin verilerine göre Türkiye’de 24 milyon annenin 4.8 milyonunun açlık, 14.5 milyonunun ise yoksulluk sınırı altında yaşadığı belirtilirken, kadınların erkeklere göre daha az iş olanağına sahip olduğuna ve özellikle kayıt dışı alanlarda çalışan kadınların işsiz kaldığına dikkat çekildi.

İHD, ayni ve nakdi yardım yapmayan bir kurum olmalarına rağmen ilk kez genel merkez ve şubelere 100’ün üzerinde işsiz ve çocuklu kadınların maddi destek talebi için başvurduğunu kaydetti.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın 24 Nisan’da Cuma günü yapılan hutbede ‘tüm kötülük ve salgın hastalıkların eşcinsellikten kaynaklandığına” dair ifadeler kullanmasının ardından Barolar Birliği ve İHD’nin bu açıklamayı kınaması üzerine kendilerinin çeşitli tehdit, hakaret içeren mailler aldıklarını belirten İHD, hem kendilerinin hem de Barolar Birliğinin bu tür nefret söylemlerine ilişkin hukuki süreç başlattıklarını kaydetti.

Raporda şunlar belirtildi:

EKONOMİK VE SOSYAL HAKLAR

Başvuru yapanların hepsi çocuklu olduklarını ifade etmişlerdir. Bu başvuruları yapan kişiler ilgili kurumlara yönlendirilmiştir.

  • 10 kadının eşi cezaevindedir ve kadınların düzenli herhangi bir geliri yoktur.
  • 1 Kadın üniversite mezunu olmakla birlikte, OHAL döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile işten çıkartılmış usta öğreticidir. Bu nedenle herhangi bir ekonomik-sosyal desteğe erişememektedir.
  • 1 Kadının eşi vefat etmiş ve herhangi bir gelire sahip değildir.
  • 11 kadının eşi pandemi sürecinde ya işini kaybetmiş ya da çalışamaz durumdadır.
  • 1 Kadının hem kendisinin hem de eşinin ağır sağlık sorunları olmasından kaynaklı maddi güçlük çekmektedirler.
  • 3 kadın eşinden ayrılmış ve düzenli bir gelire sahip değildir.
  • 2 Kadın boşanma aşamasında ve düzenli bir gelire sahip değildir.
  • 1 Kadının eşi engelli olmasından kaynaklı çalışamamakta ve düzenli bir gelire sahip değildir.
  • 1 Kadın sığınma evindeki süresi dolduğu için iki çocuğuyla birlikte çıkartılmıştır. Düzenli bir gelire sahip değildir.
  • 1 Kadın başvurucu şiddet gördüğü eşinden boşanma aşamasında ve bir çocuğu olup düzenli bir gelire sahip değildir.

LGBTİ+ KİŞİLERE YÖNELİK HAK İHLALLERİ

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın 24 Nisan’da Cuma günü yapılan hutbede ‘tüm kötülük ve salgın hastalıkların eşcinsellikten kaynaklandığına” dair ifadeler kullanarak, nefret söylemi içerek bir konuşma yapmıştır. Bunun ardından Ankara Şubemiz ve ardından Barolar tarafından yapılan açıklamalarla bu nefret söylemi kınanmıştır. Ancak gerek İnsan Hakları Derneği gerekse Barolar; tehdit ve nefret söylemlerine maruz kalmış, bazı barolar hakkında da soruşturma açılmıştır. Ayrıca Genel Merkezimize ve şubemize tehdit, hakaret içeren mailler atılmış, telefonlar edilmiştir. Tehdit ve hakaret haricinde olanlara cevap verilmiş, nefret suçunun ne olduğu anlatılmıştır. Türkiye Anayasasının 90. Maddesi uyarınca temel hak ve özgürlükler ile ilgili uluslararası sözleşmeler kanun hükmündedir ve ulusal yasalarla çatışma halinde uluslararası sözleşmelerin esas alınması gerekmektedir. Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesinin 3. maddesi cinsel yönelim ve cinsel kimlik temelli ayrımcılığı yasaklamaktadır. Toplumsal cinsiyet eşitliği korunmuştur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin denetim organı olan AİHM de Beizaras ve Levickas/Litvanya kararında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ayrımcılık yasağını düzenleyen 14. Maddesi kapsamında cinsel yönelim temelli ayrımcılığın yasakladığını açık bir şekilde karara bağlamıştır.[2]

KADINA YÖNELİK ŞİDDET

Salgın ve savaş dönemleri, kadına yönelik şiddetin arttığı, olağanüstü dönemlerdir. Böyle bir dönemde, Hakim ve Savcılar Kurulu 30 Mart tarihinde, 6284 sayılı yasayı ‘esnek’ uygulama kararı almıştır[3]. Bu karar ile, 6284 sayılı yasanın kadınlara sağladığı ‘kısmi koruması’ da ortadan kalkmıştır. Dünya’da pandemi olarak ilan edilen salgın süreci ile birlikte sokağa çıkma kısıtlamaları ile birlikte şiddet uygulayan erkek ve şiddete uğrayan kadınların ve çocukların aynı mekan içinde zorunlu olarak bir arada kalmaları ev içi şiddeti arttırmakta ancak kamusal alanda görünmez kılmaktadır. Kadınların ve çocukların uğradığı şiddeti duyurma ve başvurma mekanizmalarına ulaşmaları güçleşmiştir. Kadınlar en yakınlarında bulunan erkekler tarafından katledilmekte, şiddete uğramaktadırlar. Kadınlar fiziksel, psikolojik ve ekonomik olarak şiddete uğramakta, süreklileşen bir tehdit altında yaşamak zorunda kalmaktadır. Kadınlar kendilerine yönelik şiddet ve tehdit vakalarını kolluk ve yargıya taşındığında dahi gerekli olan koruma ve cezalandırma sağlanamamakta, şiddet uygulayan ile baş başa bırakılmaktadır.

Salgın döneminde kadına yönelik şiddete dair başvuruların alınmadığı durumlar yaşanmaktadır. Mersin’de 5 kadın sığınma evinden 4’ünün kapatıldığı bilgisine ulaşılmıştır. Hatay’da Kadın Sığınma Evi olmadığından, Çocuk Esirgeme Kurumuna yerleştirilmektedir. Adana’da sığınma evi olmasına karşın salgın dönemde başvuru kabul etmediği bilgisine ulaşılmıştır. Kadın sığınma evlerine, pandemi döneminde genel olarak kabul edilmeme durumu yaşanmaktadır. Bazı bölgelerde polis hiç başvuru almamakta ve adliyelere yönlendirmektedir. Adliyeler ise 13.00-15.00 arasında çalışmakta, çoğu kadın durumdan yılıp tekrar şiddet gördüğü alana geri dönmek zorunda kalmaktadır.

Kadına yönelik şiddetin bir başka boyutu da sosyal medya üzerinden dijital şiddet olarak gelmektedir. Çeşitli iletişim araçları ve internet üzerindeki sosyal paylaşım alanları da şiddetin bir aracı olarak kullanılmakta, bu şiddet kimi zaman iktidara yakın kişi ve kişilerce muhalif kadınlara dönük de gerçekleşmektedir. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, gazeteci Nevşin Mengü, avukat Feyza Altun, oyuncu Berna Laçin sosyal medya hesapları üzerinden tehdit edildiklerini açıkladı. Ayrıca birçok kadın sosyal medya hesapları ele geçirilerek şantajlara maruz kalmakta, tecavüz ve ölüm tehditleri almaktadır.

ERKEKLER TARAFINDAN 37 KADIN KATLEDİLDİ

11 Mart ile 11 Mayıs tarihleri arasında tespit edilebildiği kadarıyla 37 kadın erkekler tarafından katledilmiştir. Bunlardan; 3 kadın boşandığı erkek tarafından, 1 kadın boşandığı eşinin para ile tuttuğu erkek tarafından, 8 kadın evli olduğu erkek tarafından (1’nin uzaklaştırma kararı var), 1 kadın boşanma aşamasında olduğu ve uzaklaştırma kararı bulunan erkek tarafından, 1 kadın eski erkek arkadaşı tarafından, 2 kadın birlikte yaşadığı erkek tarafından, 4 kadın oğlu tarafından, 1 kadın erkek kardeşi tarafından, 2 kadın erkek arkadaşı tarafından, 2 kadın komşusu tarafından, 5 kadın akrabası tarafından, 4 kadın tanığı erkek tarafından, 3 kadın tanımadığı erkekler tarafından katledildi. 2 erkek hakkında uzaklaştırma kararı bulunmaktaydı.

Pandemi döneminde öldürülen kadınlar:

  1. Vildan Akkaya Yılmaz: Karabükte uzaklaştırma kararı bulunan eşi tarafından katledildi.
  2. Suriye Özkahraman: E.Y ve 5 kişi tarafından katledildi.
  3. Viviant Bants: Muğla’da Hüsnü Ö. tarafından katledildi.
  4. Hatice Kurt: Rize’de boşandığı erkek tarafından katledildi.
  5. Günay Seferova: Azeri olan Günay Seferova birlikte yaşadığı erkek tarafından katledildi.
  6. Latife Bozdemir: Zihinsel engelli oğlu tarafından katledildi.
  7. Özlem Mutlu: Bursa’da eski erkek arkadaşı tarafından katledildi.
  8. Münevver Şahin: Konya’da boşanma aşamasında olduğu ve uzaklaştırma kararı olan eşi tarafından katledildi.
  9. Nuray Varol: Eski eşi tarafından katledildiği şüphesi var, evinde öldürüldü.
  10. Melek Dağyel: Aydın’da eski eşi tarafından katledildi.
  11. Gönül Güngör: Bafra’da oğlu tarafından katledildi.
  12. Neşe Orhan: Aydın’da boşandığı erkek tarafından katledildi.
  13. Safiye Gök: Antep’te amcasının oğlu A. G. tarafından katledildi.
  14. Pınar Ayrıkan: Erkek arkadaşı Hacı Ahmet A. tarafından katledildi.
  15. Bahtiyar Kip: Kardeşi tarafından katledildi.
  16. Lale Bayram: Eski eşi tarafından para ile tuttuğu bir kişiye katlettirildi.
  17. Dilek Kaya: Diyarbakır’da erkek arkadaşı tarafından katledildi.
  18. Ağrı’da G.L. adlı kadın evli olduğu L.L. adlı erkek tarafından katledildi.
    PİRHA/ANKARA  
Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak