Alevi Haber Ajansi

HDP’den, bekçi teklifine muhalefet şerhi: Bekçiler AKP’nin sokaktaki gözü olacak

PİRHA- HDP, Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifine muhalefet şerhi koydu. HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen’in yazdığı muhalefet şerhinde, “AKP’nin çizdiği çerçeveye uygun ahlaki kuralları dayatmak isteyecek, iktidarın sokaktaki gözü, hafiyesi ve kelepçesi olmak üzere işlevsel hale getirilecektir. Toplumun denetimi için kullanılacaktır” denildi.

Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi’nin tüm maddeleri  TBMM İçişleri Komisyonu’nda kabul edildi. Kabul edilen teklif bekçilerin yetkilerini genişletiyor ve eğer tasarı yasalaşırsa bekçilere durdurma, kimlik sorma, sorgulama ve silah kullanma gibi yetkiler gelecek.

Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanun Teklifine ilişkin HDP 2/2555 esas numaralı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanun Teklifi’ne Muhalefet Şerhi koydu. 

Çarşı ve Mahalle Bekçilerinin görev ve sorumluluklarını düzenleyen kanun teklifi biri yürürlük, biri yürütme maddeleri olmak üzere toplamda 18 maddeden oluşuyor. Bir geçici madde de kanun teklifinin içerisinde.
Kanun teklifinin genel gerekçesi, bekçilerin Türkiye’deki kolluk mimarisi içerisindeki yerinin tespitine ilişkin ifadeler içeriyor. Bu mimariye göre bekçiler silahlı bir kolluk olarak tanımlanmakta ve yardımcı kuvvet olarak kabul edilmekte.

Genel gerekçede “halkın problemlerini sahada çözecek yapıların etkinleştirilmesi” ibaresi var. Bu, bekçilerin sokaklar başta olmak üzere her türlü mahalli bölgede muğlak olarak tanımlanan “halkın problemleri” bahanesine sığınarak yürütme erkinin gündemini halkın arasında işletiyor. 

“AKP DÖNEMİNDE BÜYÜK BİR İÇ İSTİBDAT ORDUSU YARATILMIŞTIR” 

İçişleri Komisyonu’nda bulunan HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen’in Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifine yazdığı muhalefet şerhinde şu ifadeler yer aldı:

“Yardımcı kuvvetlere” ihtiyaç duyulması, İçişleri Bakanlığı kapsamındaki Emniyet güçlerinin kanunla tanımlı görevleri dışındaki amaçlara işaret etmektedir. Elbette ki bu amaçlar AKP’nin kendi siyasal ajandası üzerinden gerçekleştirilmek istenecektir. Yoksa zaten hâlihazırda bahsedilen kuvvetlere büyük bütçeler ayrılmakta, başka devletlerin ordudaki personel sayılarını aşacak büyüklükte kamu görevlisi istihdam edilmektedir.

İçişleri Bakanlığı’nın 2020 yılı bütçesi 76 milyar TL’dir. Emniyet Genel Müdürlüğü bütçesi 2020 yılında 5 milyar TL arttırılarak 38 milyar 973 milyon TL’ye çıkarılmıştır. Yanı sıra polis sayısı 242.488’tür. Bekçi sayısı 2017 yılında 4.653 iken 2018 yılında 11.398 olmuştur. Yani toplam polis ve bekçi sayısı 253.886 olmuştur. Bu sayı Almanya, Fransa, Ukrayna, İsrail, Fas gibi ülkelerin asker sayısından bile fazladır. Yani büyük bir iç istibdat ordusu AKP döneminde yaratılmıştır.

“HER 185 KİŞİYE BİR POLİS DÜŞÜYOR”

Eurostat ve Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin verilerine göre hâlihazırda Türkiye’de son 10 yılda polis sayısı % 36 artmıştır ve bu sayıya jandarma dâhil değildir. Türkiye’de her 185 kişiye bir polis düşüyorken, bekçilerin buna eklenmesi AKP’nin “toplumla savaş” paradigmasının tahkim edilmesinden başka bir şey değildir.

Bu devasa bütçe ve çoğu ülkenin ordusundan daha büyük miktardaki kolluk sayısına rağmen “yardımcı kuvvetlere” ihtiyaç duyulması, iktidarın açık bir şekilde siyasal programını devreye koymasıdır. Nitekim tarihte sıkça görüldüğü üzere, uzun süreli iktidarlar yıpranmaya yüz tuttuğunda, yardımcı kuvvetlerin oluşturulması ve palazlanmasına zemin hazırlanmış ve toplumsal yaşam bir gerilim sahasına, hak ihlalleri ortamına ve iktidar kaynaklı şiddete sevk edilmiştir.

2017 yılında 4.653 bekçi görevde iken, bu sayının bir yıl içerisinde 11.398’e çıkmış olması belli bir siyasal programın parçası olduğunu kanıtlamaktadır. Çünkü AKP iktidarı 2015 yılı Haziran seçimlerinde “tek başına iktidar” olma yetkisini kaybettiği süreçten sonra demokratik ve meşru halk iradesine saygı duymak yerine gittikçe otoriterleşmiş, hukuk dışına çıkmış, evrensel hukuk ilkelerini, demokratik hak ve özgürlükleri yok saymış ve çiğnemiştir.

“BEKÇİLER, TOPLUMUN DENETİMİ İÇİN KULLANILMAK İSTENECEKTİR”

Bu kanun teklifi ile oluşturulmak istenen “parti kuvvet”leri hem demokratik hak taleplerine karşı hem özellikle muhalif muhitlerde baskı aracı olarak hem de genel olarak toplumun denetlenmesi için kullanılmak istenecektir. Ayrıca “parti kuvvetleri” yürütme erkine aşırı bağımlı ve bağlı çalışacak şekilde konumlandırılarak her daim sadakatleri sınanacak, partinin işaret ettiği her yere kuvvet uygulamayı kendi varlık-yokluk meselesi olarak görecek; böylece bir şiddet aygıtının, siyasi saiklerle harekete geçirilerek, AKP’ye muhalif herkesi hedef aldığı olaylar vuku bulacaktır.

“AKP’NİN ÇİZDİĞİ ÇERÇEVEYE UYGUN AHLAKİ KURALLARI DAYATMAK İSTEYECEKTİR”

Toplumu denetleme aracı olarak bekçiler, toplumsal farklılıklara AKP’nin toplum mühendisliği kapsamındaki belli yaşam normları ve AKP’nin çizdiği çerçeveye uygun ahlaki kuralları dayatmak isteyecek, iktidarın sokaktaki gözü, hafiyesi ve kelepçesi olmak üzere işlevsel hale getirilecektir. Her ne kadar AKP kanun teklifinin genel gerekçesinde geçmişin yeniden ihya edilmesi şeklinde ifade ederek bekçilik sistemini Osmanlı dönemine kadar götürse de, söz konusu dönemde olduğu gibi bu dönemde de bekçilik sistemi toplumun denetlenmesi, hizalanması gibi denetim ve baskı politikalarının bir aracı olarak kullanılmıştır/kullanılmak istenmektedir. 

“BEKÇİLERİN GÖREVLENDİRİLDİKLERİ YERLERİN AÇIKLANMASINA İHTİYAÇ VAR”

Her halükârda bekçilerin görevlendirildikleri yerlerin açıklanmasına ihtiyaç vardır. Bekçi görevlendirmelerinin iktidarın siyasi ve kültürel ideolojik yönelimleri ile doğrudan bağı, bu bağın muhaliflerin yaşadığı yerlerle ilişkisi soruşturulmak zorundadır.

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan 2 Ocak 2020 tarihli açıklamasında “Artık şehirlerimizin dış güvenliğini surlar ve hendeklerle koruyamayacağımız, içerideki düzeni de sadece kolluk gücüyle sağlayamayacağımız bir yere gelmiş durumdayız. Yeni fikirler geliştirilmeli” demiştir. Bu açıklamanın akabinde “yardımcı kuvvet” olarak bekçilerle ilgili yasal düzenlemenin TBMM gündemine getirilmesi iktidarın kendi bekasına aradığı kalkanlardan birini bulduğunu göstermektedir.

“İNSAN HAKLARI İHLALLERİ ARTAR”

Pek çok muğlak ifade ve tanımla dolu bu teklifle bekçilerin asayiş ve güvenlik yetkilerinin artırılması, Türkiye’deki bu anti-demokratik teamülün daha da derinlere kök salması ve insan hakları ihlallerinin artması sonucunu doğuracaktır. Özellikle kolluk yetkileri konusunda mevzuatta genel ifadelerin bulunması, polisten de bildiğimiz gibi uygulayıcıların takdir yetkilerini olması gerekenden fazla genişletmekte ve keyfiliğe yol açmaktadır.

OHAL altında bir KHK ile oldu bittiye getirilerek hem de Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan’ın ‘gerektiğinde silah kullanmaktan çekinmeyin’ telkinleriyle yeniden hayatımıza giren bekçilerin tam da bu nedenle çok sayıda ihlal ve soruna neden olduğu yargı tarafından da tespit edilmiştir. Teklifin geneline hâkim olan yaklaşım, bu tespitleri hiçe saymakta ve ihlallere kılıf ve hukuksuz uygulamalara yasal zemin oluşturmayı amaçlamaktadır.

Üstelik yargıya intikal etmiş olaylar münferit de değildir. Bekçi uygulaması başladığından beri toplumun farklı kesimlerinden pek çok kişi bekçiler tarafından şiddete ve hak ihlaline maruz bırakılmıştır. Özellikle toplumsal dışlanmanın hedefi olan kesimler, örneğin mültecileri, transları, Kürtleri, romanları bekçilerden kimin koruyacağı büyük bir soru işaretidir.

AKP anlayışına göre kişileri durdurma ve kimlik sorma yetkisini kullanmak için aranan ‘makul sebep’ yoksullar, kadınlar, Kürtler başta olmak üzere tüm ötekilerdir. ‘Makul sebep’, ayrımcılığın ve kötü muamelenin gerekçesi yapılan bir anahtar niyetine kullanılmaktadır.

BEKÇİLER VE HAK İHLALLERİ

*28 Mart 2018 tarihinde Mardin’in Derik ilçesinde Şerif T. isimli mahalle bekçisi,  devletin kullanım yetkisi verdiği belindeki silah ve yanında 3-4 tane yine kendisi gibi silahlı kişi ile birlikte 19 yaşındaki Berfin G. isimli kadını kaçırdı.

*18 Ekim 2018 tarihinde basına yansıyan bir bekçi marifeti de İstanbul’da yaşandı. Ataşehir İçerenköy mahallesinde 52 yaşındaki servis şoförü Eray Kemerci yüksek sesle müzik dinlediği gerekçesiyle bekçiler tarafından ciddi şekilde darp edildi. 

*9 Ocak 2019 tarihinde evine giderken burada çalışıyorsun diyen bekçilere evine gittiğini söyleyen trans kadın, bekçiler ve polisler tarafından darp edildi.

*2019 yılı Haziran ayı boyunca İstanbul Esenyurt’ta mahalleliler, bekçiler tarafından sözlü ve fiziksel şiddete maruz kaldı.

*14 Temmuz 2019 tarihinde İzmir Karşıyaka’da 20 yaşındaki genç üç bekçi tarafından darp edilip ters kelepçe takılarak gözaltına alındı.

*11 Eylül 2019 tarihinde Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde bekçiler 54 yaşındaki bir yurttaşa silah çekerek sokak ortasında işkence yaptı.

*22 Eylül 2019 tarihinde Trabzon’un Hacıkasım Mahallesinde mahalle bekçilerinin iki arkadaşı ile tartışmasının üzerine araya giren Avukat Selim Burak Özdemir bekçiler tarafından ters kelepçe takılarak yere yatırılmış, ardından da ters kelepçe takılı halde hastaneye gidip rapor almak isteyen Selim Burak Özdemir savcının evine götürüldü.

*Kanun teklifi komisyondan görüşülüp henüz genel kurula sevk edilmeden bekçiler, gelecekte yaşanacak hak ihlallerinin ipuçlarını verecek şekilde davranmaya devam etmektedir. İstanbul Fatih ilçesi Kocamustafapaşa’da 2020 yılının Şubat ayının ilk gününde bekçiler, henüz yasa çıkmadan dahi üst araması yapmak istemiş; izin vermeyen bir yurttaşı darp ederek park demirlerine kelepçelemiştir. Yine aynı günlerde –kanun teklifi yasalaşmadan- Kızılay başta olmak üzere birçok yerde bekçiler tarafından hak ihlalleri ve sokak ortasında işkence gerçekleştirilmiştir.

*Görüldüğü üzere; İstanbul, Mardin, İzmir, Ankara başta olmak üzere birçok kentte bekçiler tarafından insan hakları ihlalleri yapılmıştır. Henüz iki yıldır yoğunlaşan bekçilik uygulamasının şimdiden bunca hak ihlaline sebep olması ve bu sorunla ilgili iktidar tarafından herhangi bir çözüm perspektifinin geliştirilmemesi, söz konusu uygulamaların siyasal programın bir parçası olduğunu ve iktidarın 2015’ten sonra ivme kazanarak devam eden otoriterleşmesinin bir yansıması olduğunu göstermektedir. 

(HABER MERKEZİ) 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak