Alevi Haber Ajansi

FEDA ve DAKB’den ‘Kılıç Artığı’ tepkisi: Bu dil nefreti meşrulaştırıyor

PİRHA- Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), “kılıç artığı” ifadesinin Alevi toplumunu hedef alan tarihsel bir aşağılamaya dönüştüğünü belirterek, bu dilin yalnızca bireysel bir söylem değil, toplumsal eşitsizliği ve nefreti besleyen bir zihniyetin ürünü olduğunu vurguladı.

Mine Kırıkkanat’ın Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik dile getirdiği ‘kripto kılıç artığı’ sözleri tepki çekmeye devam ediyor. Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB),  “kılıç artığı” ifadesine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu ifadenin Alevi toplumunu hedef alan, tarihsel olarak derin acıları ve katliamları hatırlatan bir dil olduğu vurgulandı.

“BİLMİYORDUM” SAVUNMASI KABUL EDİLEMEZ
Kurumlar, bir yazar tarafından kullanılan ifadenin eleştirilmesinin ardından “bilmiyordum” şeklinde savunulmasını da değerlendirdi. Bu yaklaşımın kabul edilemez olduğu belirtilen açıklamada, kullanılan dilin sıradan bir ifade değil, ayrımcılığı besleyen ve nefreti meşrulaştıran bir söylem olduğu ifade edildi. Açıklamada, egemen zihniyetin Aleviler, Kürtler, kadınlar ve doğa üzerinden kendini yeniden ürettiği belirtilerek, bu dilin yalnızca sözle sınırlı kalmadığı; aynı zamanda bir tahakküm biçimi olduğuna dikkat çekildi.

“Kılıç artığı” ifadesinin tarihsel olarak katliamlardan sağ kalanları aşağılamak amacıyla kullanıldığı hatırlatılan metinde, bu söylemin özellikle Alevi toplumuna yönelik derin bir dışlama içerdiği kaydedildi.

Kadın kimliği taşıyan bir yazarın bu dili kullanmasının ayrıca çarpıcı olduğu belirtilen açıklamada, eril ve dışlayıcı dilin ne ölçüde içselleştirildiğine işaret edildi. Bu durumun yalnızca bireysel bir çelişki değil, aynı zamanda toplumsal olarak sorgulanması gereken bir mesele olduğu ifade edildi.

“BU SADECE BİREYSEL BİR HATA DEĞİL”
FEDA ve DAKB, söz konusu söylemin bireysel bir hatadan öte, örgütlü bir sessizlik ve içselleştirilmiş eşitsizlikten beslendiğini belirterek şu soruları yöneltti:
“Bir toplumu yok sayan, aşağılayan ve nefreti büyüten bir dil nasıl bu kadar rahat kullanılabiliyor? Tarihsel acılarla yoğrulmuş bir halkı hedef alan bu söylem nasıl yeniden üretilebiliyor?”

Açıklamada ayrıca, geçmişle yüzleşilmeden ve halkların eşitliğini güvence altına alan demokratik bir anayasa oluşturulmadan benzer söylemlerin devam edeceği uyarısında bulunuldu.

“ALEVİ KİMLİĞİ ONURUMUZDUR”
Son olarak, bu tür ifadelere karşı örgütlü bir duruş sergilenmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, “Hiçbir inanç aşağılanamaz ve hedef gösterilemez. Alevi kimliği onurumuzdur. Aleviler ‘kılıç artığı’ değil, bu coğrafyanın kadim hakikatidir” denildi.

HABER MERKEZİ

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.