PİRHA- Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, Düzgün Baba Ziyaretgâhı ile Elif Ana Türbesi’ne yönelik saldırıların benzerini cem muhabbeti yürüttükleri esnada yaşadıklarını aktararak, “Cemevimizin önünde kimliği belirlenmeyen bir şahsın üç el ateş etmesi Düzgün Baba Mekanı’na ve Elif Ana Türbesi’ne yapılan saldırılardan bağımsız, ayrı okumamak lazım” dedi.
Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Dede Mustafa Sazcı, Dersim’in Nazımiye ilçesindeki Düzgün Baba Ziyaretgâhı ile Maraş’ın Pazarcık ilçesinde bulunan Elif Ana Türbesi yerleşkesine yönelik saldırılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“BİLİNÇLİ YAPILAN BİR SALDIRININ PARÇASIDIR”
4 Mayıs Dersim’de Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından yapılan ‘Dedeler Zirvesi’nin akabinde Düzgün Baba Ziyaretgahı ve Elif Ana Türbesi’nin tahrip edildiğini belirten Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, “Düzgün Baba’nın ayak izinin bulunduğuna inandığımız bir nişangah olan alana güya hazine arama muradıyla girilip tahrip edilmesi ve ardından Elif Ana Türbesi’nin bulunduğu yerde Elif Ana’nın oğlu olan Mehmet Baba’nın heykelinin yakılması kabul edilemez” diye belirtti.
Dede Sazcı, olayların yaşanmasının ardından yapılan açıklamaların tepkileri azaltma amaçlı oluğunun altını çizerek, “Aynı tarihlerde farklı bir olayı Kızıldeli Sultan Kepez Alevi Kültür Derneği cem muhabbeti esnasında yaşadık. Cemevimizin önünde kimliği belirlenmeyen bir şahsın üç el ateş etmesi Düzgün Baba Mekanı’na ve Elif Ana Türbesi’ne yapılan saldırılardan bağımsız, ayrı okumamak lazım” dedi.
“ALEVİ BEKTAŞİ TOPLUMUNA YÖNELİK GÖZDAĞI VERİLMEK İSTENİYOR”
Son süreçte yaşananların Alevi Bektaşi toplumuna yönelik verilmek istenen bir göz dağı olarak görmek gerektiğine dikkat çeken Sazcı, “Alevi Bektaşi inanç topluluğunun evlatlarıyız. Maalesef ki son süreçte yaşananlar bizi geçmişteki acılarımızla tekrar yüzleşmemizi yaratıyor. Alevi düşmanlığı toplumun tüm kesimlerine yayılarak devam ediyor. Herhangi bir cemevinin basılması veya tahrip edilmesi, hakeza Alevilerin öldürülmesi durumunda dahi toplumun ses çıkartmaması üzerine bir dizayn söz konusu. Alevi Bektaşi kurumlarının bu alanda sesini daha güçlü bir şekilde çıkartması ve bunun için de ciddi anlamda bir mücadele verilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Cebrail ARSLAN/ANTALYA
Yoruma kapalı.