PİRHA – Osmaniye’nin Çona köyüne bağlı Haraz Yaylası’nda Orman İşletme Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen yıkımların ardından köylüler, moloz yığınına dönen evlerinin enkazını kendi imkânlarıyla topluyor. Yetkililerin köylülere, “Toplamazsanız Yediemin gelir toplar, parasını da siz ödersiniz.” dediği belirtilirken yıkımı gerçekleştiren ekiplerin ise kendi kumanya çöplerini yaylada bırakarak çevre kirliliğine yol açtığı görüldü.
Haraz Yaylası’nda yaşanan yıkım operasyonu sonrası bölgede temizlik krizi yaşanıyor. Evi yıkılan yurttaşlara, enkazlarını kaldırmamaları durumunda Yediemin sürecinin başlatılacağı ve bu işlemin maliyetinin kendilerine fatura edileceği bildirildi. Maddi külfetten çekinen yurttaşlar, harabeye dönen yapıların başında nöbet tutarak enkaz ayıklamaya başladı.
“HİÇ ACIMADAN YIKTILAR”
PİRHA’nın yerinde görüntülediği yaylada, yıkım yapan ekiplerden geriye kalan yemek kapları ve ambalaj atıkları doğaya terk edilmiş durumda. Mağduriyetlerini dile getiren yayla sakinlerinden Huriye Boz, yaşadıkları süreci, listelerdeki usulsüzlük iddialarını ve 80 kişilik “meçhul şikayet” listesini şu sözlerle anlattı:
“Osmaniye, Çana Köyü, Harazlı Yaylası’ndayız. Yıkım için geldiler, yıktılar evlerimizi. Yıktıkları için de tekrardan toplamamızı istediler. Toplamazsak bunları da bize kalacağını ilettiler. O yüzden biz de buraları toplamaya geldik. Bizi şikayet etmişler. Listeler değiştirilmiş; listede adım yoktu, eklendi. Listeye adım eklenip evim yıkıldı, yıkıldı. Burada kimsenin evinin yıkılmasını istemezdim ama yıkıldı. Köylülerin kendilerine yaptığı su depoları… onu bile benim sanıp yıktılar. İki tane su deposu vardı gördüğünüz gibi. Köylülere gelen sular, yaylacılara gelen sular. Onlara bile hiç acımadan yıktılar. Evimi yıktıktan sonra da üstüne kum attılar. Bir tanesini bile koymamak tarzıyla bu şekilde yıktılar onları.”
“80 KİŞİ NEREDEN ÇIKTI?”
Huriye Boz, yıkımların dayandırıldığı şikayet listelerindeki tutarsızlıklara ve bölgedeki nüfusla uyuşmayan rakamlara dikkat çekerek şöyle devam etti:
“Listeler değiştirildi, isimler silindi. Köylülerin hepsi birbirini şikayet etti. Babamı sadece 80 kişinin şikayet ettiğini ilettiler. Yaylaya da bakarsanız 80 kişi olmadığını görebilirsiniz. Çok fazla ev halkı yok burada. Bu 80 kişi nereden çıktı? Nasıl oldu? Nasıl edildi? Usulsüzlükler devam ediyor. Şikayetler devam ediyor. Köylüler birbirini şikayet ettiği sürece kimsenin evi kalmayacak.
“DEVLET HİZMET GETİRİRKEN NEREDEYDİ?”
Yıllardır bölgede yaşam sürdüklerini, vergi verdiklerini ve hizmet aldıklarını hatırlatan Boz, yetkililere şu soruları yöneltti:
“Burada mezarlıklarımız bulunuyor, camimiz var, elektriğimiz var, suyumuz var, yolumuz var. O zaman buralara izin verilmeseydi bize elektrik, su neden verildi? Verilmeseydi, yollarımız yapılmasaydı. Bize bu kadar hizmet edilmeseydi o zaman. Bana evim yapılırken ‘kolay gelsin’ deyip gittiler. ‘Evini yapma’ deselerdi evimin durumu bu şekilde olmayacaktı. Sayın valime de ilettim, yazdım. Dilekçelerimiz de iletildi. Bütün köylüler, bütün Çana Köyü olsun, Haraz Yaylası olsun dilekçelerimizi hepimiz ilettik. Hiçbir şekilde kaale alınmadık. Biz sadece kiralama istedik. Evlerimizin tapusunun verilmesini istedik.”
“ORMANI TALAN ETMİYORUZ, EKİPLERİN YAPTIĞI TALANI GÖRÜYORSUNUZ”
Doğaya zarar verdikleri iddialarını reddeden ve ekiplerin geride bıraktığı kirliliğe işaret eden Boz, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bizim ormanı talan ettiğimizi belirtiyorlar ama biz ormanı talan etmiyoruz. Biz bir tane bile ağaç kesmedik. Benim evimi görüyorsunuz, ağaçlar kesilmiş mi? Hiç bir tane bile ağaç kesilmiş mi? Doğaya zarar veren hiçbir şeyimiz yok. Biz sadece buraya gelip çayımızı demleyip oturup nenelerimizden, dedelerimizden kalan bölgelerimizde kalmak için burada oturalım, gezelim, dolaşalım diye geldik. Görüyorsunuz. Evimizi yıkarlarken de üstüne toprak attılar. Bir tane bile demir kalmasın dediler. Ormana tahribat vereceğiz diye bize bilgilendirme iletildi. Bir tahribatımız yok. Bir tane bile ağaç kesmedik görüyorsunuz. Çevreye de bir zararımız yok. Orman işletmenin yaptığı talanları görüyorsunuz.”
Cevahir FINDIK/OSMANİYE
Yoruma kapalı.